Uyuşmazlık
Üçüncü kişinin sicil adresinde yapılan hacizde borçlu şirket yetkilisinin bulunması, şirket ortaklarının ve vekillerinin aynı olması karşısında mülkiyet karinesi ve ispat yükü nasıl değerlendirilmelidir? Üçüncü kişinin haczedilen menkuller ve ihtirazi kayıtla ödenen para yönünden istihkak iddiası ispatlanmış mıdır? Danışıklı işlemler karşısında İİK 97/13 kapsamındaki tazminat şartları oluşmuş mudur? İcra mahkemesinde görülen işin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebi kabul edilebilir mi?
Olayın özeti
Üçüncü kişi şirket, sicil adresinde haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek istihkak davası açmıştır. Alt derece mahkemeleri, borçlu şirket yetkilisinin hacizde bulunmasını, şirketlerin ortak ve vekillerinin aynı olmasını ve 21 mahcuza ilişkin fatura sunulamamasını dikkate alarak menkuller ile ihtirazi kayıtla ödenen para yönünden davayı reddetmiş ve tazminata hükmetmiştir. Üçüncü kişi, mülkiyet karinesinin aksini ispatladığını ve tazminatın hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Mülkiyet karinesi ve ispat yükü: Daire, haciz üçüncü kişinin sicil adresinde yapılmış olsa da borçlu şirket yetkilisinin hacizde bulunması, şirket ortaklarının ve vekillerinin aynı olması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu ve dolayısıyla alacaklı lehine olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesini benimseyerek kararı onamıştır. Bu değerlendirme kapsamında üçüncü kişinin istihkak iddiasını ispat yükü altında olduğu kabul edilmiştir.
2) Menkuller ve ödenen para: Daire, 21 mahcuza ilişkin fatura sunulamaması ve üçüncü kişinin istihkak iddiasını ispatlayamaması nedeniyle hem menkuller hem de dosyaya ihtirazi kayıtla ödenen para yönünden davanın reddini uygun bulan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesini benimsemiştir.
3) Danışıklı işlemler ve tazminat: Daire, üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlemler yapıldığını ve İİK 97/13'te belirtilen tazminat şartlarının oluştuğunu kabul etmiştir. Bu nedenle istihkak davasının reddi ve tazminata hükmedilmesine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir.
4) Temyizde bozma sebepleri: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, HMK 371'deki sebeplerden birinin bulunmasına bağlıdır. Daire, somut kararı uygulanan hukuk, ispat kuralları ve benimsenen gerekçeler bakımından uygun bulmuş; ileri sürülen temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğine karar vermiştir.
5) Duruşmalı temyiz talebi: İcra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından, Daire ilgili İİK hükümleri ve HMK 369/7'yi gözeterek temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebini reddetmiş ve esası incelemiştir.
6) Temyiz harcının tahsili: Daire, alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından daha önce alınmış harç varsa mahsup edilmesine ve eksik kalan harcın temyiz edenden tahsiline karar vermiştir.
Sonuç
İcra mahkemesinde görülen işin ivedi niteliği nedeniyle duruşmalı temyiz talebi reddedilmiştir. Daire, Bölge Adliye Mahkemesinin mülkiyet karinesi ve ispat değerlendirmesini benimsemiş; üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlemler bulunduğunu ve İİK 97/13 kapsamındaki tazminat şartlarının oluştuğunu kabul ederek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı onamıştır. 179,90 TL temyiz harcından önceden alınmış harcın mahsubuna ve eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine ve karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- İİK 96 ve devamı
- İİK 97
- İİK 99
- İİK 97/13
- İİK 97/son
- İİK 18/1
- İİK 366/1
- İİK 364/2
- HMK 371
- HMK 369/7
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 8. HD. 2016/1260 E. 2018/17343 K. 15.10.2018 T.Borçlu ile üçüncü kişinin borcun doğumundan sonra haciz adresinde bir süre birlikte faaliyet göstermesi hâlinde mülkiyet karinesi kimin lehinedir ve aksini…
- Yargıtay 8. HD. 2016/20357 E. 2018/19730 K. 05.12.2018 T.Haciz adresinin borçlunun şube kaydından borcun doğumundan önce terkin edilmesi, hacizde borçluya ait evrak bulunmaması, üçüncü kişinin boş işyerini…
- Yargıtay 17. HD. 2009/5134 E. 2009/7728 K. 19.11.2009 T.Ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılan hacizde mülkiyet karinesi kimin yararınadır ve üçüncü kişi hangi hususu kanıtlamalıdır? Takip kesinleşmeden…
- Yargıtay 12. HD. 2024/5040 E. 2025/47 K. 13.01.2025 T.Haczin üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapılmasına rağmen üçüncü kişi şirket ile borçlu arasında unvan benzerliği, akrabalık bağı, ortak evraklar ve…
- Yargıtay 12. HD. 2024/358 E. 2024/6193 K. 12.06.2024 T.Borçlu adına 'vinç monteli kamyon' olarak kayıtlı araçlar üzerinde takılı halde haczedilen vinçlerin mülkiyet karinesinin kime ait olduğu; üçüncü kişinin…