Hukuki çerçeve: Anayasa'nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Trafik ışığı hukuka uygun bir işlem olsa bile idare hukukunda, kamu yararı için yürütülen bir faaliyetin belirli kişilere yüklediği özel ve olağandışı fedakârlıkların karşılanması (kusursuz sorumluluk) kabul edilir. Bu tür talepler idare mahkemesinde tam yargı davası olarak görülür. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre, idari eylemden zarar gören kişi, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde önce ilgili idareye başvurmalı; başvuru reddedilir ya da kanuni süre içinde cevaplanmazsa süresinde dava açmalıdır.
Dikkat edilmesi gerekenler: Işığı hangi idarenin kurduğu önemlidir. Şehir içi yollarda bu kararlar genellikle büyükşehir veya ilçe belediyesince, devlet yollarında ise Karayolları tarafından alınır; başvurunun doğru idareye yapılması gerekir. Mahkemeler ayrıca ciro kaybının başka sebeplerden (yeni açılan bir market, genel ekonomik durum) değil, doğrudan bu düzenlemeden kaynaklandığının bilirkişi incelemesiyle ortaya konmasını ister.
Ne yapmalısınız:
- Işıktan önceki ve sonraki dönemin vergi beyannamelerini, Z raporlarını ve ciro kayıtlarını bir dosyada toplayın.
- Dükkânın önünün eski ve yeni hâlini gösteren fotoğraflar çekin; müşterilere yazılan cezaların örneklerini saklayın.
- İlgili idareye dilekçe verip hem park cebi ya da yükleme-boşaltma noktası yapılmasını hem de zararınızın karşılanmasını isteyin; evrak kayıt numarasını saklayın.
- Talebiniz reddedilir ya da cevapsız kalırsa, dava süresini kaçırmamak için idare hukuku alanında çalışan bir avukatla görüşün.
Davanın sonucu konusunda kesin bir söz verilemez; ancak süresinde ve belgeli yapılmış bir başvuru hem tazminat hem de yol düzenlemesi açısından elinizi güçlendirir.