Hukuk sistemimizde tarafların gerçek iradeleri esas alınır. TBK m. 19 uyarınca bir sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken, tarafların gerçek amacını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri dikkate alınır. Babanız ile kardeşiniz arasında gerçek bir para ödemesi ve alım satım iradesi bulunmuyorsa, tapuda yapılan görünürdeki satış sözleşmesi muvazaalı olduğu için geçersizdir. Tarafların asıl istediği gizli bağış işlemi ise TMK m. 706 hükmünün aradığı resmi şekil koşuluna uyulmadan yapıldığı için geçerlilik kazanamaz. Bu işlemler hukuken geçersiz olduğundan kardeşe yapılan devir yolsuz tescil niteliği taşır ve diğer mirasçılar TMK m. 1025 kapsamında tapu sicilinin düzeltilmesini talep edebilir.
Konuya ilişkin Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/4175, K. 2019/2466, T. 08.04.2019 tarihli kararında da belirtildiği üzere; mirasbırakanın diğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazı satış gibi göstermesi halinde görünürdeki sözleşme iradeye uymadığı, gizli bağış ise kanuni şekil şartını taşımadığı için işlem geçersiz sayılmakta ve miras payı oranında tapu iptali ve tesciline karar verilmektedir.
Babanızın vefat etmiş olması şartıyla, hakkı zedelenen mirasçılar taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açabilir. Mahkeme incelemesinde; babanızın taşınmazı satma ihtiyacının olup olmadığı, kardeşinizin o tarihte bu bedeli ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunup bulunmadığı ve evin tapudaki satış bedeli ile piyasa değeri arasındaki fark gibi unsurlar titizlikle araştırılır.
Süreçte atılması gereken pratik adımlar ve hazırlanabilecek deliller şunlardır:
- Sulh Hukuk Mahkemesinden veya noterden mirasçılık belgesi (veraset ilamı) temin edilmelidir.
- Tapu müdürlüğünden devir işlemine ait resmi senet ve dayanak belgeler celbedilmelidir.
- Kardeşinizin devir tarihindeki gelir durumu ve banka hareketleri araştırılmalıdır.
- Mirasbırakanın amacını ve aile içi durumu bilen kişilerin tanıklığına başvurulabilir.
Açılacak bir davada varılacak nihai sonuç, somut olayın özelliklerine ve dosyaya sunulacak delil durumuna göre değişiklik gösterebilir.