İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › Tıbbi Malpraktis

Doğum sırasında yaşanan tıbbi hatalar ve tazminat

Hukuksal.TR makale · Tıbbi Malpraktis · 12 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 7 dakika · Faydalı oldu mu? Oy verin

Serebral palsi, omuz takılmasına bağlı brakiyal pleksus (Erb) felci, sezaryen kararının geciktirilmesi ve eksik NST takibinde hekimin ve hastanenin sorumluluğu; ispat, illiyet bağı ve anne ile bebek için tazminat.

Doğum, kısa süre içinde hızlı kararlar verilmesini gerektiren ve hem anne hem bebek bakımından ağır sonuçlar doğurabilen bir süreçtir. Doğumla ilgili davalarda en sık ileri sürülen iddialar, bebeğin doğum sırasında oksijensiz kalması sonucu gelişen serebral palsi, omuz takılmasına bağlı brakiyal pleksus (Erb) felci, sezaryen kararının geç verilmesi ve fetal izlemin (NST, çocuk kalp sesi takibi) yetersiz yapılmasıdır.

Bu davaların ortak zorluğu illiyet bağıdır. Serebral palsinin doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası pek çok nedeni olabilir; brakiyal pleksus yaralanması ise bilirkişi raporlarında sıklıkla tüm özen gösterilse de görülebilen bir komplikasyon olarak nitelenir. Bu nedenle davanın sonucunu çoğu zaman tıbbi kayıtların eksiksizliği, risk faktörlerinin zamanında değerlendirilip değerlendirilmediği ve bilirkişiye doğru soruların sorulması belirler.

Sorumluluğun hukuki çerçevesi

Özel hastane veya muayenehanede doğum takibi, hekim ile hasta arasında vekâlet ilişkisi kurar. Hekim, işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen ölçüsü benzer alanda hizmet veren basiretli bir hekimin davranışıdır (6098 sayılı TBK m. 502, m. 506). Hastane, doğumda görev alan hekim, ebe ve hemşirelerin işi yürütürken verdikleri zarardan sorumludur (TBK m. 116). Yargıtay ayrıca hasta kayıtlarının tutulması ve saklanması gibi kurumsal yükümlülüklerin ihlalini hastanenin organizasyon kusuru olarak değerlendirmektedir.

Devlet hastanesi veya üniversite hastanesinde gerçekleşen doğumlarda ise sorumluluk idarenin hizmet kusuruna dayanır. Kamu görevlisi hekime doğrudan dava açılamaz; dava idare aleyhine açılır ve idare kusurlu personele rücu eder (Anayasa m. 129/5; 657 sayılı DMK m. 13). Tam yargı davasından önce, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir (2577 sayılı İYUK m. 13). Kamu hastanelerine ilişkin usul ayrıntıları ayrı bir yazıda ele alınmaktadır.

Fetal izlem ve kayıtların önemi

Doğum eylemi sırasında bebeğin durumunu gösteren temel veriler NST çıktıları, çocuk kalp sesi kayıtları, muayene notları, doğum süresi ve APGAR skorlarıdır. Bebekte oksijensizlik belirtisinin ne zaman başladığı ve müdahalede gecikme olup olmadığı ancak bu kayıtlarla anlaşılabilir.

Yargıtay, NST ve çocuk kalp sesi kayıtlarının hastane tarafından mahkemeye sunulamadığı bir davada, kayıtların tutulması ve saklanmasının hastanenin yükümlülüğünde olduğunu ve bu eksikliğin organizasyon kusuru oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu yaklaşım, kayıt eksikliğinin hasta aleyhine değil, kayıt tutmakla yükümlü kurum aleyhine sonuç doğuracağını göstermesi bakımından önemlidir.

Hasta, sağlık durumuyla ilgili dosyayı ve kayıtları doğrudan veya vekili aracılığıyla inceleyebilir ve suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16). Doğumdan sonra şüphe doğan her durumda anne ve bebeğe ait dosyanın, NST çıktıları dahil, vakit geçirilmeden istenmesi gerekir.

Sezaryen kararının geciktirilmesi

Sezaryen kararında iki ayrı soru vardır: Sezaryen endikasyonu doğmuş muydu ve karar ile doğum arasında makul olmayan bir gecikme yaşandı mı? İkinci soru için yalnızca gecikmenin varlığı yetmez; daha erken müdahale edilseydi bebekteki hasarın önlenip önlenemeyeceği de ortaya konmalıdır.

