Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet kazanan üçüncü kişiyi korur. 1024. madde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağını, hakkı zedelenen kişinin yolsuzluğu doğrudan ona karşı ileri sürebileceğini düzenler. Aldatılarak satış yaptıysanız sözleşmeyle bağlı değilsiniz (TBK 36); ancak aldatmayı öğrendiğiniz andan itibaren bir yıl içinde bunu bildirmez veya verdiğinizi geri istemezseniz sözleşmeyi onamış sayılırsınız (TBK 39). Bu süreye çok dikkat edin.
Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.02.2025 tarihli, 2024/181 E., 2025/73 K. sayılı kararı, aldatılarak elden çıkarılan ve bir gün sonra başka birine satılan bir arsaya ilişkindir. Kurul, "taşınmazın çok sık aralıklarla el değiştirmesi ya da rayiç değerinin çok altındaki bir fiyatla satın alınması gibi durumlar, fiili birer karine olarak kabul edilmektedir" diyerek son alıcının iyi niyetli sayılamayacağını kabul etmiş ve davanın reddine ilişkin direnme kararını bozmuştur.
Ne yapmalısınız:
- Alıcıyı uyardığınızı gösteren mesaj, arama kaydı, noter ihtarı veya tanıkları toplayın.
- Tapudaki satış bedelini ve evin gerçek piyasa değerini gösteren belgeleri hazırlayın; düşük bedel kötü niyetin önemli bir göstergesidir.
- Savcılık dosyasındaki ifade ve belgeleri hukuk davasında delil olarak gösterin.
- Aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığınızı, bir yıllık süre dolmadan noter aracılığıyla ilk alıcıya bildirin.
- Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde dava açarken, evin yeniden satılmasını önlemek için ihtiyati tedbir isteyin.