Hukuki dayanak: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a göre tedbir kararlarına karşı, tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. Karara uyulmaması hâlinde ise, iddiaların doğru olup olmadığına bakılmaksızın zorlama hapsi uygulanabilir. Bu yüzden karar ne kadar haksız görünse de yürürlükte olduğu sürece hükümlerine uymanız gerekir.
Boşanma davasındaki etkisi: Koruma kararı tek başına kusur ispatı değildir. Hâkim, tarafların iddialarını tanık, mesaj, rapor gibi delillerle değerlendirir. Siz boşanmak istemeseniz bile, ortak hayatın temelinden sarsıldığı ispatlanırsa mahkeme boşanmaya karar verebilir (TMK 166). Ancak kusurun kimde olduğu, nafaka ve tazminat gibi sonuçları doğrudan etkiler; bu yüzden asılsız iddiaları dilekçenizde tek tek ve açıkça inkâr etmelisiniz.
İftira konusu: Biri, bir suçu işlemediğinizi bildiği hâlde hakkınızda soruşturma başlatılması için yetkili makamlara suç isnat ederse, bu TCK 267 kapsamında iftira suçunu oluşturabilir. Ancak bunun için iddiaların bilerek uydurulduğunun gösterilmesi gerekir; dava dilekçesindeki iddialar ispatlanamadı diye her durumda iftira oluşmaz.
Ne yapmalısınız:
- Tedbir kararını dikkatle okuyun; uzaklaştırma veya iletişim yasağı varsa eksiksiz uyun.
- Tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine gerekçeli itiraz dilekçesi verin; iddiaları çürüten mesaj, tanık ve belgeleri ekleyin.
- Boşanma davasındaki cevap dilekçesi süresini kaçırmayın; tüm iddialara karşı delillerinizi bildirin.
- Eşinizle doğrudan iletişim kurmayın; iletişimi avukatlar aracılığıyla yürütün.
İki haftalık itiraz süresi kısa olduğundan, tebligat tarihini not edip itiraz dilekçenizi hemen hazırlamanızı öneririm.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.