Uyuşmazlık
Ziynet eşyalarının mevcut olup olmamasına göre iade veya bedel talebine zamanaşımı uygulanır mı? Bedel talebinde uygulanacak süre nedir ve evlilik devam ederken eşler arasındaki alacaklarda bu süre işler mi? Boşanmanın kesinleşmesinden üç yıl geçmeden açılan ziynet bedeli davasının zamanaşımından reddi hukuka uygun mudur? Kanun yararına bozmanın kesin hükmün sonucuna etkisi nedir?
Olayın özeti
Kadın, kendisine ait ziynetlerin bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş; aile mahkemesi davayı zamanaşımından kesin olarak reddetmiştir. Tarafların boşanması 26.06.2014 tarihinde kesinleşmiş, ziynet davası ise 30.03.2017 tarihinde açılmıştır. Kesinleşen ret kararı hakkında Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Mevcut ziynette zamanaşımı: Eşya davası, aynen iade, mümkün değilse dava tarihindeki bedelin verilmesi istemini içeren bir istihkak davasıdır. Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilirse uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımı uygulanmaz.
2) Mevcut olmayan ziynetin bedeli: Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilemezse istem tazminat niteliğindedir ve TBK 146'daki on yıllık zamanaşımı uygulanır. Eşler arasındaki davalarda TBK 153 de gözetilerek evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımının işlemeyeceği dikkate alınmalıdır.
3) Eşlerin kişisel eşyalarını istemesi: TMK 226/1 gereğince eşler, birbirlerinde kalan kişisel eşyalarının iadesini her zaman isteyebilirler.
4) Zamanaşımı dolmadan davanın reddi: Boşanma kararının 26.06.2014 tarihinde kesinleştiği ve ziynet alacağı davasının 30.03.2017 tarihinde açıldığı somut olayda on yıllık zamanaşımı dolmamıştır. Bu nedenle zamanaşımı nedeniyle ret yerine işin esasına girilmeli, tarafların tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
5) Kanun yararına bozmanın etkisi: Kesinleşmiş zamanaşımı ret kararına ilişkin kanun yararına bozma istemi kabul edilmiş; hüküm, sonuca etkili olmamak üzere bozulmuştur.
Sonuç
Dava tarihinde on yıllık zamanaşımı dolmadığı hâlde esas incelenmeden davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş; Adalet Bakanlığının HMK 363/1'e dayalı kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm, sonuca etkili olmamak üzere oy birliğiyle bozulmuştur.
Kararda değinilen mevzuat
- TMK 226/1
- TBK 146
- TBK 153
- HMK 363/1
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 12. HD. 2023/6926 E. 2023/5958 K. 11.10.2023 T.Üçüncü kişinin istihkak davası ile alacaklının birleşen istihkak iddiasının reddi davasında, mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilip edilmediği ve noter…
- Yargıtay 8. HD. 2014/24774 E. 2015/5978 K. 13.03.2015 T.İstihkak davasının reddi halinde davalı alacaklı lehine İİK m. 97/13 uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için takibin talikine karar verilmiş olması zorunlu…
- Yargıtay 8. HD. 2016/6033 E. 2019/1413 K. 13.02.2019 T.Borcun doğumundan sonra adresten ayrılan borçlu ile aynı adreste ve aynı alanda kurulan üçüncü kişi şirket arasındaki mülkiyet karinesinin kime ait olduğu ve…
- Yargıtay 8. HD. 2016/12710 E. 2019/9354 K. 22.10.2019 T.İhtiyati haciz, icra takip işlemi mi yoksa tedbir niteliğinde bir işlem midir? İcra dairesinin yetkisizliğine karar verilmesi ihtiyati haczin kaldırılmasını…
- Yargıtay 14. HD. 2017/5151 E. 2018/95 K. 09.01.2018 T.Mirasçılık sıfatına itiraz edilmeyen davada açılan davanın miras sebebiyle istihkak davası mı yoksa adi istihkak davası mı olduğu ve buna göre zamanaşımının…