Uyuşmazlık
Kesin aciz belgesi verilmesi talebi reddedilmişken, karar gerekçesinde haciz tutanağının kesin aciz belgesi sayılması yirmi yıllık zamanaşımını uygulanabilir kılar mı? Borçlunun hacizli araç ve taşınmazı varken adresinde haczedilebilir eşya bulunmaması kesin aciz oluşturur mu? Bonoya dayalı kesinleşmiş takipte hangi işlemler üç yıllık zamanaşımını keser; dosyanın yenilenmesi ve tasarrufun iptali davası bu sonucu doğurur mu? İcra mahkemesi kararlarının takip hukuku bakımından kesin hüküm etkisi nedir ve borçlunun icranın geri bırakılması talebi kabul edilmeli midir?
Olayın özeti
Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu, takip kesinleştikten sonra üç yıllık zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasını istemiştir. Alacaklı, borçlunun adresindeki haciz tutanağının kesin aciz belgesi olduğunu ve yirmi yıllık sürenin uygulanacağını savunmuş; ancak borçlunun hacizli araç ve taşınmazı bulunduğu ve kesin aciz belgesi verilmesi talebinin kesinleşmiş kararla reddedildiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararını kaldırıp şikâyeti reddeden Bölge Adliye Mahkemesi, Özel Dairenin bozmasına direnmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Kesin aciz ve hüküm fıkrası: Kesinleşmiş icra mahkemesi kararıyla kesin aciz belgesi verilmesi talebi reddedilmişse, karar gerekçesinde haciz tutanağına kesin aciz niteliği verilmesi tek başına yirmi yıllık zamanaşımı uygulanmasını sağlamaz. Somut olayda borçlunun kayıtlı araç ve taşınmazı bulunduğundan haciz tutanağı kesin aciz belgesi sayılamaz; ayrıca esas olan hüküm fıkrasıdır ve aksi yöndeki gerekçe kendi içinde çelişkilidir.
2) Kesinleşmiş takipte zamanaşımı başvurusu: Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığını icra mahkemesinde süreye bağlı olmaksızın ileri sürebilir. Zamanaşımı, kesilme ve tatil iddiaları resmî belgelere dayanılarak incelenir; sonucuna göre icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
3) Bono zamanaşımı ve dava türleri: Uygulanacak 6762 sayılı TTK uyarınca bonoda zamanaşımı üç yıldır; kesilme nedenleri dava açılması, takip talebi, davanın ihbarı ve alacağın iflas masasına bildirilmesiyle sınırlıdır. Dava kavramı eda davalarını kapsar; istihkak, ortaklığın giderilmesi, kıymet takdirine itiraz, senet iptali ve tasarrufun iptali davaları süreyi kesmez, ancak borçlunun açtığı menfi tespit davasında alacaklının savunmalarını bildirmesi zamanaşımını keser.
4) Kesici işlemin kapsamı ve zamanı: Zamanaşımını kesen işlem yalnız hakkında yapıldığı kişi bakımından sonuç doğurur. Alacaklının takibin devamını sağlayan icra işlemiyle süre yeniden başlar; haciz talebi gibi bir işlem yapıldığında kesilme gerçekleşir ve icra memurunun ayrıca takip işlemi yapması aranmaz.
5) Kesin aciz belgesinin koşulları: Haczedilen bütün malların satış ve bedellerin paylaştırılması sonunda alacağını tamamen alamayan alacaklıya kesin aciz belgesi verilir. Hacizde hiçbir haczedilebilir mal bulunmadığını gösteren tutanak da kesin aciz belgesi yerine geçebilir; bunun için haciz adresi dışında da haczedilebilir mal bulunmamalıdır. Kesin aciz belgesi zamanaşımını keser ve belgeye bağlanan borç, borçluya karşı düzenleme tarihinden itibaren yirmi yılda zamanaşımına uğrar.
6) Geçici aciz belgesinin etkisi: Haczedilebilir mallar bulunmasına rağmen takdir edilen değerleri takip alacağını karşılamıyorsa haciz tutanağı geçici aciz belgesi niteliğindedir; gerçek karşılanma durumu ancak satış sonunda belli olur. Geçici aciz belgesinin tek sonucu alacaklıya tasarrufun iptali davası açma imkânı vermesidir.
7) İcra kararlarında kesin hüküm: İcra mahkemelerinin takip hukukuna ilişkin kararları genel mahkemelerde maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bununla birlikte aynı takipte veya aynı alacak için sonraki takipte, aynı taraflar ve aynı konu hakkında kesinleşmiş icra mahkemesi kararları sonraki icra mahkemesi kararları bakımından kesin hüküm teşkil edebilir.
8) Dosya yenileme ve geri bırakma: Takip dosyasının yenilenmesi talebi takibin ilerlemesini sağlayan bir icra işlemi olmadığından zamanaşımını kesmez. Somut olayda 26.09.2018 tarihli talepten sonra üç yıllık süreyi kesen ve takibi sürdürme iradesini gösteren işlem bulunmadığı için icranın geri bırakılması talebi kabul edilmelidir.
Sonuç
Kesin aciz belgesi bulunmadığı, haciz tutanağının da bu nitelikte olmadığı ve dosya yenileme talebinin üç yıllık zamanaşımını kesmediği kabul edilerek borçlunun icranın geri bırakılması talebinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Borçlu vekilinin temyiz itirazları kabul edilmiş ve Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire bozmasına uyulmaması nedeniyle direnme kararı bozulmuştur. Temyiz peşin harcının istek hâlinde iadesine ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 33/a
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 71/2
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 105/1
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 143/1
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 143/6
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 170/b
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 364/2
- 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 661
- 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 662
- 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 663
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 19. HD. 2016/3568 E. 2016/6425 K. 12.04.2016 T.İİK'nın 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında genel mahkeme mi, Asliye Ticaret Mahkemesi mi…
- Yargıtay 11. HD. 2023/5228 E. 2023/6468 K. 06.11.2023 T.İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi uyarınca üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, tarafların tacir olması, temel ilişkinin ticari nitelik…
- Yargıtay 3. HD. 2023/1715 E. 2023/3812 K. 19.12.2023 T.İcra dosyasındaki takip borçlusuna tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu m. 39 uyarınca usulsüz olup olmadığı ve usulsüz tebligat durumunda…
- Yargıtay 19. HD. 2007/10457 E. 2008/4166 K. 18.04.2008 T.Menfi tespit davasının reddi halinde borçlu aleyhine icra tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibi yapmış olması ve tedbirin infaz edilmiş…
- Yargıtay 13. HD. 2013/2534 E. 2013/17312 K. 24.06.2013 T.Taksitli ev eşyası satışında her taksit için ayrı senet yerine her sözleşme için bir senet düzenlenmesi TKHK'nın 6/A maddesine uygun mudur? Tüketici satışına…