Hukuki dayanak: Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesine göre konut kiralarında depozito üç aylık kira bedelini aşamaz ve para olarak verilmişse kiracı tarafından, ev sahibinin onayı olmadan çekilemeyecek vadeli bir hesaba yatırılır; banka, sözleşme sona erdikten sonra üç ay içinde ev sahibi dava ya da takip açtığını bildirmemişse parayı kiracıya iade eder. Bu kural 1 Temmuz 2012'den sonra kurulan sözleşmeler için düşünülmüştür; sizin sözleşmeniz o tarihten çok önce kurulduğundan ev sahibinizin parayı bankaya yatırmamış olması tek başına ona bir yükümlülük getirmez. Yargıtay uygulamasında depozito, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa verildiği miktarda iade edilir; paranın değer kaybı kiracının üzerinde kalır. Ev sahibi evi tahliye ettiğiniz hâlde depozitoyu iade etmezse, ihtar tarihinden itibaren yasal faiz (31.07.2026'dan bu yana yıllık yüzde 31) işler ve temerrüt faizini aşan zararınızı da ispat edebilirseniz isteyebilirsiniz (TBK 122); ancak bu faiz 1996'dan değil, iadenin geciktiği tarihten başlar.
Ne yapmalısınız:
- Kira sözleşmenizi bulun. Depozito "iki aylık kira bedeli" ya da benzeri bir ifadeyle belirlenmişse, iadenin güncel kira üzerinden iki aylık tutar olarak yapılması gerektiğini ileri sürebilirsiniz; sabit bir rakam yazıyorsa bu iddia zayıflar.
- Taşınmadan önce ev sahibiyle yazılı bir tahliye ve hesap mutabakatı yapın; evi tutanakla teslim edin ve fotoğraflayın. Depozito ancak eve verdiğiniz zarar ve ödenmemiş kira varsa bunlara mahsup edilebilir.
- Tutar küçük de olsa iade edilmezse tüketici hakem heyeti yetkili değildir; sulh hukuk mahkemesinde dava açılır ve bu uyuşmazlık arabuluculuğa tabidir.
Otuz yıllık bir kiracı olarak taşınma anlaşmasını ev sahibiyle konuşurken, depozitonun bugünkü karşılığı yerine makul bir taşınma süresi ya da son ay kirasında indirim gibi pratik bir karşılık istemeniz çoğu zaman daha sonuç alıcı olur.