Yargıtay, hekimin ufak bir tereddüt gösteren durumlarda dahi bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve koruyucu tedbirleri almakla yükümlü olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle bebek hareketlerinde azalma gibi bir şikâyetle başvuran gebenin yeterli izlenmeden eve gönderilmesi veya uzun süre bekletilmesi, raporlarda ayrıntılı biçimde tartışılmalıdır. Bilirkişiye, sezaryen daha erken yapılsaydı mevcut rahatsızlığın gelişip gelişmeyeceği açıkça sorulmalıdır.

Omuz takılması ve brakiyal pleksus yaralanması

Normal doğumda bebeğin başı çıktıktan sonra omzun takılması, sinir ağı olan brakiyal pleksusun zedelenmesine ve kolda kalıcı güç kaybına yol açabilir. Adli Tıp Kurumu raporlarında bu durum çoğu kez öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirilmektedir.

Ancak sonucun komplikasyon sayılması, doğum yöntemine ilişkin kararın doğru olduğu anlamına gelmez. Annenin diyabetli olması, tahmini fetal ağırlığın yüksek olması gibi risk faktörleri varken sezaryen seçeneğinin değerlendirilmemesi ve anneye önerilmemesi ayrı bir kusur olarak ele alınabilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sağlık Bakanlığı rehberinde diyabetik anne adaylarında tahmini fetal ağırlık 4000 gramı aştığında sezaryen önerildiği hâlde normal doğum kararı alınmasını hizmet kusuru saymıştır. Doğum yöntemi konusunda annenin seçenekler ve riskler hakkında aydınlatılması da bu değerlendirmenin parçasıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15).

Serebral palsi davalarında illiyet bağı

Serebral palsi davalarında bilirkişiler sıklıkla, tablonun doğum öncesi bir nedene veya genetik bir hastalığa bağlı olabileceğini belirtir. Davacı taraf için önemli olan, raporun bu ihtimali somut verilere dayandırıp dayandırmadığıdır. Kayıtlar eksikse ve rapor bu nedenle görüş bildiremiyorsa, eksikliğin kimin yükümlülük alanında olduğu sorusu gündeme gelir. Raporlar arasında çelişki varsa giderilmesi ve gerektiğinde kadın doğum ile çocuk nörolojisi uzmanlarını içeren akademik bir heyetten rapor alınması istenmelidir; bilirkişi raporlarına itiraz usulü ayrı bir yazıda anlatılmaktadır.

Anne ve bebek bakımından tazminat

Bedensel zarara uğrayan bebek adına velisi; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar talep edilebilir (TBK m. 54). Ağır engellilik hâllerinde uygulamada bakıcı gideri de bu kalemler içinde istenmektedir. Anne de doğum sırasında kendisinde oluşan yaralanmalar için ayrıca tazminat isteyebilir.

Manevi tazminat bakımından hâkim, bedensel bütünlüğü zedelenen bebeğe ve ağır bedensel zarar hâlinde anne ile babaya uygun bir miktar ödenmesine karar verebilir (TBK m. 56). Bebeğin veya annenin ölümü hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir (TBK m. 53).

Engelliliğin derecesi ve bakım ihtiyacı çoğu zaman yıllar içinde netleşir. Bu nedenle kısmi dava açılması yaygındır. 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m. 107) yürürlükten kaldırılmıştır; kısmi davada talep sonucu, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).

Sık yapılan hatalar şunlardır: NST çıktılarının ve dosyanın geç istenmesi, bebeğin ilk aylardaki tetkik ve genetik inceleme sonuçlarının dosyaya sunulmaması, yalnızca doğumu yaptıran hekimin hasım gösterilmesi ve bilirkişiye gecikme ile hasar arasındaki bağlantının açıkça sorulmaması.

