Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesine göre taşınmaz satışı ve satış vaadi ancak resmî şekilde (tapu ya da noter önünde) yapılırsa geçerlidir. Elden imzalanan sözleşme hükümsüzdür; bu nedenle içindeki cezai şart ve kapora kaydı da hüküm doğurmaz, taraflar yalnızca verdiklerini geri isteyebilir. Paylı mülkiyette her paydaş yalnızca kendi payı üzerinde tasarruf edebilir; arsanın tamamının satışı için bütün paydaşların rızası gerekir. Bir paydaş payını üçüncü kişiye satarsa, Kanun'un 732. maddesi size önalım hakkı tanır; bu hakkı satışın size bildirilmesinden itibaren üç ay, her hâlde iki yıl içinde kullanabilirsiniz.
Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.05.2024 tarihli, 2023/501 E., 2024/241 K. sayılı kararında, şekle aykırı sözleşme için "geçersiz sözleşmede taraflar sözleşmeye dayalı hak ve borç iddiasında bulunamayacağından sözleşmedeki cezai şart veya sözleşmeye bağlı fer'î taleplerin de kabul edilemeyeceğinde tereddüt olmamalıdır" denilmiştir.
Ne yapmalısınız:
- Hiçbir belge imzalamayın, kapora kabul etmeyin; baskı içeren mesajları saklayın.
- Diğer hissedarlar paylarını tapuda devrederse önalım hakkınızı süresinde kullanmak için tapu kaydını takip edin.
- Alıcı paydaş olup ortaklığın giderilmesi davası açarsa önce zorunlu arabuluculuk aşaması gelir; burada aynen taksim ya da payınızı makul bedelle satma seçeneklerini görüşebilirsiniz. Satış kararı verilirse ihaleye siz de katılabilirsiniz.
Size gelen tazminat tehdidinin hukuki dayanağı yoktur; yine de sözleşme metnini bir avukata göstererek diğer hissedarların durumunu da birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.