Resmî, el yazılı ve sözlü vasiyetnamenin geçerlilik şartları, tanık yasakları, saklama, vasiyetten dönme ve şekle aykırılığın sonucu; tarih ve imza eksikliğine ilişkin güncel Yargıtay kararlarıyla.
Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğuracak arzularını açıkladığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu vasiyetin ancak üç şekilde yapılabileceğini kabul eder: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyet (4721 sayılı TMK m. 531). Bu şekiller sınırlı sayıdadır; noterde onaylatılmış bir dilekçe, bilgisayarda yazılıp imzalanmış bir metin ya da video kaydı, kanunun aradığı unsurları taşımadıkça vasiyetname değildir.
Şekil kuralları, miras bırakanın gerçek ve son iradesini güvence altına almak için konmuştur. Ölümden sonra miras bırakana "ne demek istediniz" diye sorma imkânı olmadığından, kanun iradenin belli bir kalıp içinde açıklanmasını ister. Uygulamada vasiyetnamelerin önemli bir kısmı içerikten değil, tarih, imza veya tanık eksikliği gibi şekil hatalarından dolayı tartışma konusu olmaktadır.
Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak yeterlidir (TMK m. 502); ergin olmak veya kısıtlı bulunmamak, miras sözleşmesinden farklı olarak aranmaz (TMK m. 503).
Resmî vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir (TMK m. 532). Uygulamada en sık başvurulan yol noterde düzenleme şeklinde vasiyetnamedir. Düzenleme şu aşamalardan oluşur:
- Miras bırakan arzularını memura bildirir; memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için miras bırakana verir (TMK m. 533/1).
- Miras bırakan metni okur ve imzalar; memur da tarih koyarak imzalar (TMK m. 533/2-3).
- Bunun hemen ardından miras bırakan, memurun huzurunda iki tanığa vasiyetnameyi okuduğunu ve son arzularını içerdiğini beyan eder. Tanıklar, beyanın önlerinde yapıldığını ve miras bırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak imzalar (TMK m. 534). Tanıkların vasiyetnamenin içeriğini öğrenmesi gerekmez.
Miras bırakan metni okuyamıyor veya imzalayamıyorsa memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur; tanıklar bu kez okumanın da önlerinde yapıldığını ayrıca yazıp imzalar (TMK m. 535). Görme engelli veya okuma yazma bilmeyen kişiler için düzenlenen vasiyetnamelerde bu ek şerhin eksik yazılması uygulamada sık tartışılan bir iptal sebebidir; Yargıtay ise memurun işlemi tek oturumda ve tanıklar huzurunda tamamladığı anlaşılıyorsa küçük ifade eksikliklerini vasiyetname lehine yorumla aşmaktadır.
Fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri memur veya tanık olamaz. Ayrıca memura, tanıklara ve onların yakınlarına o vasiyetname ile kazandırma yapılamaz (TMK m. 536). Bu yasağa aykırılık hâlinde, sakatlık yalnız ilgili kişiye yapılan kazandırmadan kaynaklanıyorsa tasarrufun tamamı değil, yalnız o kazandırma iptal edilir (TMK m. 558/3). Resmî vasiyetnamenin aslını düzenleyen memur saklar (TMK m. 537).
El yazılı vasiyetname
El yazılı vasiyetnamenin geçerliliği üç unsura bağlıdır: metnin başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılması, yapıldığı yıl, ay ve günün gösterilmesi ve imza (TMK m. 538/1). Tanık gerekmez. Daktilo, bilgisayar çıktısı veya başkasına yazdırılmış metin, sonuna miras bırakanın imzası atılmış olsa bile bu şekli karşılamaz. 743 sayılı eski Medeni Kanun ayrıca düzenleme yerinin yazılmasını da arıyordu; yürürlükteki metinde yer unsuru yoktur, ancak eski kanun döneminde yazılmış vasiyetnamelerin şekli düzenlendikleri tarihteki kurala göre değerlendirilir.
