Hukuki dayanak: İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Takipten sonra açılan davada takip tedbir yoluyla durdurulamaz; ancak alacağın en az %15'i oranında teminat gösterirseniz icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir. Dava sürerken borcu tamamen ödemek zorunda kalırsanız dava istirdat davası olarak devam eder. Dava açmadan ödemişseniz, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açmanız gerekir. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, alacağın en az %20'si oranında tazminat da istenebilir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
- Takip bir mahkeme kararına (ilama) dayanıyorsa, o kararla kesinleşmiş borç için menfi tespit yolu kural olarak kapalıdır.
- Aynı borç için daha önce itirazın iptali davası görülüp kesinleşmişse aynı uyuşmazlık yeniden dava edilemez.
- Borcu ödediğinizi veya alacaklının size süre verdiğini gösteren noter onaylı ya da imzası kabul edilmiş bir belgeniz varsa, İİK 71 uyarınca icra mahkemesinden takibin iptalini her zaman isteyebilirsiniz; bu yol davadan daha hızlıdır. Alacağın takip kesinleştikten sonra zamanaşımına uğradığını düşünüyorsanız bunu da icra mahkemesinde ileri sürebilirsiniz.
Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2021 tarihli, 2017/1644 E., 2021/1017 K. sayılı kararında, "icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten" sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden isteyebileceği belirtilmiştir. Ödeme emrine itiraz etmemiş olmanız bu nedenle dava açmanıza engel değildir.
Ne yapmalısınız: UYAP Vatandaş Portal'dan takibin dayanağı olan belgeyi ve dosyadaki tüm işlemleri inceleyin. Uyuşmazlık ticari bir ilişkiden ya da tüketici işleminden doğuyorsa, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanız gerekebilir. Elinizdeki ödeme dekontları ve yazışmalarla dosyayı bir avukata değerlendirtin.