İlişkinin niteliği önemli: Arkadaşlarınız kiraya düzenli olarak pay ödüyorsa, aranızda sözlü bir alt kira ilişkisi kurulmuş sayılabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 322. maddesine göre konut kiralarında kiracı, ev sahibinin yazılı rızası olmadan evi başkasına kiralayamaz. Ev sahibinin böyle bir izni yoksa durum sizinle ev sahibi arasında da sorun çıkarabilir; bu yüzden adımlarınızı dikkatli atmalısınız. Arkadaşlarınız hiçbir karşılık ödemiyorsa ilişki karşılıksız kullanım (kullanım ödüncü) niteliğindedir. Kanunun 384. maddesine göre süresi ve amacı belirlenmeden verilen ödünç, veren tarafından dilediği zaman geri istenebilir.
Ne yapmalısınız:
- Noter aracılığıyla her birine makul bir süre (örneğin 30 gün) vererek evi boşaltmalarını ihtar edin; iade edeceğiniz tutarları ve o tarihe kadar kira ile faturalara katılmaları gerektiğini de yazın.
- İlişki kira niteliğindeyse, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanız gerekir; kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır. Anlaşma olmazsa sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılır.
- İlişki karşılıksız kullanım niteliğindeyse, ihtara rağmen çıkmayan arkadaşlarınıza karşı evin boşaltılması için dava açabilirsiniz. İlişkinin kira sayılıp sayılmayacağı tartışmalıysa, önce arabulucuya başvurmak dava şartı yönünden en güvenli yoldur.
- Kira ve fatura ödemelerini kendi hesabınızdan yapmaya devam edin, dekontları ve aranızdaki yazışmaları saklayın.
- Ev sahibini de durumdan haberdar edin. Sözleşme sona erdiğinde evi boş teslim etmek sizin sorumluluğunuzdadır; içeride kalan kişiler bu yükümlülüğünüzü ortadan kaldırmaz.
Kolluk, kendi rızanızla eve aldığınız kişileri genellikle mahkeme kararı olmadan çıkarmaz. Bu nedenle ihtarnameyi gecikmeden göndermeniz, süreci hızlandırmanın en etkili yoludur.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.