İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › Tıbbi Malpraktis

Özel hastanede hatalı tedavi: kime, hangi mahkemede dava açılır?

Hukuksal.TR makale · Tıbbi Malpraktis · 19 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 7 dakika · Faydalı oldu mu? Oy verin

Özel hastane ve muayenehanede hatalı tedavide hastane, hekim ve sigortacının sorumluluğu; Yargıtay'a göre görevli tüketici mahkemesi, dava şartı arabuluculuk, hakem heyeti sınırı ve yetkili mahkeme seçenekleri.

Özel hastanede, özel tıp merkezinde veya bir hekimin muayenehanesinde yaşanan hatalı tedavide uyuşmazlık, kamu hastanelerinden farklı olarak adli yargıda, özel hukuk kurallarına göre çözülür. Hasta ile hekim ve hastane arasında bir sözleşme ilişkisi vardır; zarar bu sözleşmeye aykırılıktan ve çoğu zaman aynı zamanda haksız fiilden doğar. Dava açmadan önce verilmesi gereken üç karar, sonucu en az tıbbi tartışma kadar etkiler: kime dava açılacağı, hangi mahkemenin görevli olduğu ve dava şartlarının yerine getirilip getirilmediği.

Hasta ile hastane ve hekim arasındaki ilişki

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hekim ve özel hastane ile hasta arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanununda düzenlenen vekâlet sözleşmesine dayanır (6098 sayılı TBK m. 502 vd.). Vekil, üstlendiği işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen borcunun ölçüsü, benzer alanda hizmet veren basiretli bir vekilin davranışıdır (TBK m. 506). Hekim bu nedenle hafif kusurundan da sorumludur.

Özel hastane, borcun ifasında kullandığı hekim, hemşire ve diğer çalışanların işi yürütürken verdiği zarardan sözleşme gereği sorumludur (TBK m. 116). Haksız fiil yönünden ise adam çalıştıran olarak çalışanının verdiği zarardan sorumlu olur ve işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe kurtulamaz (TBK m. 66). Bir sorumluluk birden çok sebebe dayanabiliyorsa hâkim, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sebebe göre karar verir (TBK m. 60).

Kime karşı dava açılır?

  • Özel hastane veya tıp merkezi: Hastane tüzel kişiliği, kendi bünyesinde çalışan hekimin kusurundan ve organizasyon eksikliklerinden (sterilizasyon, nöbet düzeni, cihaz, kayıt tutma) sorumludur. Çoğu dosyada esas davalıdır.
  • Hekim: Özel hastanede çalışan hekim de hasta karşısında kişisel olarak sorumludur ve hastane ile birlikte davalı gösterilebilir. Mahkemeler kusurlu bulunan hekim ile hastaneyi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmaktadır. Kusuru bulunmayan hekim bakımından dava reddedilir ve davacı yargılama giderleriyle vekâlet ücretine katlanır; bu nedenle tedaviye katılan herkesi gelişigüzel davalı göstermek doğru değildir.
  • Muayenehane hekimi: Muayenehanede sözleşmenin tarafı doğrudan hekimin kendisidir; davalı hekimdir.
  • Sigortacı: Hekim ve hastaneler mesleki sorumluluklarını sigortalatmaktadır. Uygulamada davalılar sigorta şirketini davaya ihbar eder ve sigortacı yargılama sırasında ödeme yapabilir; bu ödemeler hükümde mahsup edilir. Sigortacıya doğrudan başvuru ve dava imkânı ayrı bir yazının konusudur.

Hekimin kamu hastanesinde kamu görevlisi olarak çalıştığı dönemde yaptığı müdahaleler bu yazının değil, idari yargının konusudur. Aynı hasta önce devlet hastanesinde, sonra özel hastanede tedavi görmüşse iki ayrı yargı yolu söz konusu olabilir.

Görevli mahkeme: tüketici mahkemesi

Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçla hareket edenlerle tüketiciler arasında kurulan, vekâlet sözleşmeleri de dâhil her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir (6502 sayılı TKHK m. 3/1-l). Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir (TKHK m. 73/1). Hasta, sağlık hizmetini ticari veya mesleki olmayan amaçla aldığı için tüketicidir; özel hastane ve serbest çalışan hekim ise hizmet sağlayıcıdır.

Yargıtay'ın güncel uygulaması bu yöndedir: aşağıda özetlenen kararlarda asliye hukuk mahkemesinde açılan davalar görevsizlikle tüketici mahkemesine gönderilmiş, Yargıtay da tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılan davaları bu sıfata uygun usul ve tarifeyle denetlemiştir. Görev kuralları kamu düzenindendir (6100 sayılı HMK m. 1); asliye hukuk mahkemesinde açılan dava, yargılamanın her aşamasında görevsizlikle sonuçlanabilir ve zaman kaybettirir.

Dava şartı: önce arabulucu

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TKHK m. 73/A-1). İstisnalar arasında en önemlisi, tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklardır. Değeri kanundaki parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur, sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için ise hakem heyetine başvurulamaz (TKHK m. 68/1). Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından başvuru tarihindeki tutar ayrıca kontrol edilmelidir (TKHK m. 68/4). Bedensel zarara dayanan malpraktis tazminatları çoğu zaman bu sınırı aştığından, pratikte yol arabuluculuktur.

  • Arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir; arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A-2).
  • Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15).
  • Görüşmeler anlaşmasızlıkla biterse tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, kanundaki sınırla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (TKHK m. 73/A-3).

Yetkili mahkeme

Davacı birden fazla seçeneğe sahiptir. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6); davalı birden fazla ise biri için yetkili yerde hepsine dava açılabilir (HMK m. 7). Haksız fiil davalarında fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16). Tüketici davaları ayrıca tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde açılabilir (TKHK m. 73/5). Uzak bir şehirde ameliyat olan hasta, çoğu durumda kendi yerleşim yerinde dava açabilir.

