Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrasına göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. İkinci fıkra, davalıya itiraz hakkını yalnızca davacının kusuru daha ağırsa tanır; bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya yine karar verilebilir. Eşinizin ailesinin evliliğe müdahalesine göz yumması ve sizi baba evinize bırakıp gitmesi, tanıklarla ispatlanırsa ona yüklenebilecek kusurlardır.
Emsal: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2025 tarihli, 2024/8376 E., 2025/1042 K. sayılı kararında, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığının ve bunun belirlenmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle davanızda eşinizin somut kusurlarını tanık ve belgelerle ortaya koymanız belirleyicidir.
Tedbir nafakası: Mahkemenin bağladığı tedbir nafakası dava süresince ödenmek zorundadır. Başlattığınız icra takibine ek olarak, nafaka kararına uymayan borçlu hakkında şikâyetiniz üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK 344).
Ne yapmalısınız:
- Evden gönderildiğiniz günü ve öncesindeki olayları bilen komşu ve akraba gibi tanıkları delil listenize eksiksiz yazın.
- Mesaj, arama kaydı, varsa sağlık raporu gibi belgeleri avukatınıza iletin.
- Dava reddedilse bile ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamazsa, açacağınız yeni davada TMK 166'nın son fıkrası gereğince boşanmaya karar verilebileceğini bilin.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.