Uyuşmazlık
İİK m. 99 uyarınca süre ve ihtar koşullarının dava açma süresine etkisi ile takip borcunun doğumundan sonra şube adresinde aynı alanda faaliyete geçen ve işyerini devralan üçüncü kişi karşısında mülkiyet karinesi ve işyeri devrinin borçlardan sorumluluğa etkisi.
Olayın özeti
Alacaklı, borçluya ait hastane mahcuzlarının haczi üzerine üçüncü kişi şirket lehine yapılan istihkak iddiasının reddini talep etmiş; haciz adresinin borçlunun bonodaki adresi ve eski şubesi olduğu, borcun doğumundan sonra dava dışı şirket üzerinden makineleriyle birlikte üçüncü kişiye devredildiği ve çalışanların üçüncü kişiye geçtiği tespit edilmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) İİK 99 Kapsamında Süre ve İhtar: İcra müdürlüğünün İİK m. 99 uyarınca aldığı kararın hukuki sonuç doğurabilmesi için alacaklıya 7 gün içinde istihkak davası açması ve açmazsa üçüncü kişinin iddiasını kabul etmiş sayılacağı ihtaratının bir arada yapılması zorunludur; geçerli ihtar yoksa alacaklı yönünden süre başlamaz.
2) Mülkiyet Karinesi ve İspat Külfeti: Haczin borcun kaynağı senetteki ve borçlunun eski şube adresinde yapılması, üçüncü kişinin kapatılan bu adreste hemen sonra kurulması hâlinde mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır; icra müdürünün hatalı işlemiyle alacaklının davacı yapılması ispat yükünü tersine çevirmez.
3) Danışıklı İşyeri Devri ve Borçtan Sorumluluk: Borcun doğumundan sonra aynı adreste ara firma kullanılarak yapılan örtülü işyeri devri alacaklı yönünden geçersizdir; devir danışıklı olmasa bile İİK m. 44 usulüne uyulmadığından devralan BK m. 179 gereğince borçlardan sorumludur.
4) Yargıtay Duruşma Vekalet Ücreti: Yargıtay incelemesinde duruşmada vekille temsil edilen taraf yararına yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilir.
Sonuç
Hükmün bozulmasına; mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu, yapılan devrin danışıklı işyeri devri niteliğinde bulunduğu, devir gerçek kabul edilse dahi İİK m. 44 ve BK m. 179 uyarınca devralanın borçlardan sorumlu olduğu gözetilerek davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- İİK 44
- İİK 97/a
- İİK 99
- İİK 366
- BK 179
- HUMK 428
- HUMK 388/4
- HMK 297/ç
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 12. HD. 2023/6926 E. 2023/5958 K. 11.10.2023 T.Üçüncü kişinin istihkak davası ile alacaklının birleşen istihkak iddiasının reddi davasında, mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilip edilmediği ve noter…
- Yargıtay 8. HD. 2016/1260 E. 2018/17343 K. 15.10.2018 T.Borçlu ile üçüncü kişinin borcun doğumundan sonra haciz adresinde bir süre birlikte faaliyet göstermesi hâlinde mülkiyet karinesi kimin lehinedir ve aksini…
- Yargıtay 8. HD. 2016/20357 E. 2018/19730 K. 05.12.2018 T.Haciz adresinin borçlunun şube kaydından borcun doğumundan önce terkin edilmesi, hacizde borçluya ait evrak bulunmaması, üçüncü kişinin boş işyerini…
- Yargıtay 8. HD. 2019/1962 E. 2020/6250 K. 15.10.2020 T.İstihkak iddiası üzerine mahkemenin takibin devamı kararına rağmen süresinde dava açmayan üçüncü kişi, aynı takipte aynı malların yeniden haczedilmesi halinde…
- Yargıtay 8. HD. 2016/6033 E. 2019/1413 K. 13.02.2019 T.Borcun doğumundan sonra adresten ayrılan borçlu ile aynı adreste ve aynı alanda kurulan üçüncü kişi şirket arasındaki mülkiyet karinesinin kime ait olduğu ve…