İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › İcra Hukuku

Ödeme emrine itiraz: süreler, itiraz yolları ve sonuçları

Hukuksal.TR makale · İcra Hukuku · 232 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 7 dakika

İlamsız takipte ödeme emrine 7 gün içinde icra dairesine, kambiyo senedine dayalı takipte 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz edilir. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Ödeme emri, alacaklının icra dairesine başvurusu üzerine borçluya gönderilen ve borcun belirli süre içinde ödenmesini, aksi hâlde cebri icraya geçileceğini bildiren resmî belgedir. Mahkeme kararına dayanmayan (ilamsız) takiplerde alacağın gerçekten var olup olmadığını henüz kimse incelememiştir; borçlunun itirazı, takibi durdurup alacaklıyı alacağını ispata zorlayan temel araçtır.

Bütün süreler ödeme emrinin tebliğ tarihinden başlar. Tebliğ günü hesaba katılmaz; sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre izleyen iş günü biter (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 19). Elektronik tebligat adresine gönderilen ödeme emri, adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a). Tebligat usulsüzse borçlunun öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir (Tebligat Kanunu m. 32); bu durumda öğrenme tarihinden itibaren süre içinde hem icra mahkemesine usulsüz tebligat şikâyetinde bulunmak hem de itiraz etmek güvenli yoldur.

İlamsız takipte itiraz: süre, yer ve şekil

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazını icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak bildirir (İİK m. 62). İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine de verilebilir; o daire itirazı yetkili daireye gönderir. Dilekçe UYAP Vatandaş Portal üzerinden de sunulabilir; bunun için e-imza veya mobil imza gerekir, e-Devlet şifresi dosyayı görüntülemeye yeter. İtiraz eden borçlu yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. İtiraz yapıldığına dair verilen belge mutlaka saklanmalıdır.

Borca, imzaya ve yetkiye itiraz

  • Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya miktarın fazla olduğu ileri sürülür. Borcun yalnız bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısım ve miktar açıkça gösterilmelidir; gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır (m. 62). Faiz oranı ve işlemiş faiz de itiraz konusu olabilir. Sözleşmede faiz kararlaştırılmamışsa kanuni faiz, 7589 sayılı Kanun'la değişik 3095 sayılı Kanun m. 1'e göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır.
  • İmzaya itiraz: Takip bir senede dayanıyor ve imza borçluya ait değilse bu husus itirazda ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Yazılmazsa borçlu, takip bakımından imzayı kabul etmiş sayılır (m. 60, 62).
  • Yetki itirazı: İcra dairesinin yetkisizliği de aynı 7 günlük süre içinde ileri sürülmelidir.

İtirazda gerekçe gösterilmeli mi?

Kanun ilamsız takipte itirazın gerekçeli olmasını şart koşmaz; "borca ve faize itiraz ediyorum" şeklindeki itiraz da takibi durdurur. Ancak borçlu, icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması yargılamasında itiraz sebeplerini sonradan değiştiremez ve genişletemez (İİK m. 63). Ödeme, zamanaşımı, takas veya yetkisizlik gibi somut sebepler varsa bunları baştan yazmak ve belgelerini saklamak gerekir.

Kambiyo senedine dayalı takipte farklı kurallar

Çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda (İİK m. 167 vd.) kurallar belirgin biçimde farklıdır ve hak kayıpları en çok burada yaşanır. İtiraz ve şikâyet süresi 5 gündür ve başvuru icra dairesine değil, dilekçeyle icra mahkemesine yapılır (m. 168). Borca veya imzaya itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, yalnızca satışı durdurur; takibin durması için icra mahkemesinden geçici durdurma kararı alınmalıdır (m. 169, 169/a, 170). Borcun olmadığı, ödendiği veya ertelendiği kural olarak resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanır. İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına ve koşulları varsa en az yüzde 20 tazminata mahkûm edilebilir (m. 170).

Konuİlamsız takipKambiyo senedine dayalı takip
Ödeme süresi7 gün10 gün
İtiraz süresi7 gün5 gün
İtirazın yapılacağı yerİcra dairesiİcra mahkemesi
İtirazın etkisiTakip dururTakip durmaz, yalnız satış durur
Mal beyanı süresi7 gün10 gün

Süresinde itirazın sonucu: alacaklının seçenekleri

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; borçlu borcun bir kısmını kabul etmişse takip o kısım için devam eder (İİK m. 66). Takibi yeniden işletmek isteyen alacaklının önünde şu yollar vardır:

  • İtirazın iptali davası (m. 67): Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açarak alacağını ispatlar. Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 5/A); tüketici ve kira gibi alanlarda da benzer kurallar vardır. Dava şartı arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreye eklenmez (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A).
  • İtirazın kesin kaldırılması (m. 68): Takip, imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı içeren bir senede ya da resmî bir belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İmzası inkâr edilen adi senetlerde aynı sürede itirazın geçici kaldırılması istenebilir (m. 68/a); bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde borçlu borçtan kurtulma davası açabilir (m. 69).
  • Genel alacak davası: 1 yıllık süreyi kaçıran alacaklı da alacağını genel hükümlere göre dava edebilir (m. 67).

