Uyuşmazlık
Paydaşlar arasındaki ecrimisil talebinde mesken niteliğindeki bağımsız bölümler yönünden intifadan men koşulunun aranıp aranmayacağı ve hüküm fıkrasında ecrimisil dönemleri ile faiz başlangıç tarihlerinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesinin gerekip gerekmediği.
Olayın özeti
Davacılar, paylı mülkiyete konu taşınmazdaki dükkan ve üç katlı binayı rızaları dışında tasarruf eden davalı paydaştan son beş yıllık döneme ilişkin ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak mesken niteliğinde olup davalı tarafından bizzat kullanılan kısımlar için intifadan men koşulu aranmamış ve hüküm altına alınan ecrimisil miktarının dönemleri ile faiz başlangıç tarihleri infazda tereddüt yaratacak şekilde genel ifadelerle hükme bağlanmıştır.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Paydaşlar arasında intifadan men koşulu: Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler; davalı paydaşın bizzat konut olarak kullandığı ve kiraya verilerek hukuki semere elde edilmeyen bölümler bakımından istisnalar somut olayda gerçekleşmediğinden intifadan men koşulunun ispatlanması zorunludur.
2) Bizzat kullanılan konutta ecrimisil talebi: Davalı paydaş taşınmazı bizzat konut olarak kullandığı takdirde, kiraya verilerek semere elde edilmediği ve intifadan men koşulu ispatlanamadığı sürece diğer paydaş lehine ecrimisile hükmedilemez.
3) Hükmün infaza elverişli olması ve faiz başlangıcı: HMK'nin 297/2. maddesi gereğince hükmün açık, net ve infaza elverişli olması zorunlu olup mahkemece ecrimisil uyuşmazlığında her dönem için hükmolunan miktar ve her döneme ilişkin faiz başlangıç tarihi tereddüt oluşturmayacak şekilde açıkça gösterilmelidir.
Sonuç
Davalının bizzat konut olarak kullandığı bölümler yönünden intifadan men şartının gerçekleştiği ispatlanamadığından bu kısımlar için ecrimisil isteminin reddi gerektiği ve hüküm fıkrasında ecrimisil dönemleri ile faiz başlangıç tarihlerinin infazda tereddüt yaratmayacak biçimde açıkça gösterilmediği gerekçeleriyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
Kararda değinilen mevzuat
- 6100 sayılı HMK 297/2
- 6100 sayılı HMK Geçici 3
- 1086 sayılı HUMK 428
- 1086 sayılı HUMK 440/I
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 1. HD. 2014/22676 E. 2017/2582 K. 15.05.2017 T.Paylı mülkiyete tabi taşınmazda pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan yapılan kira sözleşmesinin diğer paydaşlar yönünden bağlayıcılığı ve üçüncü kişi kiracının…
- Yargıtay 8. HD. 2018/7253 E. 2020/6933 K. 09.11.2020 T.Davacının dava konusu taşınmaz payını yargılama sırasında devretmesinin elatmanın önlenmesi davasındaki taraf sıfatına ve yeni malikin davaya katılmasına…
- Yargıtay 7. HD. 2026/1252 E. 2026/1638 K. 30.03.2026 T.Mülkiyet hakkının çekişmeli olmadığı, yalnızca şahsi hakka (kira/adi ortaklık) dayanılan el atmanın önlenmesi davalarında dava değerinin ve nispi harcın…
- Yargıtay 3. HD. 2023/1414 E. 2024/718 K. 20.02.2024 T.Alt kira yasağına aykırı olarak kiralananın üçüncü kişilere kiralanması durumunda, asıl kiraya verenin asıl kiracıdan veya alt kiracıdan vekaletsiz iş görme…
- Yargıtay 8. HD. 2018/12645 E. 2021/1707 K. 01.03.2021 T.Taşınmazın yargılama sırasında dava dışı kişiye devredilmesi karşısında elatmanın önlenmesi talebinin değerlendirilmesi ve uzun süreli sessiz kalmanın…