Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya işleyişinde ortaya çıkan aksaklık nedeniyle idarenin kişilere verdiği zarardan sorumlu tutulmasını sağlayan idari sorumluluk esasıdır. Kusur belirli bir görevliye değil, hizmetin kendisine yüklenir; bu nedenle zararı doğuran görevlinin kim olduğunun tespit edilememesi sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Dayanak
Anayasa'nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. 129. maddeye göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. Tazminat, İYUK'un 2. maddesinde tanımlanan tam yargı davasıyla istenir.
Görünüm biçimleri
- Hizmetin kötü işlemesi: Hizmetin gereği gibi yürütülmemesi; örneğin yanlış tedavi veya yetersiz gözetim.
- Hizmetin geç işlemesi: Makul sürede yerine getirilmemesi; örneğin ameliyat veya sevkin gecikmesi.
- Hizmetin hiç işlememesi: Gerekli personel, cihaz veya organizasyonun hiç bulunmaması.
Bazı durumlarda idare, kusur aranmaksızın risk veya sosyal risk ilkelerine göre de sorumlu tutulabilir.
Kişisel kusurdan farkı
Görevlinin görevini yaparken işlediği kusur nedeniyle doğan zararlarda dava görevliye değil idareye karşı açılır; idare ödediği tazminat için kusurlu görevliye rücu edebilir. Sağlık alanında bu kural Hasta Hakları Yönetmeliği'nde de tekrarlanmıştır: Kamu kurumundaki personel aleyhine doğrudan dava açılamaz. Özel hastanelerdeki zararlar ise adli yargıda genel hükümlere göre ileri sürülür.
Başvuru ve dava süreleri
- Eylemden doğan zararlarda: Eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulur. İstemin reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava açma süresi (genel olarak altmış gün) içinde dava açılır.
- İşlemden doğan zararlarda: İptal ve tam yargı davaları birlikte açılabilir ya da önce iptal davası açılıp karar üzerine süresi içinde tam yargı davası açılabilir.
İdari eylemlerden doğan bedensel zarar ve ölüm tazminatının hesabında da Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Uygulamada dikkat edilecekler
İdareye başvuruda maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilmeli, hasım idare doğru belirlenmelidir. Sürelerin kaçırılması davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir.
İlgili kavramlar
- Tam yargı davası
- Kusursuz sorumluluk
- İdarenin personele rücuu
- Kişisel kusur
- Manevi tazminat
Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125, 129
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2, 7, 12, 13
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 55
- Hasta Hakları Yönetmeliği, m. 43, 46
Yorumlar (0)
Bu maddeye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu maddeyle ilişkilendirilerek yayımlanır.