Sağ kalan eşin zümreye göre miras payı ve saklı payı, aile konutu ile ev eşyasının miras payına mahsuben eşe özgülenmesi (TMK 652) ve boşanma davası sürerken ölümün mirasçılığa etkisi (TMK 181/2).
Eşlerden biri öldüğünde sağ kalan eşin malvarlığı üzerindeki hakları tek bir kalemden ibaret değildir. Önce eşler arasındaki mal rejimi tasfiye edilir ve sağ kalan eş varsa katılma alacağını alır; ardından kalan tereke üzerinden yasal miras payı hesaplanır. Bunlara, kanunun yalnızca sağ kalan eşe tanıdığı aile konutu ve ev eşyası üzerindeki özgüleme hakkı eklenir. Boşanma davası sürerken ölüm gerçekleşmişse, eşin mirasçılığı da tartışmalı hâle gelebilir.
Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak anlatıldığından burada sağ kalan eşin miras payı, saklı payı, aile konutu ve boşanma davası sırasında ölüm konuları ele alınmaktadır.
Sağ kalan eşin yasal miras payı
Sağ kalan eş, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre farklı oranda pay alır (TMK m. 499):
| Birlikte mirasçı olunan kişiler | Eşin payı |
|---|---|
| Miras bırakanın altsoyu (çocuklar, torunlar) | 1/4 |
| Ana-baba zümresi (ana, baba, kardeşler, yeğenler) | 1/2 |
| Büyük ana-büyük babalar ve onların çocukları | 3/4 |
| Bunların hiçbiri yoksa | Mirasın tamamı |
Eşin payı, birlikte mirasçı olduğu kişilerin sayısına göre değişmez. Beş çocukla birlikte de, tek çocukla birlikte de eş 1/4 alır; kalan 3/4 çocuklar arasında bölünür. Üçüncü zümrede eş varken halefiyet büyük ana-babaların çocuklarında durur; kuzenler eşle birlikte mirasçı olamaz (TMK m. 497/son).
Ölüm 01.01.2002'den önce gerçekleşmişse paylar 743 sayılı eski Medeni Kanuna göre belirlenir; mirasçılık ve mirasın geçişi ölüm tarihindeki hükümlere tabidir (4722 sayılı Kanun m. 17). Eski tarihli tapu intikallerinde bu noktanın atlanması, hatalı mirasçılık belgelerinin en yaygın sebeplerinden biridir.
Sağ kalan eşin saklı payı
Miras bırakan, eşini vasiyetname ile tamamen mirastan dışlayamaz. Sağ kalan eşin saklı payı, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m. 506/4). Örneğin:
- Eş ve çocuklar mirasçıysa eşin yasal payı 1/4, saklı payı da 1/4'tür.
- Eş ile miras bırakanın kardeşleri mirasçıysa eşin yasal payı 1/2, saklı payı da 1/2'dir. 2007 değişikliğiyle kardeşlerin saklı payı kaldırıldığından miras bırakan, vasiyetname ile terekenin tamamını eşine bırakabilir.
- Eş tek başına mirasçıysa saklı payı terekenin 3/4'üdür.
Saklı payı zedelenen eş, tenkis davası açabilir. Eşin mirasçılığı ise ancak kanunda sayılan sebeplerle (mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk, mirastan feragat veya mirasın reddi) ortadan kalkar; bunlar ayrı yazılarda ele alınmıştır.
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi
Tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir. Miras bırakanın meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek için ihtiyaç duyduğu bölümlerde bu hak kullanılamaz; tarımsal taşınmazlara ilişkin hükümler saklıdır (TMK m. 652).
Uygulamada bilinmesi gereken noktalar şunlardır:
- Hak bedelsiz değildir. Konutun değeri eşin miras payına mahsup edilir; payı yetmezse eksik kalan bedeli diğer mirasçılara ödemesi gerekir. Bu nedenle önce terekenin tamamı ve her mirasçının payının değeri belirlenir.
- Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Mirasçılar özgülenme değerinde anlaşamazsa değeri sulh hâkimi belirler (TMK m. 658). Uygulamada önce konutun aile konutu olduğunun tespiti istenebilir, ancak asıl istem miras paylaşımının bir parçasıdır.
- Ortaklığın giderilmesi davası ile ilişki. Diğer mirasçılar konutun satışını isterse sağ kalan eş, aynı mahkemede özgüleme istemini ileri sürmelidir. Özgüleme kabul edilirse konut satılamaz.
- Haklı sebep somut olaya göre değerlendirilir: konutun değeri, sağ kalan eşin yaşı ve mali gücü, adına kayıtlı başka taşınmaz bulunup bulunmadığı, mirasçıların ortak çocuklar mı yoksa önceki evlilikten çocuklar mı olduğu gibi ölçütler belirleyicidir.
Mal rejiminin tasfiyesinde de sağ kalan eşe, katılma alacağına mahsuben konut üzerinde intifa veya oturma hakkı, ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını isteme olanağı verilmiştir (TMK m. 240). İki istem birbirinden bağımsızdır; eş hangisinin kendisi için daha elverişli olduğunu hesaplayarak hareket etmelidir.
Boşanma davası sürerken ölüm
Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder (TMK m. 181/1). Boşanma kararı kesinleşmeden eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve sağ kalan eş kural olarak mirasçıdır. Ancak ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa aynı sonuç doğar: sağ kalan eş mirasçı olamaz (TMK m. 181/2).
