Neden böyle: Ortaklığın giderilmesi, bir tarafın diğerinden alacak talep ettiği bir dava değildir. Amaç, paylı ya da elbirliği mülkiyetini sona erdirmektir. Bu nedenle kimin davayı açtığının bir önemi yoktur; her paydaş mülkiyetteki payı kadar hak sahibidir. Davaya sonradan dahil edilmek de bir paydaşı ikinci plana itmez. Dahil etme, çoğu zaman taraf teşkilini tamamlamak için zorunludur.
Emsal: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2024 tarihli, 2024/81 E., 2024/5893 K. sayılı kararında bu ilke açıkça ifade edilmiştir: "Ortaklığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur." Taraf teşkili sağlanmadan verilen karar bu yüzden bozulmuştur.
Uygulamada dikkat edilecekler:
- Satış, mahkeme kararından sonra satış memurluğu tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ihaleyle yapılır. Paydaşlar da ihaleye katılıp taşınmazı satın alabilir.
- Satış bedelinden önce satış masrafları ve harçlar düşülür. Yargılama giderleri de kural olarak payları oranında paydaşlara yüklenir.
- Taşınmaz üzerinde paydaşlardan birinin yaptığı yapı ya da ağaç (muhdesat) varsa, bunun değeri ayrıca tespit edilerek o paydaşa ödenebilir.
- Paydaşlardan biri ölmüşse mirasçılık belgesiyle mirasçıları davaya katılır ve onun payı mirasçılarına dağıtılır.
1 Eylül 2023'ten sonra açılan davalarda dava öncesi arabuluculuğa başvurmak zorunludur; paydaşlar arabuluculukta satış yerine aralarında paylaşım konusunda da anlaşabilir.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.