Diş tedavisinde sorumluluğun niteliği (vekâlet veya eser sözleşmesi), implant, kanal tedavisi, yanlış çekim ve protez uyuşmazlıkları, kayıtların ve uzman bilirkişinin önemi, tazminat kalemleri ile Yargıtay ve AYM kararları.
Diş hekimliğinde hatalı tedavi iddiaları; implant tedavisinin başarısız olması, kanal tedavisinden sonra ağrı ve iltihabın sürmesi, yanlış veya gereksiz diş çekimi ve uyumsuz protez ya da kaplama gibi başlıklarda yoğunlaşır. Bu uyuşmazlıklarda zararın tutarı çoğu zaman genel tıp davalarına göre daha düşüktür; buna karşılık tedavi uzun sürer, birden çok hekim aynı ağızda çalışır ve kayıtlar eksik tutulabilir. Bu nedenle ispat sorunları ön plana çıkar.
Diş hekimliği uyuşmazlıklarında ilk soru, yapılan işin hukuki niteliğidir. Yargıtay bir kısım diş tedavilerini klasik tedavi ilişkisi olarak vekâlet sözleşmesi, implant ve benzeri bir kısım uygulamaları ise eser sözleşmesi olarak değerlendirmektedir. Bu ayrım, hekimin neyi borçlandığını ve hastanın neyi ispat etmesi gerektiğini doğrudan etkiler.
Sorumluluğun niteliği: vekâlet mi, eser mi?
Ağrı, çürük veya iltihap gibi bir sağlık sorununun giderilmesine yönelik dolgu, kanal tedavisi ve çekim gibi müdahalelerde diş hekimi, hekim gibi vekil konumundadır. Vekil, işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen ölçüsü benzer alanda hizmet veren basiretli bir vekilin davranışıdır (6098 sayılı TBK m. 502, m. 506). Borçlu genel olarak her türlü kusurdan sorumludur (TBK m. 114). Bu modelde iyileşme garanti edilmez; ancak teşhis, tedavi seçimi, uygulama ve sonrasındaki takipte meslek kurallarına aykırılık sorumluluk doğurur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise implant uygulamalarında taraflar arasındaki sözleşmenin, “implant yapımına ilişkin sözleşmenin niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen tedaviye ilişkin vekalet sözleşmesinden farklı olduğu” görüşündedir. Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi üstlenir (TBK m. 470) ve sonuçtan sorumludur. Ortaya konan iş ayıplıysa hasta; sözleşmeden dönme, bedelden indirim veya ücretsiz onarım haklarından birini seçebilir, ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteyebilir (TBK m. 475). Eser sözleşmesinin estetik müdahalelerdeki etkileri ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Protez, kaplama ve gülüş tasarımı gibi uygulamaların hangi kategoriye girdiği somut olaya göre belirlenir. Başvurunun amacı, yapılan iş için verilen teklif ve fiyat, hekimin sözlü veya yazılı vaatleri bu değerlendirmede belirleyicidir.
Sık karşılaşılan uyuşmazlıklar
İmplant
İmplantın kemikle kaynaşmaması, tekrar tekrar düşmesi, implant üstü protezin hatalı tasarlanması veya uygun olmayan bir kemik yapısına implant yerleştirilmesi en sık iddialardır. Yargıtay, bilirkişi raporlarında tıp kurallarına uyulduğu belirtilse bile implantların tekrar tekrar düşmesini ve protezde hatalı tasarım bulunmasını sonuç taahhüdünün gerçekleşmediğinin göstergesi saymıştır.
Kanal tedavisi
Kanal tedavisinde eksik veya hatalı uygulama, tedavi sonrası iltihabın sürmesi ve kaplama öncesi kanal tedavisinin tamamlanmaması gibi iddialar öne çıkar. Bu davalarda tıbbi değerlendirmenin kanal tedavisi alanında, yani endodontide uzman bilirkişilerce yapılması gerekir.
Yanlış veya gereksiz diş çekimi
Kimse rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamaz; müdahale hastanın verdiği rızanın sınırları içinde kalmalıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 22, m. 31). Hastanın onay verdiği dişin dışında bir dişin çekilmesi veya dolgu için başvuran hastaya bilgi verilmeden çekim yapılması, tıbben doğru bir müdahale olsa bile rıza ve aydınlatma bakımından ayrı bir sorumluluk sebebidir. Hastaya muhtemel komplikasyonlar ve diğer tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilmesi zorunludur (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15).
