İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › Tıbbi Malpraktis

Malpraktis davalarında bilirkişi: Adli Tıp raporu ve itiraz

Hukuksal.TR makale · Tıbbi Malpraktis · 15 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 7 dakika · Faydalı oldu mu? Oy verin

Hatalı tedavi davalarında bilirkişi incelemesi: Adli Tıp Kurumu ihtisas ve üst kurulları, üniversite kurulları, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, iki haftalık itiraz süresi, uzman görüşü ve yüksek mahkeme kararları.

Tıbbi malpraktis davalarında hâkim, hekimin tıp biliminin kabul ettiği standartlara uyup uymadığını kendi bilgisiyle değerlendiremez. Bu nedenle davanın sonucu çoğu zaman bilirkişi raporuyla belirlenir: kusur var mı, varsa kimin, zarar ile müdahale arasında illiyet bağı kurulabiliyor mu, gelişen tablo komplikasyon mu yoksa özensizliğin sonucu mu? Raporu kimin hazırladığı, hangi sorulara cevap verdiği ve taraf itirazlarının nasıl karşılandığı, tıbbi delillerin kendisi kadar önemlidir.

Bilirkişi incelemesinin hukuki çerçevesi

Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde, taraf talebiyle veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alır; genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (6100 sayılı HMK m. 266). Mahkeme kural olarak bir bilirkişi görevlendirir; gerekçesini göstererek tek sayıda kişiden oluşan bir kurul da görevlendirebilir (HMK m. 267). Malpraktis dosyalarında ilgili uzmanlık dallarından oluşan kurullar olağandır.

  • Görevlendirme kararında inceleme konusu bütün sınırlarıyla, cevaplanacak sorular ve rapor süresi gösterilir (HMK m. 273). Taraflar bu aşamada soru önerebilir; iyi kurulmuş sorular, sonradan yapılacak itirazlardan daha etkilidir.
  • Rapor için verilecek süre üç ayı geçemez; gerekçe gösterilerek en fazla üç ay uzatılabilir (HMK m. 274).
  • Raporda incelenen maddi vakıalar, gerekçe, varılan sonuç ve bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa bunun sebebi yer alır (HMK m. 279).
  • Bilirkişi hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapamaz (6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 3/2). "Hekim kusurludur, tazminat ödenmelidir" gibi ifadeler hukukçunun alanına girer; bilirkişinin görevi, tıbbi uygulamanın standarda uygun olup olmadığını gerekçeli olarak açıklamaktır.
  • Hâkim, bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

İdare mahkemelerinde görülen tam yargı davalarında da bilirkişi incelemesine HMK hükümleri uygulanır (2577 sayılı İYUK m. 31).

Adli Tıp Kurumu, üniversite kurulları ve Yüksek Sağlık Şurası

Adli Tıp Kurumu (ATK): Adalet işlerinde bilirkişilik yapan kurumdur. Kurumun teşkilatı bugün 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenir. Uzmanlık dallarına göre oluşturulmuş on bir ihtisas kurulu bulunur; her kurulda bir başkan ve adli tıp uzmanı üyelerin yanında genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, anesteziyoloji gibi klinik dallardan üyeler yer alır (4 sayılı CBK m. 8). İhtisas kurullarının üzerinde Adli Tıp Üst Kurulları vardır (4 sayılı CBK m. 7).

Üniversite kurulları: Mahkemeler sıkça tıp fakültelerinin ilgili anabilim dallarından seçilen öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetlerine başvurur. Bu yol özellikle ATK raporuna itiraz edildiğinde veya olayın çok özel bir uzmanlık gerektirdiği durumlarda tercih edilir.

Yüksek Sağlık Şurası: Eski tarihli dosyalarda, özellikle ceza yargılamalarında, Yüksek Sağlık Şurası kararlarına da rastlanır. Bugünkü dosyalarda ağırlık ATK ve üniversite kurullarındadır.

Raporlar arasında çelişki ve giderilmesi

Malpraktis dosyalarında birden fazla rapor bulunması kuraldır: ceza soruşturmasında alınan ATK raporu, hukuk davasında alınan üniversite raporu, ek raporlar. Bunlar birbiriyle çelişiyorsa mahkeme, çelişkiyi gidermeden hüküm kurmamalıdır. Adli Tıp Üst Kurulları; ihtisas kurullarının mahkemelerce yeterince kanaat verici bulunmayıp sebebi belirtilerek gönderilen raporlarını, oybirliği sağlanamamış işleri, ihtisas kurullarının raporları arasındaki çelişkileri ve ihtisas kurulları ile ATK dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri raporlar arasındaki çelişkileri inceleyip kesin karara bağlar (4 sayılı CBK m. 16/1).

Hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru hakkında ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı da onu bağlamaz (6098 sayılı TBK m. 74). Bu nedenle ceza dosyasındaki "kusur yoktur" raporu hukuk davasını kendiliğinden bitirmez; ama güçlü bir delil olarak değerlendirilir.

Rapora itiraz: süre ve içerik

Taraflar raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik hususların tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. İtirazın bu sürede hazırlanması çok zor veya özel teknik çalışma gerektiriyorsa, yine süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 281/1). Mahkeme ek rapor alabilir, bilirkişiyi sözlü açıklama için dinleyebilir veya yeni bilirkişiyle yeniden inceleme yaptırabilir (HMK m. 281/2-3).

Etkili bir itiraz genel ifadelerle değil, somut tıbbi sorularla yapılır:

  • Rapor, dosyadaki hangi belgeyi (ameliyat notu, hemşire gözlem formu, konsültasyon kaydı, görüntüleme) değerlendirmemiştir?
  • Komplikasyon olarak nitelendirilen durum zamanında fark edilmiş ve standartlara uygun yönetilmiş midir?
  • Tanı için hangi tetkiklerin yapılması gerekirdi, yapılmamasının sonuca etkisi nedir?
  • Kurulda olayın gerektirdiği uzmanlık dalından üye var mıdır?
  • Aydınlatılmış onam iddiası değerlendirilmiş midir?

Bilirkişi hakkında hâkimler için öngörülen yasaklılık ve ret sebepleri de uygulanır (HMK m. 272). Tedavi eden hekimle aynı kurumda çalışan öğretim üyelerinin bilirkişi olması bu açıdan sorgulanmalıdır.

Uzman görüşü (bilimsel mütalaa)

Taraflar, olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alıp dosyaya sunabilir; yalnızca bu nedenle ayrıca süre istenemez (HMK m. 293/1). Hâkim, talep üzerine veya kendiliğinden uzmanı duruşmaya çağırıp dinleyebilir; geçerli özrü olmadan gelmeyen uzmanın raporu değerlendirmeye alınmaz (HMK m. 293/2-3). Uzman görüşü bilirkişi raporu yerine geçmez, ancak rapordaki eksiklikleri mahkemenin önüne bilimsel gerekçesiyle koymanın en etkili aracıdır.

Emsal kararlar

Danıştay 10. Daire, 03.02.2025, 2021/3802 E., 2025/373 K. Kemik iliği nakli yapılan çocuk hastaya, konsültasyon raporunda acil ve hayati olduğu belirtilen kateter değişimi için on beş gün sonrasına randevu verilmiş, hasta bu süreçte kötüleşerek hayatını kaybetmişti. İdare mahkemesi, bir üniversitenin adli tıp anabilim dalından alınan "kusur yok" raporuna dayanarak davayı reddetmişti. Davacılar kurulda çocuk hematolojisi ve onkolojisi uzmanı bulunmadığını ileri sürmüştü. Danıştay, raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığını kabul etti; çocuk hematolojisi ve onkolojisi, kalp damar cerrahisi, girişimsel radyoloji ve göğüs cerrahisi uzmanlarının da yer aldığı ATK'dan, randevu gecikmesinin etkisini, kateter değişimindeki uygulamayı ve ölüm nedenini inceleyen tutarlı ve bilimsel bir rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/24134, 30.10.2024. Devlet hastanesinde yapılan mide küçültme ameliyatı sonrasında hasta ölmüş, idare mahkemesi ATK raporundaki "olası komplikasyon" değerlendirmesine dayanarak davayı reddetmişti. Başvurucuların yemek borusundaki kesiye ve yetersiz onama ilişkin itirazları için ek veya yeni rapor alınmamıştı. Anayasa Mahkemesi, bu tür başvurularda yapılacak işin davanın “ölümle neticelenen olayın seyrini ve sağlık personelinin olası sorumluluğunu aydınlatmaya imkân verip vermediğini belirlemektir” şeklinde tanımladı; itirazların karşılanmaması ve yaklaşık yedi yıllık yargılama süresi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi ve yeniden yargılama yolunu açtı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 14.01.2026, 2025/2755 E., 2026/112 K. Bir devlet hastanesinde burun ameliyatı yapan hekime, hekimin özel hastanede yaptığı sonraki ameliyatlar da gerekçe gösterilerek tazminat davası açılmıştı. Kapatılan 13. Hukuk Dairesi, davalının ATK raporuna itirazlarının karşılanmadığını belirterek üniversite anabilim dallarından seçilecek uzmanlardan rapor alınması için kararı bozmuştu. Bozmadan sonra alınan üniversite raporları ile önceki rapor arasındaki çelişki ATK Üçüncü Üst Kurulu raporuyla giderildi ve dava reddedildi. Davacı, önceki ihtisas kurulu raporuyla çelişki bulunduğunu ileri sürse de Yargıtay, raporların birbiriyle uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunu belirterek kararı onadı.

Sık sorulan sorular

Mahkeme ATK yerine üniversiteden rapor alabilir mi?

Evet. Kanun belirli bir kurumu zorunlu kılmaz; mahkeme uzmanlık gereğine göre ATK'yı veya üniversite öğretim üyelerinden oluşan bir kurulu görevlendirebilir. Raporlar çeliştiğinde son söz genellikle Adli Tıp Üst Kuruluna aittir.

Ceza dosyasındaki "kusur yok" raporu tazminat davasını bitirir mi?

Kendiliğinden bitirmez. Hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK m. 74). Ancak bu rapor güçlü bir delildir; aksini göstermek için somut tıbbi itiraz gerekir.

Rapora itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?

Raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilmezse rapordaki eksikliklerin tamamlatılması talebi süresinde yapılmamış olur. Mahkeme yine de gerçeğin ortaya çıkması için kendiliğinden ek rapor alabilir, ancak buna güvenilmemelidir.

Kendi tuttuğum uzmanın raporu bilirkişi raporu yerine geçer mi?

Hayır. Uzman görüşü bilirkişi raporunu denetlemeye ve itirazı desteklemeye yarar (HMK m. 293). Mahkeme uzmanı duruşmada dinleyebilir.

Dayanak mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266, m. 267, m. 272, m. 273, m. 274, m. 279, m. 281, m. 282, m. 293
  • 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 3
  • 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (Adli Tıp Kurumu) m. 7, m. 8, m. 16
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 31
  • Danıştay 10. D, 03.02.2025, 2021/3802 E., 2025/373 K.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/24134, 30.10.2024
  • Yargıtay 3. HD, 14.01.2026, 2025/2755 E., 2026/112 K.

Yazar hakkında

Av. Mehmet Değirmenci ✓ Doğrulanmış avukat
İstanbul Barosu · Sicil no 47154 · Ispartakule Hukuk Bürosu

İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.

502 cevap · 20 makale · Yazarın diğer yazıları
Profili gör Mesajınız doğrudan avukata iletilir.
Bu makale faydalı oldu mu?

Bu konudaki diğer makaleler

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor
İletişime geçin
Av. Mehmet Değirmenci
Avukat · İstanbul Barosu · ✓ Doğrulanmış
İlk mesajda T.C. kimlik numarası, dosya numarası veya sağlık bilgisi gibi hassas bilgileri yazmayın.
Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.

Hukuksal.TR yalnızca mesajı iletir; ücret almaz, aracılık etmez. Bu yazışma kendiliğinden avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.