Talep, ispat ve sık yapılan hatalar

Dava, uzun yıllar boyunca belirsiz alacak davası olarak açılırdı; bu dava türü 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel düzende alacağın bir kısmı dava edilebilir ve talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Kusurun ispatı Adli Tıp Kurumu veya üniversite kurullarından alınan raporlarla yapılır; raporlara itiraz ve çelişkilerin giderilmesi bilirkişi konulu yazımızda ele alınmıştır.

  • Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak.
  • Davayı asliye hukuk mahkemesinde açıp görevsizlik kararı beklemek.
  • Kusuru bulunmayan hekimleri davalı gösterip vekâlet ücreti riskine girmek.
  • Sözleşmeye dayalı taleplerde Yargıtay'ın uyguladığı beş yıllık zamanaşımını gözden kaçırmak (TBK m. 147/5).

Emsal kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 09.05.2023, 2022/8491 E., 2023/1356 K. Halı sahada sakatlanan hasta özel bir hastanenin acil servisine ve ortopedi polikliniğine başvurmuş, aşil tendonu kopmasının geç tanındığını ileri sürerek tazminat istemişti. Asliye hukuk mahkemesinin ilk kararını bölge adliye mahkemesi, vekâlet sözleşmelerinin de tüketici işlemi sayıldığını ve görevin tüketici mahkemesine ait olduğunu belirterek kaldırmış; dava tüketici mahkemesi sıfatıyla yeniden görülmüştü. Yargıtay esas yönünden ret kararını uygun bulmuş, ancak davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı için tarifede tüketici mahkemeleri için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.09.2023, 2023/616 E., 2023/2371 K. Guatr ameliyatında kalsiyum bezlerinin zarar gördüğü iddiasıyla özel hastane ve hekime asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlikle tüketici mahkemesine gönderilmişti. Davacı, görevsizlik kararı kesinleştikten sonra arabulucuya başvurmuş ve son tutanağı tüketici mahkemesinin verdiği kesin süre içinde sunmuştu; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davayı dava şartı yokluğundan reddetti. Yargıtay, eksikliğin görevli mahkemede esasa girilmeden giderildiğini, bu durumda “usul ekonomisi gözetildiğinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek” karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 12.05.2026, 2026/1442 E., 2026/2957 K. Özel hastanede yapılan laparoskopik böbrek ameliyatı sırasında bağırsak yaralanmış, hasta gerekli görüntüleme yapılmadan taburcu edilmişti. Tüketici mahkemesi, Adli Tıp raporlarına dayanarak bağırsak yaralanmasının komplikasyon olduğunu, ancak eksik değerlendirmeyle taburcu edilmenin özen eksikliği olduğunu kabul etti; hekimi özen borcuna aykırılıktan, hastaneyi adam çalıştıran sıfatıyla birlikte sorumlu tuttu, ameliyata yalnızca katılan ve kusuru bulunmayan ikinci hekim hakkındaki davayı reddetti. Yargıtay, yalnızca vekâlet ücretini düzelterek kararı onadı.

Sık sorulan sorular

Özel hastaneye karşı dava asliye hukuk mahkemesinde açılabilir mi?

Hasta tüketici sıfatıyla hizmet aldığından görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlik kararıyla tüketici mahkemesine gönderilir ve bu arada zaman kaybedilir.

Tüketici hakem heyetine başvurmak gerekir mi?

Yalnızca uyuşmazlığın değeri TKHK m. 68'deki parasal sınırın altındaysa. Bunun üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurulamaz; dava açmadan önce arabulucuya gidilir.

Hem hastaneye hem hekime dava açmalı mıyım?

Hastane, çalışanının kusurundan sorumlu olduğu için tek başına davalı gösterilebilir. Hekimin de davalı gösterilmesi mümkündür; ancak kusuru raporla belirlenemeyen hekim yönünden dava reddedilir ve vekâlet ücreti doğar. Karar, tıbbi kayıtların ön incelemesinden sonra verilmelidir.

Ameliyatı başka şehirde oldum; davayı nerede açabilirim?

Kendi yerleşim yerinizdeki tüketici mahkemesinde (TKHK m. 73/5) veya zararın meydana geldiği yerde (HMK m. 16) dava açabilirsiniz.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 60, m. 66, m. 116, m. 147/5, m. 502 vd., m. 506
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3/1-l, m. 68, m. 73, m. 73/A
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1, m. 6, m. 7, m. 16, m. 109/4 (m. 107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır)
  • Yargıtay 3. HD, 09.05.2023, 2022/8491 E., 2023/1356 K.
  • Yargıtay 3. HD, 21.09.2023, 2023/616 E., 2023/2371 K.
  • Yargıtay 3. HD, 12.05.2026, 2026/1442 E., 2026/2957 K.

Yazar hakkında

Av. Mehmet Değirmenci ✓ Doğrulanmış avukat
İstanbul Barosu · Sicil no 47154 · Ispartakule Hukuk Bürosu

İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.

502 cevap · 20 makale · Yazarın diğer yazıları
Profili gör Mesajınız doğrudan avukata iletilir.
Bu makale faydalı oldu mu?

Bu konudaki diğer makaleler

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor
İletişime geçin
Av. Mehmet Değirmenci
Avukat · İstanbul Barosu · ✓ Doğrulanmış
İlk mesajda T.C. kimlik numarası, dosya numarası veya sağlık bilgisi gibi hassas bilgileri yazmayın.
Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.

Hukuksal.TR yalnızca mesajı iletir; ücret almaz, aracılık etmez. Bu yazışma kendiliğinden avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.