El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir (TMK m. 538/2). Bu bir geçerlilik şartı değildir; evde saklanan bir vasiyetname de geçerlidir. Ancak resmî makama bırakmak, vasiyetnamenin kaybolması, yok edilmesi veya ölümden sonra bulunamaması riskini azaltır.
Sözlü vasiyet
Sözlü vasiyet istisnai bir yoldur. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle resmî ya da el yazılı vasiyetname yapılamıyorsa başvurulabilir (TMK m. 539). Miras bırakan son arzularını iki tanığa anlatır. Tanıklardan biri bu arzuları yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır; ikisi birlikte belgeyi vakit geçirmeksizin sulh veya asliye mahkemesine verir ve miras bırakanı ehil gördüklerini, arzularını olağanüstü durum içinde anlattığını hâkime beyan eder. Tanıklar belge düzenlemeden doğrudan mahkemeye giderek beyanlarını tutanağa da geçirtebilir (TMK m. 540). Askerlik hizmeti, yurt dışında seyreden ulaşım aracı veya sağlık kurumunda tedavi hâllerinde, kanunda sayılan yetkililer hâkimin yerine geçer.
Sözlü vasiyet geçicidir: Miras bırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihten itibaren bir ay geçince hükümden düşer (TMK m. 541).
Karşılaştırma
| Şekil | Kim düzenler | Tanık | Başlıca risk |
|---|---|---|---|
| Resmî | Noter, sulh hâkimi veya yetkili memur | İki tanık | Tanık şerhi eksikliği, tanık yasağı |
| El yazılı | Miras bırakanın kendisi | Gerekmez | Tarih veya imza eksikliği, kaybolma, yazının aidiyeti |
| Sözlü | Tanıklar belgeler, mahkemeye verir | İki tanık | Olağanüstü durumun ispatı, gecikme, bir aylık süre |
Vasiyetten dönme
Miras bırakan, kanuni şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapmak suretiyle önceki vasiyetnamesinden tamamen veya kısmen dönebilir (TMK m. 542). Vasiyetnameyi yok etmek de dönme sayılır (TMK m. 543). Önceki vasiyetname kaldırılmadan yeni bir vasiyetname yapılırsa, kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tamamlayıcı olmadıkça sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır (TMK m. 544/1). Belirli bir malı vasiyet eden kişi o malı sağlığında satarsa, vasiyet o mal yönünden kendiliğinden ortadan kalkar (TMK m. 544/2).
Şekle aykırılığın sonucu
Şekil eksikliği vasiyetnameyi kendiliğinden yok hükmünde kılmaz; kanuni şekillere uyulmadan yapılan tasarruf iptal davasıyla ortadan kaldırılır (TMK m. 557/4). Dava, iptalde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılır (TMK m. 558/1). Dava hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl içinde kullanılmalıdır; hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve ispat konuları ayrı bir yazıda ele alınan vasiyetnamenin iptali davasının konusudur.
Sık yapılan hatalar şunlardır: el yazılı metne tarih yazmayı unutmak veya yalnız yıl yazmak; metnin bir bölümünü bilgisayarda yazıp el yazısıyla tamamlamak; resmî vasiyetnamede tanık olarak çocuk, kardeş veya bunların eşlerini getirmek; okuma yazma bilmeyen miras bırakan için TMK m. 535 usulünü uygulamamak; olağan imkânlar varken sözlü vasiyete güvenmek. Vasiyetnamenin tenkise açık olduğu da unutulmamalıdır: şekil yönünden kusursuz bir vasiyetname bile saklı payları zedeliyorsa tenkis davasıyla indirilebilir.
