Hatalı tedavide tedavi gideri, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması nasıl hesaplanır; belirsiz alacak davası kaldırıldıktan sonra talep artırımı ve faiz kuralları.
Hatalı tedavi nedeniyle bedensel zarara uğrayan hasta, hekimin veya hastanenin sorumluluğu ispatlandığında hem manevi hem maddi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat, hastanın malvarlığında meydana gelen gerçek kaybı karşılar; bu nedenle "ne kadar istenebilir" sorusunun cevabı, her kalemin ayrı ayrı belgelendirilmesine ve doğru hesaplanmasına bağlıdır.
Bu yazıda, özel hastane veya muayenehane kaynaklı davalarda da kamu hastanesine karşı açılan tam yargı davalarında da kullanılan maddi tazminat kalemleri, hesap yöntemi, talep sonucunun nasıl yazılacağı ve faiz konuları ele alınmaktadır. Sorumluluğun kurulması (kusur, illiyet bağı, aydınlatılmış onam) ayrı yazıların konusudur.
Hukuki dayanak
Bedensel zararın kapsamı Türk Borçlar Kanunu'nda sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (6098 sayılı TBK m. 54). Hasta ile hekim veya özel hastane arasındaki ilişki vekâlet sözleşmesine dayansa da haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık hâllerine kıyasen uygulanır (TBK m. 114/2). Bu zararlar Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz (TBK m. 55/1). Kamu hastanesine karşı açılan davalarda da aynı hesap kuralları uygulanır (TBK m. 55/2).
Tedavi giderleri
Düzeltici ameliyatlar, ilaç, fizik tedavi, protez, ortez, yol ve refakat giderleri bu kalemdedir. Fatura, reçete ve ödeme belgeleri saklanmalıdır. Uygulamada belge sunulmayan tedavi gideri talepleri reddedilebilmektedir. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını gözeterek miktarı hakkaniyete uygun belirleyebilir (TBK m. 50/2); ancak bu imkân, giderin hiç yapıldığının gösterilmediği durumların yerini tutmaz. Sosyal güvenlik kurumunca karşılanan giderler hastanın cebinden çıkmadığı için ayrıca istenemez.
Kazanç kaybı ve geçici iş göremezlik
Hatalı tedaviden sonra hastanın çalışamadığı dönemdeki gelir kaybı, geçici iş göremezlik zararı olarak istenir. Süre, adli tıp veya üniversite raporuyla; gelir ise bordro, SGK kayıtları ve vergi beyannamesiyle ispatlanır. Gerçek gelir belgelenemiyorsa mahkemeler meslek odalarından emsal ücret araştırması yapar; o da yoksa asgari ücret esas alınır.
Sürekli iş göremezlik: maluliyet oranı ve aktüerya hesabı
En yüksek tutarlı kalem genellikle kalıcı maluliyetten doğan çalışma gücü kaybıdır. Hesap iki aşamalıdır:
- Maluliyet oranı: Olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu veya üniversite adli tıp anabilim dalından alınan raporla belirlenir. Hastanın kendi aldığı sağlık kurulu raporu tek başına yeterli sayılmaz.
- Aktüerya hesabı: Hesap bilirkişisi; hastanın yaşı, geliri, bakiye ömrü, aktif çalışma süresi, kusur oranı ve maluliyet oranını kullanarak gelecekteki kayıpların bugünkü değerini bulur. Hayat tablosu, hesap yöntemi ve iskonto oranı tazminatı doğrudan etkiler; rapora itiraz ederken bu parametreler tek tek denetlenmelidir.
Çocuklarda maluliyetin son hâli yıllar sonra netleşebilir. Bedensel zararın kapsamı karar sırasında tam belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir (TBK m. 75).
Bakıcı gideri
Hasta başkasının sürekli bakımına muhtaç kalmışsa bakıcı gideri ayrıca hesaplanır. Bakım ihtiyacının varlığı ve süresi tıbbi bir konudur; raporlar çelişkiliyse çelişki yeni bir uzman raporuyla giderilmelidir. Bakımın aile üyelerince evde yapılması, bakıcı giderinin istenmesine engel değildir; Yargıtay bu durumda hakkaniyet indirimi yapılmamasını onaylamıştır.
Ekonomik geleceğin sarsılması
Maluliyet oranı düşük kalsa bile, örneğin yüzde kalıcı iz veya belirli bir mesleği yapamama hâlinde, hastanın meslekte ilerleme ve iş bulma şansı azalabilir. Bu kayıp, çalışma gücü kaybından ayrı bir kalem olarak talep edilebilir (TBK m. 54/4); somut olgularla açıklanması gerekir.
Talep sonucu: belirsiz alacak davası kaldırıldı
Malpraktis davalarında yıllarca kullanılan belirsiz alacak davası (HMK m. 107), 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılmış davalarda madde uygulanmaya devam eder (7589 s. Kanun geçici m. 1/10). Yeni davalarda yol, kısmi davadır:
- Talep konusu bölünebildiği için alacağın bir kısmı dava edilebilir; kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava feragat anlamına gelmez (6100 sayılı HMK m. 109/1 ve 3).
- Alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
Bu nedenle dava dilekçesinde "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" kayıtlı kısmi talepte bulunmak ve tek artırım hakkını aktüerya raporundan sonra kullanmak gerekir. Artırım hakkı tek seferliktir; ek rapor beklenecekse acele edilmemelidir.
Faiz
Haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer (TBK m. 117/2). Faiz oranı, sözleşmede belirlenmemişse 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca belirlenen kanuni faizdir (7589 s. Kanunla değişik; 31.07.2026 itibarıyla yıllık %31). Yargıtay, olay tarihinden faiz yürütülmesini kabul etmektedir; ancak güncel ücret verileriyle yapılan hesaba ayrıca olay tarihinden faiz işletilmesinin "çifte güncelleme" olduğu daire içinde de tartışılmaktadır.
