Hukuki dayanak: İş Kanunu'nun 32. maddesine göre ücret en geç ayda bir ödenir ve kural olarak banka hesabına yatırılır; ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıldır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesindeki genel ispat kuralı gereği borcunu ödediğini ileri süren işveren, ödemeyi banka dekontu, imzalı makbuz veya bordro gibi belgelerle kanıtlamak zorundadır. SGK kayıtlarında çalışmanız ve ücretiniz görünüyorsa, ödenmediğini ayrıca tanıkla ispat etmeniz beklenmez. Mahkemeler bu davalarda SGK hizmet dökümünü ve bankadan getirtilen hesap hareketlerini esas alır.
Dikkat etmeniz gerekenler:
- İşveren, sizin ihtirazi kayıt koymadan imzaladığınız bordroları sunarsa bunlar aleyhinize delil olabilir; avukatınızla birlikte değerlendirin.
- “Elden ödedik” savunmasına karşı hesap dökümünüzü ve maaşla ilgili yazışmalarınızı (WhatsApp, e-posta) sunun.
- İhtarname ve arabuluculuk son tutanağı, alacağınızı daha önce istediğinizi gösterir.
- Hiçbir delil kalmazsa son çare olarak işverene yemin teklif edilebilir.
- Ücreti 20 günden fazla ödenmeyen işçinin iş görmekten kaçınma hakkı (İş Kanunu 34), uzun süreli ödememede ise haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı hakkı da gündeme gelebilir.
Emsal: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2021 tarihli, 2021/7426 E., 2021/12940 K. sayılı kararında "Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir." denilmiştir. Yani maaşın ödendiğini işveren belgeyle kanıtlamak zorundadır; sizin ödenmediğini tanıkla ispat etmeniz gerekmez.
Ne yapmalısınız: Avukatınızdan bankaya ve SGK'ya müzekkere yazılmasını talep etmesini isteyin. Mevcut çalışanlar çekiniyorsa, işten ayrılmış eski çalışanları tanık olarak göstermeyi değerlendirin.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.