Bilirkişi raporuna HMK m. 281'e göre iki haftalık itiraz süresi, ek rapor ve yeni bilirkişi talepleri, uzman görüşü, bilirkişinin reddi ve ceza yargılamasındaki farklar.
Hukuk davalarının önemli bir kısmında sonucu fiilen bilirkişi raporu belirler: tazminat hesabı, kusur oranı, inşaat ayıbı, kira bedeli veya imza incelemesi gibi konularda hâkim çoğu zaman rapora dayanır. Hâkim raporla bağlı değildir ve onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 282); ancak süresinde ve somut biçimde itiraz edilmeyen bir rapor, uygulamada kural olarak hükmün temeli olur.
Bilirkişilik, HMK m. 266–287 ve 293 ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nda düzenlenir. İdari yargıda da bilirkişi konusunda HMK hükümleri uygulanır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 31). Ceza yargılamasındaki farklı kurallar yazının sonunda ayrıca ele alınmıştır.
Bilirkişinin görev alanı ve sınırları
Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurur. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye gidilemez; hukukçular, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığı belgelemedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez (HMK m. 266). Bilirkişi, uzmanlık alanı dışında açıklama yapamaz ve hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamaz (HMK m. 279/4; Bilirkişilik Kanunu m. 3/2). UYAP veya ona entegre sistemlerden ulaşılabilen bilgiler için de bilirkişiye başvurulamaz (Bilirkişilik Kanunu m. 3/8).
Görevlendirme kararında inceleme konusu bütün sınırlarıyla, bilirkişinin cevaplayacağı sorular ve raporun verilme süresi gösterilir; mahkeme bu kararı tarafların görüşünü alarak verir (HMK m. 273). Etkili bir itirazın hazırlığı aslında bu aşamada başlar: sorulara katkı vermek ve gereken uzmanlık dalını (aktüer, makine mühendisi, elektrik mühendisi gibi) belirtmek, sonradan eksik bir raporla uğraşmayı önler. Rapor süresi üç ayı geçemez ve gerekçeyle en çok üç ay uzatılabilir; basit yargılama usulüne tabi işlerde bu süreler iki aydır (HMK m. 274/1).
İtiraz süresi ve mahkemeden istenebilecekler
Rapor, duruşma gününden önce taraflara tebliğ edilir (HMK m. 280). Taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde şunları isteyebilir (HMK m. 281/1):
- raporda eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması (ek rapor),
- belirsiz hususlarda bilirkişinin açıklama yapması,
- yeni bilirkişi atanması.
İtirazın iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvuran tarafa, sürenin bitiminden başlamak üzere bir defaya mahsus ve en çok iki hafta ek süre verilebilir (HMK m. 281/1, 7251 sayılı Kanunla eklenen cümle). Ek süre talebi, iki haftalık süre geçtikten sonra yapılamaz.
Mahkeme, taraf istemese de eksiklik veya belirsizliği gidermek için yeni sorularla ek rapor alabilir, bilirkişiyi duruşmada sözlü açıklamaya çağırabilir veya gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişiye inceleme yaptırabilir (HMK m. 281/2–3). Bilirkişilik Kanunu'na göre aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; eksiklik veya belirsizlik için ek rapor istenir (m. 3/7). Bu nedenle yeni bilirkişi talebi, mevcut raporun ek raporla düzeltilemeyecek ölçüde hatalı veya yetersiz olduğunu göstermelidir.
Süresinde itiraz etmemenin sonucu
Süresinde itiraz edilmeyen rapor, itiraz etmeyen taraf bakımından kesinleşir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 05.03.2024 tarihli, 2023/8083 E., 2024/2235 K. sayılı kararında, Hukuk Genel Kurulu'nun görüşüne atıfla, bir tarafın rapora itiraz etmemesiyle rapora itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu belirtmiştir. Buna göre bir taraf ilk rapora itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine alınan ikinci rapor itiraz edenin daha da aleyhine çıkarsa, mahkeme ilk rapora göre karar vermelidir. Somut olayda, hesap raporuna itiraz etmeyip talebini o rapora göre artıran davacıların, karşı tarafın itirazları üzerine alınan daha yüksek hesaplara dayanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Hâkim raporu yine de diğer delillerle birlikte değerlendirir (HMK m. 282) ve denetime elverişsiz bir raporu itiraz yapılmadığı için hükme esas almak zorunda değildir. Ancak süreyi kaçıran taraf, ek rapor veya yeni bilirkişi istemeyi bir hak olarak ileri süremez.
Etkili bir itirazın içeriği
"Rapor hatalıdır, kabul etmiyoruz" türünden genel itirazlar, ek rapor veya yeni bilirkişi kararı için çoğu zaman yetmez. İtiraz dilekçesi, raporun hangi bölümündeki hangi tespitin neden yanlış olduğunu göstermelidir. Uygulamada sonuç alan itiraz başlıkları şunlardır:
- Hesap hataları: yanlış ücret veya gelir esası, yanlış dönem, mükerrer veya unutulmuş kalem, hatalı faiz başlangıcı veya faiz türü, mahsup edilmesi gereken ödemelerin düşülmemesi. Hatalı kalemi gösterip doğru hesabı yanında vermek en ikna edici yoldur.
- Eksik inceleme: dosyaya sunulmuş bir belgenin, tanık beyanının veya keşifte görülen bir durumun raporda tartışılmaması; görevlendirme kararındaki sorulardan birinin cevapsız bırakılması.
- Dayanak ve yöntem: sonucun hangi veriye, ölçüme, emsale veya standarda dayandığının açıklanmaması; seçilen emsalin benzer olmaması; yöntemin gerekçesiz seçilmesi.
- Uzmanlık uyuşmazlığı: konunun gerektirdiği uzmanlık dalında olmayan bir bilirkişinin görevlendirilmesi, örneğin elektrik tesisatına ilişkin bir uyuşmazlıkta heyette elektrik mühendisi bulunmaması.
- Hukuki değerlendirme: bilirkişinin feshin haklı olduğu, zamanaşımının dolduğu veya davanın kabulü gerektiği gibi hukuki sonuçlara varması. Bu kısımlar hâkimi bağlamaz ve itirazda dikkate alınmamaları istenmelidir. Kusur oranının teknik tespiti bilirkişinin işi olabilir; bunun hangi hukuki sonuca bağlanacağı ise hâkime aittir.
- Çelişki: rapor ile diğer deliller veya dosyadaki başka raporlar arasındaki çelişki. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.
Dilekçenin sonunda ne istendiği açıkça yazılmalıdır: hangi sorular için ek rapor, hangi konularda sözlü açıklama ya da hangi uzmanlık dalından yeni bilirkişi veya heyet. Yeni bilirkişi gideri, delile dayanan tarafça mahkemenin verdiği kesin süre içinde avans olarak yatırılır; yatırılmazsa o delilden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324).
Uzman görüşü (taraf bilirkişisi)
Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir (HMK m. 293). Uygulamada "taraf bilirkişisi raporu" denilen bu görüş, bilirkişi raporundaki teknik hataları göstermenin en güçlü araçlarından biridir; özellikle aktüerya, mühendislik, tıp ve muhasebe konularında hâkimin teknik tartışmayı izlemesini kolaylaştırır.
- Uzman görüşü almak için ayrıca süre istenemez (HMK m. 293/1). Görüş, iki haftalık itiraz süresi içinde hazırlanacak şekilde planlanmalı, gerekiyorsa m. 281'deki ek süre istenmelidir.
- Hâkim, talep üzerine veya kendiliğinden uzmanın duruşmada dinlenmesine karar verebilir. Çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmeyen uzmanın raporu değerlendirmeye alınmaz (HMK m. 293/2–3).
- Uzman görüşü bilirkişi raporunun yerine geçmez; ancak hâkimin değerlendirmesi gereken bir delildir ve ek rapor veya yeni bilirkişi talebinin somut dayanağını oluşturur.
Bilirkişinin reddi, denetimi ve sorumluluğu
Hâkimler için öngörülen yasaklılık ve ret sebepleri (HMK m. 34, 36) bilirkişiler için de uygulanır; bilirkişinin aynı davada daha önce tanık olarak dinlenmiş olması ise ret sebebi değildir. Ret talebi, sebebin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır. Talep dosya üzerinden karara bağlanır; kabul kararları kesindir, ret kararlarına karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna gidilebilir (HMK m. 272).
