Hak düşürücü süre, bir hakkın yalnızca kanunda veya sözleşmede belirlenen süre içinde kullanılabileceğini, süre geçince hakkın kendiliğinden ve tamamen sona ereceğini ifade eden süredir. Özellikle sözleşmeyi iptal etme, sözleşmeden dönme gibi yenilik doğuran haklar ile dava açma süreleri çoğunlukla bu niteliktedir.
Dayanak
Hak düşürücü sürelere ilişkin tek bir genel düzenleme yoktur; her süre ilgili kanun hükmünde ayrıca öngörülür. Bazı örnekler:
- Yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır; aksi hâlde sözleşme onaylanmış sayılır (TBK m. 39).
- Aşırı yararlanmada (gabin) zarar gören, düşüncesizliğini veya deneyimsizliğini öğrendiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından başlayarak beş yıl içinde hakkını kullanabilir (TBK m. 28).
- İdari yargıda dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre yoksa idare mahkemesi ve Danıştay'da altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür (İYUK m. 7).
Zamanaşımından farkı
- Hak düşürücü süre, hâkim tarafından kendiliğinden (resen) dikkate alınır; taraf ileri sürmese de süresi geçmiş talep reddedilir. Zamanaşımı ise ancak borçlu savunma olarak ileri sürerse dikkate alınır.
- Süre geçince hak tamamen sona erer; zamanaşımında olduğu gibi “eksik borç” kalmaz.
- Zamanaşımına ilişkin durma ve kesilme sebepleri kural olarak hak düşürücü sürelere uygulanmaz; süre kesilip yeniden başlamaz.
Uygulamada dikkat edilecekler
Bir sürenin hak düşürücü mü yoksa zamanaşımı mı olduğu, ilgili hükmün amacına ve yargı uygulamasına göre belirlenir. Kanun bazen iki süre öngörür: öğrenmeden başlayan kısa bir süre ve her hâlde olaydan itibaren işleyen uzun bir süre; hangisi önce dolarsa hak sona erer. Öğrenme tarihini belgeleyin ve işlemi son güne bırakmayın.
İlgili kavramlar
- Zamanaşımı
- Yenilik doğuran hak
- İrade sakatlığı
- İptal davası
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 28
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 39
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7
Yorumlar (0)
Bu maddeye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu maddeyle ilişkilendirilerek yayımlanır.