Hukuki dayanak: Anayasa'nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirtir. Kamuya açık bir parktaki ekipmanın bakımsız bırakılması bir idari eylemdir; bundan doğan zarar için idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, idari eylem nedeniyle zarar gören kişi, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde önce ilgili idareye başvurmalıdır. İdare talebi reddederse ya da süresinde cevap vermezse, idare mahkemesinde dava açma süresi (genel olarak altmış gün) içinde dava açılır.
Süre meselesi: Kaza iki yıl önce olduğu için bir yıllık başvuru süresinin dolmuş olması ciddi bir risktir. Bununla birlikte sürenin başlangıcı her olayda ayrıca değerlendirilir. Örneğin tedaviniz uzun sürdüyse ve kalıcı sakatlık oranınız ancak sonradan bir sağlık kurulu raporuyla belli olduysa, zararın tam olarak öğrenildiği tarihin bu rapor tarihi olduğu savunulabilir. Bu bir hak garantisi değildir, ama denemeye değer bir argümandır.
Aletin bakımı ihale ile özel bir firmaya verilmişse, o firmaya karşı adli yargıda haksız fiil tazminatı da gündeme gelebilir. Bu yolda da zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıllık zamanaşımı vardır (TBK 72), yani o süre de dolmak üzeredir.
Ne yapmalısınız:
- Hastane kayıtlarınızı, ilk müdahale raporunu ve varsa olay yerinin fotoğraflarını toplayın.
- Kalıcı iş gücü kaybınızı gösteren bir sağlık kurulu raporu alın.
- Vakit kaybetmeden belediyeye yazılı başvuru yapın ve evrak kayıt numarasını alın.
- Aletin bakımını kimin yaptığını öğrenmek için bilgi edinme başvurusunda bulunun.
Süre konusu belirleyici olduğu için başvuruyu yapmadan önce dosyanızı bir idare hukuku avukatına değerlendirtmenizi öneririm.