Bilirkişiler, bölge adliye mahkemeleri bünyesindeki bilirkişilik bölge kurullarının listelerinden görevlendirilir ve bu kurullarca denetlenir. Tarafsızlık ve etik ilkelere aykırılık, raporun mazeretsiz olarak süresinde verilmemesi gibi durumlar için bölge kuruluna başvurulabilir; yaptırımlar uyarmadan listeden çıkarmaya kadar uzanır (Bilirkişilik Kanunu m. 13–14). Ancak bölge kurulu raporun özel veya teknik içeriğini denetleyemez; içeriğe yönelik başvurular incelenmeksizin reddedilir (m. 14/3–4). Raporun içeriğine itirazın yeri, davayı gören mahkemedir.
Kasten veya ağır ihmalle düzenlenmiş gerçeğe aykırı bir raporun hükme esas alınması yüzünden zarar gören, Devlete karşı tazminat davası açabilir. Dava, raporu esas alan ilk derece mahkemesinin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin hukuk dairesinde görülür; Devlet ödediği tazminat için bilirkişiye rücu eder (HMK m. 285–287). Bilirkişi ceza hukuku bakımından kamu görevlisidir (HMK m. 284) ve gerçeğe aykırı bilirkişilik ayrıca suçtur (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 276).
Ceza yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) göre bilirkişi, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme tarafından atanır. Hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz ve bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz (CMK m. 63, 67/3). Hukuk yargılamasından farklı olarak kanunda sabit bir iki haftalık süre yoktur:
- İnceleme tamamlandığında savcıya, katılana, şüpheli veya sanığa ve müdafiine, yeni bilirkişi incelemesi istemek veya itirazlarını bildirmek için süre verilir. İstem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m. 67/5).
- Taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; bunun için ayrıca süre istenemez. Mütalaayı hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi istenebilir (CMK m. 67/6, 68/3).
- Mahkeme bilirkişiyi duruşmada dinleyebilir ve ilgililerden biri isterse açıklama için çağırabilir (CMK m. 68/1).
- Hâkimin reddi sebepleri bilirkişi için de geçerlidir. Soruşturma evresinde savcının kabul etmediği ret istemini sulh ceza hâkimi inceler; reddi isteyen, nedenini ve dayandığı olguları göstermek zorundadır (CMK m. 69).
Ceza dosyasında da itirazın aynı nitelikte olması gerekir: yeni bilirkişi istemi, mevcut raporun yetersizliği somut olarak gösterildiğinde sonuç verir.
Sık sorulan sorular
İki haftalık süre ne zaman başlar?
Raporun taraf veya vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren işler (HMK m. 281/1). Raporu tebliğden önce dosyadan öğrenen tarafın, sürenin başlangıcı konusunda tartışma doğmaması için tebliği beklemeden itiraz etmesi güvenli bir yoldur.
Ek rapora da itiraz edilebilir mi?
Evet. Ek rapor da taraflara tebliğ edilir ve ona karşı da iki haftalık süre içinde itiraz edilmelidir. İlk rapora süresinde itiraz edilmemiş konuların ek rapor vesilesiyle yeniden açılması, usuli kazanılmış hak nedeniyle sonuç vermeyebilir.
Taraf bilirkişisi raporu mahkemeyi bağlar mı?
Hayır; mahkemenin bilirkişi raporu da dahil hiçbir rapor hâkimi bağlamaz (HMK m. 282). Uzman görüşünün değeri, bilirkişi raporundaki hatayı ne kadar somut gösterdiğine bağlıdır.
Bilirkişi ücretini kim öder?
Ücret, Adalet Bakanlığının her yıl güncellenen tarifesine göre belirlenir (HMK m. 283) ve delile dayanan tarafça avans olarak yatırılır (HMK m. 324). Yargılama sonunda giderler, kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m. 326).
Bilirkişi raporunu süresinde vermezse ne olur?
Mahkeme bilirkişiyi görevden alıp yerine başkasını görevlendirebilir, ücret ve masraf ödenmemesine karar verebilir ve bilirkişilik bölge kurulundan yaptırım uygulanmasını isteyebilir (HMK m. 274/2).
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 34, 36, 266–287, 293, 324, 326
- 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 3, 13, 14
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63–69
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 31
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 276
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.03.2024 tarihli, 2023/8083 E., 2024/2235 K. sayılı karar
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.