İtiraz süreci ve sonuçları bakımından İcra ve İflas Kanunu belirli kurallar öngörmüştür. İİK m. 62 uyarınca, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun itiraz ettiği kısmın sebebini ve miktarını açıkça göstermesi zorunludur; miktar rakamsal olarak net bir şekilde belirtilmezse yasa gereği hiç itiraz edilmemiş sayılır. Ayrıca yine bu madde uyarınca itiraz dilekçesinde yurt içinde bir adres belirtmeniz gerekmektedir. İİK m. 66 hükmüne göre ise süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; fakat borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilmişse takip, kabul ettiğiniz miktar için yürümeye devam eder ve bu kısım üzerinden haciz yapılabilir.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/592, K. 2021/2196, T. 22.12.2021 tarihli kararında; borçlunun icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borcun belirli bir kısmının ödendiğini belirterek itiraz edilen tutarı açıkça ifade etmesi durumunda, geçerli bir kısmi itirazın varlığının kabul edileceğini belirtmiştir.
Bu doğrultuda izlemeniz gereken adımlar ve hazırlamanız gerekenler şunlardır:
- Banka dekontu, hesap ekstresi veya alacaklıdan alınmış imzalı tahsilat makbuzu gibi ödemeyi kanıtlayan belgeleri temin edin ve dilekçenize ekleyin.
- Dilekçenizde icra dairesinin adını, dosya esas numarasını ve güncel tebligat adresinizi belirtin.
- Dilekçe metninde genel ifadeler kullanmaktan kaçının; ödediğiniz tutarı ve itiraz ettiğiniz kısmı "... TL tutarındaki kısmı daha önce ödediğimden bu miktara ve ferilerine itiraz ediyorum, geriye kalan ... TL borcu kabul ediyorum" şeklinde net rakamlarla yazın.
- Tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süreyi geçirmeden dilekçenizi icra dairesine teslim edin ve dilekçenizin alındığına dair tarih ve sayı içeren onaylı bir evrak alın. Farklı bir şehirdeyseniz, işlemi en yakın icra dairesi aracılığıyla muhabere yoluyla da yapabilirsiniz.
Takibin ve yapılacak işlemlerin kesin sonucu, ödemenin takip tarihinden önce mi sonra mı yapıldığına ve sunduğunuz belgelerin somut olaya uygunluğuna göre değişiklik gösterebilir.