Protez ve kaplama
Kapanış bozukluğu, dişler arasına sürekli yemek kaçması, ağrı ve kaplamanın sık sık düşmesi tipik şikâyetlerdir. Eser sözleşmesi niteliğindeki işlerde ayıbın, teslimden sonra uygun süre içinde hekime bildirilmesi gerekir (TBK m. 474, m. 477).
İspat ve bilirkişi incelemesi
Diş tedavisi davalarında en önemli deliller tedavi öncesi ve sonrası röntgenler, tedavi kartı, hangi dişe hangi işlemin yapıldığını gösteren kayıtlar, onam formu, ödeme belgeleri ve sonradan başvurulan hekimin muayene bulgularıdır. Hasta, dosyasını ve kayıtlarını inceleyip suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16).
Kayıtları saklama yükümlülüğü sağlık hizmeti sunan tarafa aittir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 22.12.2025 tarihli, 2025/390 E., 2025/4417 K. sayılı kararıyla, kaplama ve kanal tedavisine ilişkin evrakın muhafaza edilmemesinin sorumluluğunun davalılarda olduğunu da gözeterek maddi ve manevi tazminata hükmeden ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
Bilirkişi seçimi de sonuç üzerinde belirleyicidir. Yargıtay, uyuşmazlık konusu alanda uzman bir diş hekimi bulunmayan heyetten alınan raporla karar verilmesini bozma sebebi saymaktadır. Rapora itirazda, heyette ilgili uzmanlık dalının (endodonti, periodontoloji, protez veya ağız, diş ve çene cerrahisi) temsil edilip edilmediği mutlaka denetlenmelidir.
Düzeltme tedavisine başlamadan önce mevcut durumun röntgen ve muayene ile belgelenmesi kritik önemdedir. Yeni hekim eski çalışmayı söktükten sonra, ilk tedavinin ayıplı olup olmadığını tespit etmek çoğu zaman imkânsız hâle gelir. Gerekirse mahkemeden delil tespiti istenebilir (6100 sayılı HMK m. 400).
Tazminat kalemleri ve usul
Hasta, ödediği tedavi bedelinin iadesini veya indirilmesini, başka bir hekimde yaptırmak zorunda kaldığı düzeltme tedavisinin giderlerini, varsa kazanç kaybını (TBK m. 54) ve bedensel bütünlüğünün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminatı (TBK m. 56) isteyebilir. Muayenehane veya klinikte tedaviyi yapan hekim ile hekimi çalıştıran kuruluş birlikte sorumlu tutulabilir (TBK m. 116).
Kamuya ait ağız ve diş sağlığı merkezlerinde veya hastanelerde yapılan tedavilerde ise dava, hekime değil idareye karşı tam yargı davası olarak açılır ve öncesinde idareye başvurulması gerekir (Anayasa m. 129/5; 2577 sayılı İYUK m. 13). Özel sağlık kuruluşlarına karşı davalarda görevli merci ve dava şartları ile zamanaşımı ayrı yazılarda ele alınmaktadır.
Sık yapılan hatalar şunlardır: tedavi sürerken hekimle yaşanan sorunun yazılı kayda geçirilmemesi, düzeltme tedavisinden önce durum tespiti yaptırılmaması, ödemelerin belgesiz yapılması ve bilirkişi heyetinin uzmanlık dalının denetlenmemesi.