Emsal kararlar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 25.09.2024, 2023/3055 E., 2024/1768 K. Bir eğitim ve araştırma hastanesinde, tip 2 diyabetli anneden normal doğumla dünyaya gelen 4400 gramlık bebekte omuz takılması gelişmiş ve sol brakiyal pleksus yaralanması oluşmuştu. Adli Tıp Kurumu raporu yaralanmayı öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon saymıştı. Uyuşmazlık ısrar aşamasında manevi tazminatla sınırlıydı. Kurul, tahmini fetal ağırlığı 4150 gram ölçülen diyabetik anneye rehbere rağmen sezaryen önerilmeden normal doğum kararı alınmasının hizmet kusuru oluşturduğunu kabul ederek ısrar kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Karar, komplikasyon tespitinin doğum yöntemi kararındaki kusuru ortadan kaldırmadığını göstermektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27.02.2025, 2025/919 E., 2025/1220 K. Özel hastanede doğan bebekte serebral palsi gelişmiş; Adli Tıp Kurumu, doğum eylemine ait NST ve çocuk kalp sesi kayıtları bulunmadığı için gecikme olup olmadığı konusunda görüş bildirememişti. İlk derece mahkemesi illiyet bağı ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, “Bilirkişi raporlarında belirlenen ve dosyada bulunmayan hasta kayıtlarının tutulması ve saklanmasının Hastanenin yükümlülüğünde olduğu, bu yönüyle Hastanenin organizasyon kusurunun bulunduğu” gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirtip hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 29.12.2021, 2021/4222 E., 2021/13790 K. Bebek hareketlerinde azalma şikâyetiyle başvuran gebe eve gönderilmiş, ertesi gün uzun bekleme sonrası sezaryenle doğan bebekte serebral palsi gelişmişti. Raporlar sezaryen kararının tıbben doğru olduğunu ve illiyet bağı kurulamadığını belirtmişti. Daire, “Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.” diyerek, NST takibinin ve sezaryen zamanlamasının, daha erken müdahalede hasarın gelişip gelişmeyeceğinin akademik bir heyetçe incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Sık sorulan sorular

Bilirkişi brakiyal pleksus yaralanmasını komplikasyon saydıysa dava kaybedilmiş midir?

Her zaman değil. Komplikasyon tespiti doğum sırasındaki manevralarla ilgilidir. Doğumdan önce risk faktörlerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, sezaryenin önerilip önerilmediği ve annenin aydınlatılıp aydınlatılmadığı ayrıca incelenmelidir.

Hastane NST kayıtlarını hastaya verdiğini söylüyor; ne yapmalıyım?

Kayıtları tutmak ve saklamak hastanenin yükümlülüğündedir. Yargıtay, kayıtların sunulamamasını hastanenin organizasyon kusuru olarak değerlendirmiştir. Elinizde çıktı varsa mutlaka dosyaya sunun; yoksa hastaneden yazılı olarak isteyin.

Serebral palsinin doğumdan kaynaklandığını nasıl ispat ederim?

Doğum kayıtları, APGAR skorları, yenidoğan yoğun bakım kayıtları, beyin görüntülemeleri ve varsa genetik inceleme sonuçları birlikte değerlendirilir. Genetik bir nedenin dışlanması, raporlarda sıkça yer alan doğum öncesi neden ihtimalini zayıflatır.

Anne ve baba ayrıca manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınlarına da uygun bir manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir (TBK m. 56/2). Kalıcı engellilikle sonuçlanan doğum hatalarında anne ve babanın talepleri bu kapsamdadır.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53, 54, 56, 116, 502, 506
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 129/5; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109/4 (m. 107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır)
  • Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15, 16
  • Danıştay İDDK, 25.09.2024, 2023/3055 E., 2024/1768 K.
  • Yargıtay 3. HD, 27.02.2025, 2025/919 E., 2025/1220 K.
  • Yargıtay 3. HD, 29.12.2021, 2021/4222 E., 2021/13790 K.

Yazar hakkında

Av. Mehmet Değirmenci ✓ Doğrulanmış avukat
İstanbul Barosu · Sicil no 47154 · Ispartakule Hukuk Bürosu

İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.

502 cevap · 20 makale · Yazarın diğer yazıları
Profili gör Mesajınız doğrudan avukata iletilir.
Bu makale faydalı oldu mu?

Bu konudaki diğer makaleler

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor
İletişime geçin
Av. Mehmet Değirmenci
Avukat · İstanbul Barosu · ✓ Doğrulanmış
İlk mesajda T.C. kimlik numarası, dosya numarası veya sağlık bilgisi gibi hassas bilgileri yazmayın.
Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.

Hukuksal.TR yalnızca mesajı iletir; ücret almaz, aracılık etmez. Bu yazışma kendiliğinden avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.