Emsal kararlar
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.12.2025, 2025/1825 E., 2025/5327 K. Miras bırakan evini el yazılı vasiyetname ile babasına bırakmış, vasiyetnamede ise düzenleme tarihi bulunmuyordu. İlk derece mahkemesi, TMK m. 538'in aradığı tarih unsuru eksik olduğu için vasiyetnameyi iptal etmiş; davalı, miras bırakanın içinde bulunduğu üzüntü nedeniyle şekil şartlarını bilmesinin beklenemeyeceğini ve vasiyetnamenin henüz açılmadığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiş, Daire de kararı onamıştır. Karar, tarihin geçerlilik unsuru olduğunu ve kişisel koşulların bu eksikliği tamamlamadığını göstermektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.11.2024, 2024/291 E., 2024/5330 K. Davacı, kardeşinin el yazılı vasiyetnamesinin her sayfasının imzalanmadığını, sonradan ekleme yapıldığını ve notere ya da sulh hâkimine bırakılmadığını ileri sürmüştür. Grafoloji uzmanı bilirkişi raporuna göre metin ve imzalar miras bırakana aitti. Bölge adliye mahkemesi, TMK m. 538'de her sayfanın imzalanması zorunluluğu bulunmadığını, eklemenin sonradan yapıldığının kanıtlanmadığını ve vasiyetnamede anlatılan olayların sonradan değişmesinin iptal sebebi olmadığını kabul etmiş; Daire bu kararı onamıştır. Saklamaya bırakmanın da geçerlilik şartı olmadığı bu dosyada tartışılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.11.2024, 2023/1001 E., 2024/577 K. Okuma yazma bilmeyen miras bırakan noterde düzenleme şeklinde vasiyetname yaptırmış, parmak izi alınmıştı. Bölge adliye mahkemesi, tanık şerhinde "miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı" ibaresi bulunmadığı için TMK m. 535'e aykırılık gerekçesiyle iptal kararı vermiş ve 7. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, memurun tutanağından işlemin baştan sona tanıklar huzurunda ve ara verilmeksizin tamamlandığının açıkça anlaşıldığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Kurul, vasiyetname lehine yorum ilkesini şöyle tarif etmiştir: “Bu ilke iptal edilme ihtimali olan bir vasiyetnamenin yorum yoluyla ayakta tutulmasını sağlar.” Ancak memurun veya iki tanığın hiç katılmaması gibi temel eksikliklerin bu yorumla giderilemeyeceğini de vurgulamıştır.
Sık sorulan sorular
Bilgisayarda yazıp imzaladığım vasiyetname geçerli mi?
Hayır. El yazılı vasiyetnamenin tamamının miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılması gerekir. Bilgisayarda hazırlanan metin ancak noterde veya sulh hâkimi önünde iki tanıkla resmî vasiyetnameye dönüştürülürse geçerli olur.
El yazılı vasiyetnameyi notere bırakmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakmak yalnızca saklama ve bulunabilirlik açısından güvence sağlar (TMK m. 538/2).
Çocuğum veya kardeşim resmî vasiyetnamede tanık olabilir mi?
Olamaz. Miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoyu, kardeşleri ve bunların eşleri memur veya tanık olarak katılamaz (TMK m. 536).
Şekil eksikliği olan vasiyetname kendiliğinden geçersiz mi sayılır?
Hayır. İptal davası açılmadıkça vasiyetname hüküm doğurmaya devam eder. Dava bir yıllık ve on/yirmi yıllık hak düşürücü sürelere tabidir; geçersizlik def'i yoluyla ise her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 502, 503, 531-544, 557, 558, 559
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.12.2025, 2025/1825 E., 2025/5327 K.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.11.2024, 2024/291 E., 2024/5330 K.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.11.2024, 2023/1001 E., 2024/577 K.
Yazar hakkında
Bu konudaki diğer makaleler
- Vasiyetnamenin iptali davası: sebepler, süreler, ispat, sağlık raporuMiras Hukuku2 Kasım 2026
- Evlatlığın, evlilik dışı çocuğun ve ceninin mirasçılığıMiras Hukuku2 Kasım 2026
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı): noter, mahkeme ve iptal davasıMiras Hukuku1 Kasım 2026
- Sağ kalan eşin miras payı, saklı payı ve aile konutu hakkıMiras Hukuku31 Ekim 2026
- Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: kim, hangi oranda mirasçı olurMiras Hukuku30 Ekim 2026
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.