Hukuki dayanak: Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesine göre taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar, fiil bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kanunun 22. maddesi uyarınca birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı belirlenir; bu yüzden tali kusurlu sürücü de yargılanır, ancak daha düşük ceza alır. Sürücü alkollü, aşırı hızlı ya da kırmızı ışıkta geçmişse "bilinçli taksir" kabul edilir ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Mahkeme ayrıca sürücü belgesinin üç aydan üç yıla kadar geri alınmasına karar verebilir. Sonuç ceza iki yıl veya altındaysa erteleme mümkündür; üzerindeyse ceza infaz edilir.
Emsal: Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 22.04.2026 tarihli, 2022/8641 E., 2026/4206 K. sayılı kararında, bölge adliye mahkemesinin "sanığın 1.21 promil alkollü vaziyette araç kullanmak ve mahal hız sınırının iki katını aşacak düzeyde hızla seyretmek şeklinde bilinçli taksir oluşturacak iki eylemi olduğu" gerekçesiyle asli kusurlu sürücüye verdiği beş yıl hapis cezası onanmıştır.
Ne yapmalısınız:
- Ölenin yakınları olarak davaya "katılan" sıfatıyla katılmayı talep edin; böylece delil sunma, tanık gösterme ve karara itiraz etme hakkınız olur.
- Bilirkişi raporuna karşı tarafın itiraz etmesi hâlinde yeni rapor alınabilir; raporların ve kaza tespit tutanağının bir örneğini alın.
- Ceza davasından bağımsız olarak, kusurlu araçların trafik sigortalarından destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri, sürücülerden ise ayrıca manevi tazminat isteyebilirsiniz. Sigortaya başvuru, dava için ön şarttır.
Ceza davasını takip edecek bir avukatla tazminat sürecini birlikte planlamanız, kusur raporlarının iki davada da tutarlı kullanılmasını sağlar.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.