Uyuşmazlık
Kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi durumunda kiracının seçimlik hakları ve tazminat talebinin kapsamı nedir; kiralananın tahliye edilmemesi ve çevresinde yeni işletmeler açılmayacağına dair sözleşmesel taahhüt bulunmaması kira bedelinden indirim ve kira iadesi taleplerine nasıl etki eder; miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kalan temyiz istemi incelenebilir mi?
Olayın özeti
Alt kiracı davacı, akaryakıt ve dinlenme tesisinde yapılan inşaat ve tadilatlar nedeniyle tesisin ayıplı hale geldiğini, müşteri kaybı ve ciro düşüşü yaşandığını, 1 nolu istasyonun kapalı kaldığını ileri sürerek ödenen kira bedelleri ile katkı paylarının sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesini, kâr kaybı tazminatını ve kira bedelinde indirim yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece kâr kaybı talebi kısmen kabul edilmiş, ödenen kiraların iadesi ve bedel indirimi talepleri reddedilmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Kiralananın Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi ve Kiracının Hakları: Kiralananın teslim edildikten sonra ayıplı hale gelmesi durumunda kiracı, ayıbın giderilmesini, giderilmemesi halinde sözleşmenin feshini veya kira bedelinden indirim yapılmasını isteyebileceği gibi, kiraya verenin kusursuzluğunu kanıtlayamaması halinde ayıptan doğan zararlarının tazminini de talep edebilir.
2) Kiralananın Tahliye Edilmemesi Halinde Kira Sorumluluğu: Kiralanan fiilen tahliye edilmediği ve kiracının kullanımında/tasarrufunda bulunduğu sürece, kiracı sözleşme ile kararlaştırılan kira bedellerini ödemekle yükümlüdür.
3) Temyizde Kesinlik Sınırı: Miktar veya değeri kanunda öngörülen kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar temyiz edilemez; kesinlik sınırı altında kalan temyiz istemlerinin usulden reddi gerekir.
Sonuç
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352/1-b
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 301
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 305
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 306
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 308
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 3. HD. 2017/8930 E. 2018/1992 K. 05.03.2018 T.Erken tahliye halinde kiracının borçtan kurtulabilmesi için TBK 325 uyarınca önerilen üçüncü kişinin taşınmazı bizzat kendi adına değil ortağı adına kiralamak…
- Yargıtay HGK 2019/550 E. 2022/576 K. 19.04.2022 T.Kira süresi dolmadan kiralananın tek taraflı erken tahliyesi hâlinde kiracının makul süre kira bedelinden sorumluluğunun, sözleşmede yer alan feshi ihbar…
- Yargıtay 6. HD. 2014/3128 E. 2014/3569 K. 24.03.2014 T.Kira sözleşmesinde tahliyede boya ve badananın yenilenmesi veya eski hâle getirme yükümlülüğü bulunmadığında, olağan kullanımdan doğan boya ve badana…
- Yargıtay 3. HD. 2024/565 E. 2025/67 K. 07.01.2025 T.Taşınmazın kiralanmasından sonra satılması halinde yeni malik ile kiracının karşılıklı fesih iradeleriyle sözleşmeyi sonlandırmalarının erken fesih…
- Yargıtay 3. HD. 2023/4732 E. 2024/4370 K. 17.12.2024 T.Kiralananın anahtarlarının notere tevdi edilmesiyle tahliyenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve sözleşmedeki ihbar süresine uyularak yapılan erken fesih…