İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay 9. HD. 2026/4037 E. 2026/3880 K. 27.04.2026 T.

Uyuşmazlık

Alt işverenlerde geçen çalışma süresi asıl işverendeki kıdeme eklenerek fark kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı hesaplanabilir mi ve bu alacakların hesabına yönelik itirazlar yerinde midir? Yıllık izin hakkı hangi koşulda ücrete dönüşür ve hangi ücret üzerinden ödenir? İznin kullandırıldığını kim, hangi delillerle ispatlamalıdır? İşçinin imzasını taşımayan, işverenin tek taraflı düzenlediği belgeler izin kullanıldığını kanıtlar mı?

Olayın özeti

İşçi, alt işveren şirketlerde çalışmasının ardından asıl işverenin işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini ve alt işveren dönemine ilişkin ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda, işçinin imzasını taşımayan tek taraflı belgelere dayanılarak alt işveren döneminde 64 gün izin kullandığı kabul edilmiştir.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) İmzasız izin belgelerinin değeri: İşverenin sunduğu, işçinin imzasını taşımayan tek taraflı belgeler yıllık ücretli iznin kullanıldığını ispatlamaya elverişli değildir. Somut olayda alt işveren döneminde 64 gün izin kullanıldığı bu belgelerle kabul edilmiş olduğundan, belgeler esas alınmaksızın yeniden hesaplama yapılarak hüküm kurulmalıdır.

2) Yıllık iznin ücrete dönüşmesi: İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde, kullandırılmayan yıllık izin sürelerinin ücreti son ücret üzerinden ödenir. İzin hakkının ücrete dönüşmesi için sözleşmenin sona ermesi gerekir; sona ermenin şekli ve haklı nedene dayanıp dayanmadığı önem taşımaz.

3) İzin kullanımında ispat yükü: Yıllık ücretli iznin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. İşveren bu olguyu imzalı izin defteri veya eş değer belgeyle kanıtlamalıdır; ispat yükünü taşıyan işveren işçiye yemin de teklif edebilir.

Sonuç

İşçinin imzasını taşımayan tek taraflı izin belgeleri hesaplamaya esas alınamayacağından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve bu belgeler dışlanarak yeniden hesaplama yapılması için ilk derece mahkemesi kararı oybirliğiyle bozulmuştur. Daire, temyiz olunan karardaki gerekçeleri de gözeterek davalının kıdem sürelerinin birleştirilmesi, muvazaa, çalışma kesintileri, hesaplama yöntemi, net hüküm kurulması ve zamanaşımı dâhil tüm itirazlarını; davacının ise bozma kapsamı dışındaki itirazlarını yerinde görmemiştir. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine ve bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararda değinilen mevzuat

  • 4857 sayılı İş Kanunu 59

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar