Hukuki durum: Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesine göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; yani suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmak gerekir. Kandırılarak bilgi veren kişi kural olarak fail değil mağdurdur. Size yapılan davranış ise bilişim sistemleri ve banka araçları kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) ile kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) suçlarını oluşturabilir. Asıl sorun şudur: Adınıza açılmış bir hesaba dolandırıcılık parası yatarsa savcılık önce hesap sahibine, yani size ulaşır. O anda elinizde önceden yapılmış bir şikâyetin bulunması, iyi niyetinizi gösteren en güçlü belge olur.
Ne yapmalısınız:
- Yazışmaların, profil adının, IBAN'ın ve gönderdiğiniz paranın dekontunun ekran görüntülerini saklayın.
- Cumhuriyet savcılığına giderek ya da e-Devlet üzerinden suç duyurusunda bulunun; kimlik bilgilerinizin kandırılarak alındığını ve adınıza hesap açılmış olabileceğini açıkça yazın.
- Adı geçen elektronik para kuruluşuna yazılı başvurup adınıza açılmış hesap varsa kapatılmasını ve kayıtların saklanmasını isteyin.
- e-Devlet'te adınıza kayıtlı telefon hatlarını kontrol edin; tanımadığınız hat varsa operatöre bildirin. Kredi kayıt raporunuzdan adınıza kredi veya kart çıkarılıp çıkarılmadığına bakın.
- Kimlik kartınızın fotoğrafı başkasının elinde olduğu için nüfus müdürlüğünden kartınızı yenilemeniz yararlı olur.
Gönderdiğiniz küçük tutar önemli değildir; asıl risk kimliğinizin başka işlemlerde kullanılmasıdır. Bir gün ifadeye çağrılırsanız bu belgelerle birlikte gidin ve mümkünse bir avukattan destek alın.