İki ayrı dayanak:
- Ehliyetsizlik: Türk Medeni Kanunu'nun 13. ve 15. maddelerine göre akıl hastalığı, sarhoşluk veya benzeri bir sebeple ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemleri hukuki sonuç doğurmaz. Dedeniz devir anında ne yaptığını anlayamayacak durumdaysa satışlar geçersizdir. Sadece hasta olması veya alkol kullanması yetmez; işlem anında ayırt etme gücünün bulunmadığının gösterilmesi gerekir.
- Muris muvazaası: Devir tapuda satış gibi gösterilip gerçekte mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla bedelsiz yapıldıysa, Yargıtay'ın 01.04.1974 tarihli içtihadı birleştirme kararı uyarınca mirasçılar dava açabilir. Ancak burada dedenizin kendi iradesiyle mal kaçırmak istemesi gerekir; anlattığınız olayda ise baskı ve ehliyet sorunu öne çıktığından, ehliyetsizlik daha uygun dayanak gibi görünmektedir.
Emsal: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2023 tarihli, 2021/9229 E., 2023/1366 K. sayılı kararında, ehliyetsizliğe dayanan tapu iptali davasında "varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi zorunludur" denilmiş ve ayırt etme gücünün belirlenmesinde Adli Tıp Kurumu raporunun önemi vurgulanmıştır. O dosyada demans teşhisinden sonra yapılan satışın iptaline ilişkin karar düzeltilerek onanmıştır.
Dikkat: Taşınmazlar sonradan tapuya güvenerek iyiniyetle edinen üçüncü kişilere geçtiyse, bu kişilerin kazanımı kural olarak korunur (TMK 1023); bu durumda tapu iptali yerine tazminat gündeme gelir.
Ne yapmalısınız:
- Tapu müdürlüğünden taşınmazların tüm geçmiş kayıtlarını ve resmi senetleri isteyin.
- Dedenizin son dönemine ait hastane kayıtlarını ve epikriz raporlarını araştırın.
- O dönemi bilen tanıkları belirleyin.
- Mirasçılık belgesi alın. Mirasçılardan biri tek başına dava açıp taşınmazın tüm mirasçılar adına tescilini isteyebilir.
İlk iş olarak tapu kayıtlarını ve hastane arşivini araştırmanızı öneririm; davanın gücü bu belgelere bağlı olacaktır.