Uyuşmazlık
İstihkak davasında geçerli haczin bulunması dava şartı mıdır ve bu şart yargılamanın hangi aşamalarında kendiliğinden incelenir? Ödeme emri tebliğ edilmemiş, takip kesinleşmemiş ve alacaklı ihtiyati hacizden vazgeçmişse davanın hangi nedenle reddedilmesi gerekir?
Olayın özeti
Üçüncü kişi, haczedilen malların kendisine ait olduğunu ve işyeri devri bulunmadığını ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını istemiş; yerel mahkeme muvazaalı işyeri devri ve devralanın borçlardan sorumluluğu gerekçeleriyle davayı reddetmiştir. Dairenin incelemesinde ödeme emri tebligatının iade edildiği, takibin kesinleşmediği ve alacaklının ihtiyati hacizden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Geçerli haciz dava şartı: İstihkak davasında geçerli bir haczin bulunması dava şartıdır. Bu şart, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
2) Haciz yokluğunda davanın reddi: Ödeme emri tebligatının iade edildiği, takip dosyasında borçluya yapılmış tebligat bulunmadığı, takibin kesinleşmediği ve alacaklının ihtiyati hacizden vazgeçtiği somut olayda geçerli haciz bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle istihkak davasının ön koşul yokluğundan reddedilmesi gerekir.
3) Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi: Geçerli haciz bulunmamasına dayalı bozma nedeniyle üçüncü kişinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. Yerel mahkemenin muvazaalı işyeri devri ve devralanın borçlardan sorumluluğu hakkındaki gerekçeleri bu kararda esastan değerlendirilmemiştir.
4) Karar düzeltme ve harç iadesi: Tarafların, Daire ilamının tebliğinden itibaren on gün içinde karar düzeltme isteminde bulunabileceği belirtilmiştir. Peşin harcın, istem üzerine temyiz edene iadesine karar verilmiştir.
Sonuç
Davacı üçüncü kişinin temyiz itirazları kabul edilerek hüküm, geçerli haciz bulunmadığından davanın ön koşul yokluğuyla reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem üzerine iadesine ve ilamın tebliğinden itibaren on gün içinde karar düzeltme istenebileceğine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- İİK 96 ve devamı
- İİK 366
- İİK 366/3
- HUMK 428
- Borçlar Kanunu
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 17. HD. 2009/5134 E. 2009/7728 K. 19.11.2009 T.Ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılan hacizde mülkiyet karinesi kimin yararınadır ve üçüncü kişi hangi hususu kanıtlamalıdır? Takip kesinleşmeden…
- Yargıtay 8. HD. 2016/12710 E. 2019/9354 K. 22.10.2019 T.İhtiyati haciz, icra takip işlemi mi yoksa tedbir niteliğinde bir işlem midir? İcra dairesinin yetkisizliğine karar verilmesi ihtiyati haczin kaldırılmasını…
- Yargıtay 8. HD. 2016/20357 E. 2018/19730 K. 05.12.2018 T.Haciz adresinin borçlunun şube kaydından borcun doğumundan önce terkin edilmesi, hacizde borçluya ait evrak bulunmaması, üçüncü kişinin boş işyerini…
- Yargıtay 8. HD. 2014/2585 E. 2015/7922 K. 08.04.2015 T.Borçlunun hazır bulunduğu ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılan hacizde mülkiyet karinesi kimin lehinedir? Borcun doğumundan sonra düzenlenen ve…
- Yargıtay 8. HD. 2016/6033 E. 2019/1413 K. 13.02.2019 T.Borcun doğumundan sonra adresten ayrılan borçlu ile aynı adreste ve aynı alanda kurulan üçüncü kişi şirket arasındaki mülkiyet karinesinin kime ait olduğu ve…