Emsal kararlar
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 27.03.2025, 2024/1729 E., 2025/1327 K. On iki implant için anlaşan hastanın üst implantları tedavi sürecinde üç kez düşmüş, hasta tedavisini yurt dışında tamamlamıştı. Adli Tıp Kurumu ve üniversite raporları hekimin tıp kurallarına uygun davrandığını belirttiği için dava reddedilmişti. Daire, implant sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğunu, raporlardan birinde protezleri zayıflatan hatalı bir tasarım yapıldığının belirtildiğini, sonuç taahhüdünün gerçekleşmediğini ve dosyaya onam formu da sunulmadığını vurgulayarak hekimin kusurlu olduğunu kabul etmiş; maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kararı bozmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 24.12.2024, 2023/2740 E., 2024/5124 K. Kanal tedavisine başlanan dişte apse gelişmiş, diş çekilmiş, ardından hastada kronik kemik iltihabı ortaya çıkmış ve birden çok dişini kaybetmişti. Mahkeme, oluşan durumu komplikasyon sayan Adli Tıp Kurumu raporuna dayanmıştı. Daire, raporu düzenleyen bilirkişiler arasında uyuşmazlık konusunu bilen, alanında uzman bir bilirkişi bulunmadığını belirterek, üniversitelerin diş hekimliği bölümlerinden endodonti alanında uzman bir heyetten rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/4121, 26.05.2022. Dolgu talebiyle bir kamu diş hastanesine başvuran hastanın dişi, film çekildikten sonra çekilmiş; çekim sırasında komşu dişte yerinden çıkma ve çene kemiğinde kırık oluşmuş, hasta genel anestezi altında ameliyat edilmişti. İdare mahkemesi, gelişen durumu tıbben kabul edilmiş komplikasyon sayan Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak davayı reddetmişti. Anayasa Mahkemesi, “Tıbbi müdahaleden önce gerektiği şekilde bilgilendirilerek rızasının alınmaması kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlaline sebep olabilir.” ilkesini hatırlatmış; hastanın öngörülebilir riskler konusunda aydınlatılmadığı iddiasının derece mahkemelerince hiç incelenmediğini tespit ederek Anayasa'nın 17. maddesinin ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.
Sık sorulan sorular
İmplantım düştü; bu tek başına hekimin sorumluluğunu doğurur mu?
Kendiliğinden doğurmaz; ancak Yargıtay implant tedavisini eser sözleşmesi saydığından, implantların tekrar tekrar düşmesi veya protezde hatalı tasarım gibi bulgular sonuç taahhüdünün yerine getirilmediğini gösterebilir. Hastanın kendi ağız hijyeni ve kontrollere uyumu da değerlendirilir.
Diş hekimi kayıtlarımı vermiyor; ne yapabilirim?
Kayıtların suretini yazılı olarak isteyin. Dava açılmışsa mahkemeden kayıtların getirtilmesini talep edin. Kayıtları saklama yükümlülüğü hizmeti sunan tarafa aittir ve kayıt eksikliği onun aleyhine değerlendirilebilir.
Sağlam dişim yanlışlıkla çekildi; tazminat isteyebilir miyim?
Evet. Rıza dışı müdahale, işlemin tekniği doğru olsa bile hukuka aykırıdır. Kaybedilen dişin yerine konacak implant veya köprü gideri maddi, yaşanan acı ve üzüntü manevi tazminat olarak istenebilir.
Başka bir diş hekimine gitmeden önce ne yapmalıyım?
Mevcut durumu röntgen ve muayene raporuyla belgeleyin, tüm ödeme belgelerini saklayın ve şikâyetinizi ilk hekime yazılı olarak bildirin. Gerekirse düzeltme tedavisinden önce mahkemeden delil tespiti isteyin.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54, 56, 114, 116, 470, 474, 475, 477, 502, 506
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17, 129/5; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400
- Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15, 16, 22, 31
- Yargıtay 6. HD, 27.03.2025, 2024/1729 E., 2025/1327 K.
- Yargıtay 6. HD, 24.12.2024, 2023/2740 E., 2024/5124 K.
- Yargıtay 6. HD, 22.12.2025, 2025/390 E., 2025/4417 K.
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/4121, 26.05.2022
Yazar hakkında
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.
Bu konudaki diğer makaleler
- Estetik ameliyatlarda hekimin sorumluluğu ve sonuç taahhüdüTıbbi Malpraktis25 Ekim 2026
- Hastane enfeksiyonları ve sterilizasyon eksikliğinde sorumlulukTıbbi Malpraktis28 Ekim 2026
- Malpraktis davalarında bilirkişi: Adli Tıp raporu ve itirazTıbbi Malpraktis26 Ekim 2026
- Tanı hatası ve geç teşhiste hekimin sorumluluğuTıbbi Malpraktis24 Ekim 2026
- Doğum sırasında yaşanan tıbbi hatalar ve tazminatTıbbi Malpraktis23 Ekim 2026
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.