Taahhüt meselesi: İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi, icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdünü haklı bir sebep olmadan bozan borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi öngörür. Bu bir ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır. Kanunun 347. maddesine göre şikâyet hakkı, ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde ihlalden itibaren bir yıl geçince düşer. Sizin durumunuzda düşen bu şikâyet hakkıdır; alacak ise yerinde durmaktadır.
Devrin etkisi: Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesine göre alacaklı, borçlunun rızasını aramadan alacağını üçüncü kişiye devredebilir. Aynı Kanun'un 188. maddesi gereğince, devri öğrendiğiniz sırada bankaya karşı sahip olduğunuz bütün savunmaları (ödeme, fazla faiz, zamanaşımı gibi) yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilirsiniz. Varlık şirketi icra dosyasına alacaklı olarak girer ve takip kaldığı yerden devam eder.
Zamanaşımı: Genel zamanaşımı süresi on yıldır ve icra takibi, haciz talebi gibi işlemlerle kesilip yeniden başlar. Dosyada uzun süre hiç işlem yapılmamışsa bu yönden inceleme yaptırmak gerekir; ancak "aradan zaman geçti, borç bitti" sonucuna kendiliğinden varmayın.
Ne yapmalısınız:
- e-Devlet veya UYAP Vatandaş Portal üzerinden hakkınızdaki icra dosyalarını, alacaklının kim olduğunu ve güncel borç tutarını öğrenin.
- Ayrıntılı borç dökümü isteyip faiz ve masrafları kontrol ettirin.
- Varlık şirketiyle ödeme planı ya da indirimli kapatma görüşün; anlaşmayı mutlaka yazılı alın ve ödemeden sonra icra dosyasının kapatıldığını kontrol edin.
- Türkiye'de maaşınız, banka hesabınız ya da malınız varsa haciz riski devam eder; yurt dışında yaşamanız bunu engellemez.
Yeni bir taahhüt vermeden önce ödeme gücünüzü gerçekçi biçimde hesaplayın; yeni taahhüdü de bozarsanız aynı yaptırım yeniden gündeme gelebilir.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.