Ceza hukuku açısından: Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinin üçüncü fıkrası, kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmadan hukuka aykırı olarak "alenen" ifşa eden kişiyi cezalandırır. Belirleyici olan aleniyettir: Mesajların sosyal medyada paylaşılması ya da belirsiz sayıda kişinin görebileceği biçimde yayılması bu unsuru karşılayabilir; birkaç akrabaya özelden gönderilmesi ise çoğu zaman bu eşiği aşmaz. Bu suç şikâyete bağlıdır (TCK m. 139); şikâyet, fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Hukuk açısından: Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya karşı koruma sağlar. Özel yazışmalarınızın sizi çevrenizde küçük düşürmek amacıyla dolaştırılması kişilik hakkı ihlali sayılabilir; bu durumda saldırının durdurulmasını ve manevi tazminat isteyebilirsiniz.
Dikkat etmeniz gerekenler:
- Mesajların içeriği belirleyicidir. Hakaret ya da tehdit içeren mesajlar sizin aleyhinize de delil olarak kullanılabilir; dava açmadan önce bunu tartın.
- Paylaşımın kimlere, nasıl ve ne zaman yapıldığını ekran görüntüleri ve tanıklarla belgeleyin.
- Bir boşanma süreci gündemdeyse, bu davranışı o dosyada kusur değerlendirmesinde de ileri sürebilirsiniz.
Ne yapmalısınız: Elinizdeki delilleri toparlayıp altı aylık şikâyet süresini kaçırmadan bir avukata danışın. Çoğu durumda tazminat davası, sonucu belirsiz bir ceza şikâyetinden daha gerçekçi bir yoldur.