Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesine göre velayeti kendisine bırakılmayan ana veya baba, çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Bu süre içinde çocuğun bakımını üstlenen baba, tatilin nerede geçirileceğine makul ölçüde kendisi karar verebilir. Ancak TMK 324'e göre kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye sokuyorsa veya ebeveyn bu hakkı yükümlülüklerine aykırı kullanıyorsa, hâkim bu hakkı sınırlayabilir. TMK 183 de yeni olguların zorunlu kıldığı hâllerde hâkimin gerekli önlemleri alacağını düzenler.
Yurt dışı: Reşit olmayan çocuğun pasaport işlemlerinde kural olarak yasal temsilcinin, yani velayet sahibi olarak sizin muvafakatiniz aranır. Çocuğun pasaportu zaten varsa ve sizdeyse, teslim etmek zorunda değilsiniz. Kişisel ilişki kararında yurt dışına çıkış konusunda hüküm yoksa ve gerçek bir risk görüyorsanız, aile mahkemesinden çocuğun yurt dışına çıkarılmamasına ilişkin ihtiyati tedbir istemek en etkili yoldur. Bu tür kararlar sınır kapılarında uygulanabilmesi için ilgili sisteme işlenir.
Kaçırma hâlinde: Çocuk yurt dışına götürülüp geri getirilmezse, Türkiye'nin taraf olduğu 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında Adalet Bakanlığı aracılığıyla çocuğun iadesi istenebilir. Ancak bu süreç hem uzun hem de yıpratıcıdır; önleyici tedbir her zaman daha iyidir.
Ne yapmalısınız:
- Babadan tatil adresini, tarihlerini ve iletişim bilgilerini yazılı olarak isteyin.
- Somut bir kaçırma riski görüyorsanız (yurt dışında bağlantıları, tehditleri, geri dönmeme sözleri gibi) bunları belgeleyin.
- Çocuğun pasaportunu güvenli bir yerde saklayın.
- Aile mahkemesine başvurarak yurt dışına çıkış yasağı ve gerekirse kişisel ilişkinin bu yaz için yurt içiyle sınırlandırılmasını isteyin.