Kanun koyucu bu tartışmaya 7589 sayılı Kanunla müdahale etmiştir: Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatında, kazancın bilindiği döneme ilişkin tutara olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden kanuni faiz işletilir; tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler oransal olarak mahsup edilir (TBK m. 55/3-4). Bu kural yalnızca 31.07.2026'dan sonra meydana gelen zarar doğuran olaylara uygulanır (7589 s. Kanun geçici m. 1/9).
Sık yapılan hatalar
- Maluliyet oranını hastanın kendi aldığı raporla kanıtlamaya çalışmak.
- Bilirkişi raporundaki gelir, hayat tablosu ve kusur oranına süresinde itiraz etmemek.
- Tedavi belgelerini toplamamak.
- HMK m. 109/4'teki artırım hakkını erken ve eksik kullanmak.
Emsal kararlar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.04.2026, 2025/4876 E., 2026/2360 K. Doğum sırasında fetal izlemde hipoksi bulgularına rağmen bebeğin geç doğurtulması nedeniyle çocukta kalıcı hasar oluşmuştu. İlk derece mahkemesi, Adli Tıp Üst Kurulu bakıcı ihtiyacı bulunmadığını bildirdiği hâlde, çocuğu duruşmada dinleyerek ömür boyu bakıcı ihtiyacını kendi gözlemiyle kabul etmiş ve bakıcı gideri dahil tazminata hükmetmişti. Daire, maluliyet ve bakım ihtiyacının özel ve teknik bilgi gerektirdiğini belirterek kararı bozdu: “Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.” Karar, bakıcı gideri talebinin mutlaka uzman raporuna dayandırılması gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 05.05.2026, 2025/5275 E., 2026/2799 K. Prematüre doğan ikiz bebeklerde göz hastalığı evresinin yanlış değerlendirilmesi ve sevkin gecikmesi sonucu görme yetisi tamamen kaybedilmişti. Daire; güncel asgari ücret üzerinden yapılan maluliyet ve bakıcı gideri hesabını yerinde buldu, bakımın ailece üstlenilmesi nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmamasını onadı ve belirsiz alacak davası olarak açıldığı için ıslahla artırılan kısım dahil tazminatın tamamına ihlal tarihinden faiz yürütülmesine hükmetti. Karşı oy, güncel verilerle hesap yapıldığında faizin rapor tarihinden başlaması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 12.05.2026, 2026/1442 E., 2026/2957 K. Böbrek ameliyatı sırasında bağırsak yaralanması komplikasyon sayılmış, ancak şiddetli karın ağrısı olan hastanın görüntüleme yapılmadan taburcu edilmesi özen eksikliği kabul edilmişti. Kazanç kaybı, davalıların bordrodaki düşük ücrete dayanan itirazına rağmen emsal ücret araştırmasıyla hesaplandı; zararın kapsamı sonradan alınan raporla öğrenildiği için artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı kabul edildi ve hüküm esas yönünden onandı.
Sık sorulan sorular
Bakıcı tutmadım, ailem bakıyor; bakıcı gideri isteyebilir miyim?
Evet. Bakım ihtiyacı uzman raporuyla belirlenmişse, bakımın aile içinde karşılanması talebi ortadan kaldırmaz; hesap genellikle asgari ücret üzerinden yapılır.
Yeni açacağım davada belirsiz alacak davası açabilir miyim?
Hayır. HMK m. 107, 31.07.2026'dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Kısmi dava açıp tahkikat sonuna kadar bir defa talep artırımı yapabilirsiniz (HMK m. 109/4).
Maluliyetim ileride artarsa ne olur?
Zararın kapsamı karar sırasında belirlenemiyorsa mahkemeden, hükmü kesinleşmeden itibaren iki yıl içinde değiştirme yetkisini saklı tutmasını isteyebilirsiniz (TBK m. 75).
SGK'dan aldığım gelir tazminattan düşülür mü?
Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler tazminattan indirilemez (TBK m. 55/1). Hangi ödemenin bu kapsamda olduğu aktüerya raporunda ayrıca gösterilmelidir.
Dayanak mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 51, 52, 54, 55 (7589 s. Kanunla eklenen 3. ve 4. fıkralar dahil), 75, 76, 114, 117
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 (7589 s. Kanunla mülga), m. 109, m. 266
- 7589 sayılı Kanun geçici m. 1/9 ve 1/10 (RG 31.07.2026)
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1
- Yargıtay 3. HD, 20.04.2026, 2025/4876 E., 2026/2360 K.
- Yargıtay 3. HD, 05.05.2026, 2025/5275 E., 2026/2799 K.
- Yargıtay 3. HD, 12.05.2026, 2026/1442 E., 2026/2957 K.
Yazar hakkında
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.
Bu konudaki diğer makaleler
- Hatalı tedavi sonucu ölümde destekten yoksun kalma ve diğer taleplerTıbbi Malpraktis26 Ekim 2026
- Hatalı tedavide manevi tazminat: hasta ve yakınlarının haklarıTıbbi Malpraktis24 Ekim 2026
- Hastane enfeksiyonları ve sterilizasyon eksikliğinde sorumlulukTıbbi Malpraktis28 Ekim 2026
- Tıbbi kötü uygulama zorunlu mali sorumluluk sigortasıTıbbi Malpraktis28 Ekim 2026
- Diş hekimliğinde hatalı tedavi: implant, kanal ve diş çekimiTıbbi Malpraktis27 Ekim 2026
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.