Bu imkân, ölen eşin davacı veya davalı olmasına bakılmaksızın, sağlığında açılmış ve ölümünde derdest olan bir boşanma davasını gerektirir. Mirasçılar, ölen eşin davadaki hak ve yetkileriyle sınırlıdır. Kusurun tartışılmadığı anlaşmalı boşanma davasında (TMK m. 166/3) mirasçılar kusur tespiti isteyemez. Mahkeme boşanma hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verir ve kusur hakkında ayrıca hüküm kurar; mirasçılık belgesi bu sonuca göre düzenlenir.
Sık yapılan hatalar
- Katılma alacağı ile miras payını karıştırmak: katılma alacağı önce terekeden ayrılır, miras payı kalan net tereke üzerinden hesaplanır.
- Aile konutu özgülemesini bedelsiz bir hak sanmak ve değer farkını hesaba katmadan dava açmak.
- Ortaklığın giderilmesi davasında özgüleme istemini zamanında ileri sürmemek.
- Boşanma davası sırasında eşin ölümünde, davaya devam edilmezse sağ eşin mirasçılığının tartışılamayacağını gözden kaçırmak.
Emsal kararlar
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 30.09.2020, 2016/17041 E., 2020/5645 K. Mirasçılar aile konutu olarak kullanılan bağımsız bölüm için ortaklığın giderilmesi davası açmış, sağ kalan eş birleşen davada oturma hakkı, olmazsa mülkiyet hakkı tanınmasını istemişti. Yerel mahkeme hem satışa hem oturma hakkına karar verdi. Daire, terekenin tamamının ve mirasçıların paylarının değerinin belirlenmesi, konutun değeri eşin payını aşıyorsa eksik bedelin depo ettirilmesi gerektiğini, özgüleme kabul edilirse ortaklığın giderilmesi isteminin reddedileceğini belirtti ve “Ancak bu özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir.” dedi. Haklı sebebin hangi ölçütlerle değerlendirileceğini de sayan önemli bir karardır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 02.03.2020, 2019/5003 E., 2020/2450 K. Sağ kalan eşin miras payına mahsuben konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınması istemi, asliye hukuk, sulh hukuk ve aile mahkemesi arasında yıllarca gidip gelmişti. Daire, daha önceki bozma kararını hatırlatarak TMK m. 652'ye dayanan bu davada TMK m. 658 gereğince görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, dosyanın oraya gönderilmesi gerektiğini belirtti. Yanlış mahkemede açılan davanın yıllar kaybettirdiğini gösteren bir örnektir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.03.2021, 2021/769 E., 2021/2334 K. Anlaşmalı boşanma davası sürerken eşlerden biri ölmüş, mirasçısı davayı takip etmiş ve yerel mahkeme sağ kalan eşin kusurlu olduğunu tespit etmişti. Daire, TMK m. 181/2'nin uygulanabilmesi için sağ eşin kusurunun ispatlanabildiği bir dava gerektiğini, anlaşmalı boşanmada kusur belirlemesi yapılamayacağını, mirasçının bu yöndeki talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Sık sorulan sorular
Eşim öldü, ev onun adına kayıtlı. Çocuklar evi satabilir mi?
Çocuklar ortaklığın giderilmesini isteyebilir; ancak siz TMK m. 652'ye göre evin miras payınıza mahsuben size özgülenmesini veya haklı sebep varsa oturma ya da intifa hakkı tanınmasını isteyebilirsiniz. Payınız evin değerini karşılamıyorsa farkı ödemeniz gerekir.
Çocuğumuz yoksa eşimin bütün mirası bana mı kalır?
Hayır. Miras bırakanın ana-babası veya onların altsoyu (kardeşler, yeğenler) varsa mirasın yarısı onlara kalır. Ancak kardeşlerin saklı payı olmadığından eşiniz vasiyetname ile mirasın tamamını size bırakabilirdi; ana-baba sağsa onların saklı payı saklıdır.
Boşanma davası sürerken eşim öldü; mirasçı olur muyum?
Kural olarak evet. Ancak ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sizin kusurunuz ispatlanırsa mirasçılığınız ortadan kalkar.
Ev eşyasını da isteyebilir miyim?
Evet, ev eşyası da TMK m. 652 kapsamındadır ve aynı şekilde miras payınıza mahsup edilir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 181, 240, 497, 499, 506, 652, 658
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 30.09.2020, 2016/17041 E., 2020/5645 K.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 02.03.2020, 2019/5003 E., 2020/2450 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.03.2021, 2021/769 E., 2021/2334 K.
Yazar hakkında
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.
Bu konudaki diğer makaleler
- Vasiyetnamenin iptali davası: sebepler, süreler, ispat, sağlık raporuMiras Hukuku2 Kasım 2026
- Evlatlığın, evlilik dışı çocuğun ve ceninin mirasçılığıMiras Hukuku2 Kasım 2026
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı): noter, mahkeme ve iptal davasıMiras Hukuku1 Kasım 2026
- Vasiyetname türleri ve şekil şartları: resmî, el yazılı, sözlü vasiyetMiras Hukuku30 Ekim 2026
- Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: kim, hangi oranda mirasçı olurMiras Hukuku30 Ekim 2026
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.