Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin üçüncü fıkrasına göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden kalkar; bunun için mahkeme kararına gerek yoktur. Evlenme kaydı nüfusta açıkça göründüğü için eski eşiniz icra mahkemesine başvurduğunda kesinti durdurulur. Evlilik tarihinden sonra tahsil edilen tutarlar ise Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme sayılır ve iadesi istenebilir; bu talep, eski eşinizin durumu öğrenmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıl içinde ileri sürülebilir. Nafaka çocuklarınız için bağlanan iştirak nafakasıysa durum farklıdır; o nafaka sizin evlenmenizle sona ermez ve kesinti devam eder.
Ceza boyutu: Evlendiğinizi bildirmemek tek başına bir suç tanımına girmez; kanun bildirim yükümlülüğü koymamıştır. Ancak icra dosyasında nafakanın sürdüğüne ilişkin beyanda bulunmak, evliliği gizlemek için belge sunmak gibi aktif davranışlar olursa dolandırıcılık iddiasıyla karşılaşma ihtimali vardır. Mahkemelerin bu tür iddialarda çoğunlukla meseleyi hukuk davasında, yani iade yoluyla çözdüğünü söyleyebilirim; yine de risk sıfır değildir.
Ne yapmalısınız:
- İcra dosyasına kısa bir dilekçe vererek evlilik tarihinizi bildirin ve maaş kesintisinin durdurulmasını isteyin.
- Evlilik tarihinden sonra kesilen tutarları hesaplayın; eski eşinize iade önerisi yapın, gerekirse taksit teklif edin ve ödemeleri banka yoluyla yapın.
- Kesintiler iştirak nafakasını da içeriyorsa dosyadaki ayrımı icra müdürlüğüne yaptırın; çocuk nafakası kesilmeye devam eder.
Haber verme tavsiyesi size pahalıya mal olabilir: Süre uzadıkça iade edilecek tutar ve faiz büyür. Bu sorunu şimdi, kendi girişiminizle kapatmanız çok daha ucuza çıkar.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.