Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 220. maddesi, bir eşin miras yoluyla ya da başka bir karşılıksız kazanma yoluyla edindiği malvarlığı değerlerini kişisel mal olarak sayar. Buna karşılık 219. maddeye göre "kişisel malların gelirleri" edinilmiş maldır. Yani kayınpederinizden kalan dairelerin kendisi paylaşıma girmez, ama bu dairelerden toplanan kiralar, bunlarla alınan araç ya da birikim gibi değerler tasfiyede hesaba katılır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK 225); tasfiye, o tarihte mevcut edinilmiş mallar üzerinden yapılır. Eşinizin katılma alacağınızı azaltmak amacıyla yaptığı devirler ve dava tarihinden önceki bir yıl içinde rızanız dışında yaptığı bağışlar da hesaba eklenir (TMK 229). Vekâletin kayınvalidenizde olması sonucu değiştirmez; gelir hukuken eşinize aittir.
Emsal: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2024 tarihli, 2022/10152 E., 2024/515 K. sayılı kararında, evlilik içinde satın alınmış görünse de bedeli kayınpeder tarafından ödenen daire için açılan katılma alacağı davasında, "dava konusu taşınmazın, davalının karşılıksız kazandırma yoluyla edindiği kişisel malı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir" tespiti onanmıştır. Miras ve bağış yoluyla gelen mallar bu nedenle tasfiye dışında kalır.
Ne yapmalısınız:
- Mirasın intikal tarihini, taşınmazların tapu kayıtlarını ve kira sözleşmelerini mümkün olduğunca belgeleyin; kira gelirlerinin hangi hesaba yattığını tespit ettirin.
- Boşanma davasını yurt dışında açarsanız mal rejimine hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrıca belirlenir; iki tarafın da Türk vatandaşı olması hâlinde Türk hukuku esas alınır, ancak bulunduğunuz ülkedeki rejimle farklar olabilir.
- Katılma alacağı davası boşanma davasından ayrı açılır ve boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir; dava öncesinde tedbir istenebilir.
Miras mallarının kendisine değil, bu mallardan evlilik içinde elde edilen gelire odaklanan bir talep hazırlamanız daha gerçekçi olacaktır.