İtirazın iptaline veya esasa ilişkin bir sebeple kaldırılmasına karar verilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir; Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre bunun için alacağın likit, yani belirli veya belirlenebilir olması aranır. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa ya da itirazın kaldırılması talebi esastan reddedilirse aynı oranda tazminat alacaklıya yüklenir (m. 67, 68). Yalnızca zaman kazanmak için yapılan itirazın borçluya ek maliyet getirebileceği unutulmamalıdır.

İtiraz edilmezse: kesinleşme, haciz ve mal beyanı

Süre itirazsız geçerse takip kesinleşir. Alacaklı mal beyanını beklemeden haciz isteyebilir; borçlunun banka hesapları, araçları, taşınmazları ve alacakları UYAP üzerinden sorgulanıp elektronik ortamda haczedilebilir (İİK m. 78). Bu aşamadan sonra borca itiraz yolu kapanır.

İtiraz etmeyen ve borcu ödemeyen borçlu, aynı süre içinde mal beyanında bulunmak zorundadır (m. 60, 74). Mal beyanında borçlu; kendisinde ve üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve haklarını, her türlü kazanç ve gelirini ve borcunu nasıl ödeyebileceğini yazılı veya sözlü olarak bildirir. Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince, beyanda bulununcaya kadar, bir defaya mahsus ve 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsine tabi tutulabilir (m. 76). Gerçeğe aykırı beyan, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir (m. 338). Beyandan sonra edinilen mallar ve gelir artışları 7 gün içinde icra dairesine bildirilmelidir (m. 77).

Süre kaçırıldıysa: gecikmiş itiraz, menfi tespit ve istirdat

  • Gecikmiş itiraz (m. 65): Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen borçlu, engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazeretini gösteren delillerle icra mahkemesine başvurabilir. Bu yol, paraya çevirme işlemleri bitinceye kadar açıktır; mazeret kabul edilirse takip durur.
  • Menfi tespit davası (m. 72): Borçlu, takipten önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Takipten sonra açılan davada takip tedbirle durdurulamaz; ancak alacağın en az yüzde 15'i oranında teminat gösterilerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir. Dava borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı, en az yüzde 20 tazminata mahkûm edilir.
  • İstirdat davası (m. 72): İtiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde paranın geri verilmesini dava edebilir. Ticari uyuşmazlıklarda menfi tespit ve istirdat davaları için de dava şartı arabuluculuk uygulanır (TTK m. 5/A).

Sık sorulan sorular

İtiraz için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. Borçlu itirazını icra dairesine kendisi, dilekçeyle veya sözlü olarak yapabilir. Kambiyo takibinde ise icra mahkemesine verilecek dilekçenin içeriği ve ekleri sonucu doğrudan belirlediğinden, bu takiplerde hukuki destek almak hak kaybını önler.

Kambiyo takibinde itiraz dilekçesini icra dairesine verirsem ne olur?

Kanun bu takipte itirazın dilekçeyle icra mahkemesine yapılmasını öngörür (İİK m. 168–170). İcra dairesine verilen dilekçenin icra mahkemesine yapılmış itiraz yerine geçeceğine güvenilmemeli; dilekçe 5 gün içinde doğrudan icra mahkemesine verilmelidir.

İtiraz ettim; alacaklı 1 yıl içinde dava açmazsa borç ortadan kalkar mı?

Hayır. Takip durmuş olarak kalır ve itirazın iptali yolu kapanır; ancak alacaklı, alacak zamanaşımına uğramadıkça genel hükümlere göre alacak davası açabilir (İİK m. 67).

Borcun bir kısmını kabul ediyorsam ne yapmalıyım?

İtiraz dilekçesinde kabul edilen ve itiraz edilen tutarlar ayrı ayrı yazılmalıdır. Kabul edilen kısım için takip devam eder; bu kısmın ödenmesi, o tutar yönünden haciz ve ek masraf riskini ortadan kaldırır.

Dayanak mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 19, 60, 62, 63, 65, 66, 67, 68, 68/a, 69, 72, 74, 76, 77, 78, 167, 168, 169, 169/a, 170, 338
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a, 32
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A
  • 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1 (7589 sayılı Kanun'la değişik)
Bu makale işinize yaradı mı?
2,7 / 5 · 7 değerlendirme

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor