Hekimlerin tıbbi kötü uygulama zorunlu mali sorumluluk sigortası: 1219 s. Kanun ek m. 12, teminatın kapsamı ve zaman sınırı, sigortacıya doğrudan dava, hekime rücu ve kamu hekimleri bakımından 3359 s. Kanun ek m. 18.
Hekimlerin ve diş hekimlerinin tıbbi kötü uygulama nedeniyle doğabilecek tazminat sorumluluklarını karşılamak üzere zorunlu bir mali sorumluluk sigortası yaptırmaları gerekir. Bu sigorta, zarar gören hasta bakımından ek bir güvencedir: Hekimin veya hastanenin ödeme gücü sınırlı olsa bile, poliçe limiti içinde kalan zarar sigortacıdan tahsil edilebilir.
Ancak sigortanın kapsamı, limiti, hangi tarihteki olayları karşıladığı ve kamu hekimleri bakımından işleyişi, uygulamada sık hata yapılan konulardır. Bu yazıda sigortanın yasal dayanağı, teminatın kapsamı, sigortacıya başvuru ve doğrudan dava, hekime rücu ve kamuda çalışan hekimler bakımından durum ele alınmaktadır.
Yasal dayanak: kimler sigorta yaptırmak zorunda?
Zorunluluk 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 12. maddesinde düzenlenmiştir:
- Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve uzmanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rücular için sigorta yaptırmak zorundadır. Primin yarısını hekim, yarısını döner sermaye veya kurum bütçesi öder.
- Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya serbest çalışan hekimler, kişilere verebilecekleri zararlar ve kendilerine yapılacak rücular için mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Serbest çalışan hekim sigortayı kendisi, özel kurumda çalışan hekimin sigortasını ise kurum yaptırır; prim yarı yarıya paylaşılır ve işverenin ödediği kısım hekimin ücretinden kesilemez.
- Teminat tutarları ile uygulama usul ve esasları, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Hazine idaresince belirlenir; sigorta yaptırmayanlara, sigortası yaptırılmayan her kişi için idari para cezası uygulanır (1219 s. Kanun ek m. 12).
Teminatın kapsamı ve zaman bakımından sınırı
Bu sigorta bir sorumluluk sigortasıdır: Sigortacı, sigortalı hekimin sorumlu olduğu zararı, sözleşmede öngörülen miktara kadar zarar görene öder (6102 sayılı TTK m. 1473). Sigortalının zararı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlar teminat dışıdır (TTK m. 1477). Sonuç olarak sigortacının sorumluluğu, hekimin hukuki sorumluluğuna bağlıdır; hekimin kusuru veya illiyet bağı yoksa sigortacı da ödeme yapmaz.
Zaman bakımından teminat, klasik sigortalardan farklıdır. Yargı kararlarında aktarılan Genel Şartlar A.1 maddesine göre sigorta, sözleşme tarihinden önceki on yıllık dönemde veya sözleşme süresi içinde yapılan mesleki faaliyet nedeniyle verilen zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içinde hekime yöneltilen tazminat taleplerini, yargılama giderleri ve faiziyle birlikte poliçe limitleri dahilinde karşılar. On yıllık dönemin başlangıcı 30.07.2009'u geçemez; bir aydan fazla sigortasız kalınan dönemlerdeki olaylar için koruma yoktur; mesleği bırakan hekim için son dönem faaliyetinden doğan talepler iki yıl daha teminat altındadır.
Pratik sonuç şudur: Sigortacıyı belirlerken olay tarihindeki değil, talebin hekime veya sigortacıya ilk yöneltildiği tarihte geçerli olan poliçeye bakılmalıdır. Bu nedenle hekime veya sigortacıya yazılı başvuru tarihinin belgelenmesi önemlidir.
Sigortacıya başvuru ve doğrudan dava
Zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir (TTK m. 1478). Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1482). Zorunlu sigortalarda sigortacı, sigortalıya karşı ifa borcundan kurtulmuş olsa bile zarar görene karşı zorunlu sigorta miktarına kadar sorumluluğunu sürdürür (TTK m. 1484/1).
Zarar gören bakımından üç yol vardır:
- Sigortacıya yazılı başvuru: Tıbbi kayıtlar, maluliyet raporu ve zarar belgeleriyle birlikte yapılır; sigortacı bilgi ve belge isteyebilir (TTK m. 1479).
- Sigorta Tahkim Komisyonu: Zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda sigortacı sisteme üye olmasa bile hak sahibi tahkim yoluna başvurabilir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1).
- Dava: Sigortacı tek başına veya hekim ve hastaneyle birlikte davalı gösterilebilir. Sigortacı aleyhine açılan davalar uygulamada asliye ticaret mahkemelerinde görülmektedir; konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
Hangi yol seçilirse seçilsin, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu veya üniversite adli tıp anabilim dalı raporuyla belirlenmesi gerekir. Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır; limiti aşan kısım için hekim ve hastane aleyhine ayrıca talepte bulunulmalıdır.
Hekime ve hastaneye rücu
Özel hastane, çalışanı hekimin verdiği zarar nedeniyle tazminat ödemişse hekime ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir (6098 sayılı TBK m. 66/4); birden çok sorumlu arasındaki paylaştırmada kusurun ağırlığı esas alınır (TBK m. 62). Hekimin sigortası, kendisine yapılacak bu rücuları da kapsar (1219 s. Kanun ek m. 12).
Kamu hekimleri bakımından durum
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m. 129/5; 657 sayılı DMK m. 13). Bu nedenle devlet veya üniversite hastanesinde zarar gören hasta, hekime değil idareye karşı tam yargı davası açar.
İdarenin ödediği tazminatın hekime rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, hekimin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu bir yıl içinde karar verir; devlet üniversitelerinde nihai kararı, Kurul kararını dikkate alarak üniversite altı ay içinde verir (3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 18/2).
2024'te eklenen kural ise sigortanın rolünü genişletmiştir: İdare, kesinleşen mahkeme kararındaki tazminatı ödedikten sonra, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubunun yerine geçer; her türlü kusur ve ihmalden doğan tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri dahil, meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dahilinde sigortacıdan talep edilir (3359 s. Kanun ek m. 18/3, 7496 s. Kanunla eklenen fıkra). Böylece idare, hekimin her türlü kusurundan doğan ve kendisinin ödediği tazminatın teminat içindeki kısmını sigortacıdan isteyebilmektedir. Bekleyen rücu davaları için 3359 s. Kanun geçici m. 13'te ayrıca bir geçiş hükmü bulunmaktadır.
Emsal kararlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.11.2023, 2023/5918 E., 2023/6665 K. Mide küçültme ameliyatı sonrası midesi tamamen alınan hasta, hekimin tıbbi kötü uygulama sigortacısına doğrudan başvurmuş, ödeme yapılmayınca Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmişti. Hakem heyeti, hastanın sunduğu %50 sürekli sakatlık raporuna dayanarak talebi kabul etti. Daire, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesi veya üniversite adli tıp anabilim dalından alınacak raporla belirlenmesi ve ardından aktüerya raporu alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.03.2026, 2025/6255 E., 2026/1311 K. Mantar zehirlenmesi şüphesiyle başvurduğu devlet hastanesinde yeterli müdahale yapılmayan hasta ölmüş; eşi, hekimin tıbbi kötü uygulama sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatı davası açmıştı. Sigortacı, rizikonun poliçe süresi içinde gerçekleşmediğini savundu. Mahkeme, idare mahkemesindeki tam yargı davasını bekletici mesele yaptı; idarenin ağır hizmet kusurunu belirleyen kesinleşmiş karara dayanarak, teminat limiti kapsamında artırılan 300.000 TL talebi kabul etti. Daire, kararı onadı.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.12.2025, 2025/2821 E., 2025/7526 K. Uzun süreli entübasyondan sonra nefes borusunda hasar gelişen hasta, hekimin sigortacısına karşı dava açmıştı. Adli Tıp Kurumu raporu zararın komplikasyon olduğunu ve hekimin kusuru bulunmadığını bildirdi; hastanın acil ve bilinci kapalı olarak getirilmesi nedeniyle aydınlatma da beklenemezdi. Davanın reddi onandı. Karar, sigortacının sorumluluğunun hekimin sorumluluğuna bağlı olduğunu göstermektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 12.06.2026, 2026/617 E., 2026/1000 K. Devlet hastanesindeki hatalı muayene sonrası ölüm nedeniyle tazminat ödeyen idare, 3359 s. Kanun ek m. 18/3'e dayanarak hekimin sigortacısına rücu davası açmıştı. Daire, dava açılmadan önce “Mesleki Sorumluluk Kurulu'na başvuru yapılmasının zorunlu olduğu” sonucuna vararak bunu dava şartı saydı ve usulden ret kararına yönelik istinaf başvurusunu reddetti. Bir bölge adliye mahkemesi kararı olmakla birlikte, idarenin rücu davalarında Kurul sürecinin önemine işaret etmektedir.
Sık sorulan sorular
Hekimin hangi şirkette sigortalı olduğunu nasıl öğrenirim?
Hekime veya çalıştığı hastaneye yazılı olarak sorulabilir; dava açıldığında mahkeme aracılığıyla poliçe bilgisi celbedilebilir.
Sigorta limiti zararımı karşılamazsa ne olur?
Sigortacı poliçe limitiyle sınırlı sorumludur. Limiti aşan kısım için hekim ve hastane aleyhine, kamu hastanesindeyse idare aleyhine talep sürdürülmelidir.
Devlet hastanesindeki hekimin sigortacısına doğrudan dava açabilir miyim?
Hekime doğrudan dava açılamaz; tazminat davası idareye karşı açılır. Yargıtay, devlet hastanesindeki bir ölüm olayında hekimin sigortacısına karşı açılan davada teminat limiti kapsamında tazminata hükmedilmesini onaylamıştır. Asıl güvence ise idareye karşı açılan tam yargı davasıdır.
Komplikasyon gelişti; sigortacı öder mi?
Hekimin kusuru ve illiyet bağı yoksa hayır. Sigorta, hekimin hukuki sorumluluğunu karşılar; sorumluluk yoksa teminat da işlemez.
Dayanak mevzuat
- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ek m. 12
- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 18, geçici m. 13
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A, 1473, 1477, 1478, 1479, 1482, 1484
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 62, 66
- Anayasa m. 129/5; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13
- Yargıtay 11. HD, 20.11.2023, 2023/5918 E., 2023/6665 K.
- Yargıtay 11. HD, 05.03.2026, 2025/6255 E., 2026/1311 K.
- Yargıtay 11. HD, 15.12.2025, 2025/2821 E., 2025/7526 K.
- İzmir BAM 11. HD, 12.06.2026, 2026/617 E., 2026/1000 K.
Yazar hakkında
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.
Bu konudaki diğer makaleler
- Kamu ve üniversite hastanesinde hatalı tedavi: tam yargı ve rücuTıbbi Malpraktis20 Ekim 2026
- Hastane enfeksiyonları ve sterilizasyon eksikliğinde sorumlulukTıbbi Malpraktis28 Ekim 2026
- Diş hekimliğinde hatalı tedavi: implant, kanal ve diş çekimiTıbbi Malpraktis27 Ekim 2026
- Hatalı tedavi sonucu ölümde destekten yoksun kalma ve diğer taleplerTıbbi Malpraktis26 Ekim 2026
- Malpraktis davalarında bilirkişi: Adli Tıp raporu ve itirazTıbbi Malpraktis26 Ekim 2026
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.