Nafaka hakkı: Türk Medeni Kanunu'nun 327. maddesine göre çocuğun bakım ve eğitim giderleri ana ve babaya aittir; 182. maddeye göre velayet kendisine verilmeyen eş de bu giderlere gücü oranında katılmak zorundadır. 329. madde, çocuğa fiilen bakan ebeveynin diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabileceğini açıkça düzenler. 330. maddeye göre nafaka miktarı, çocukların ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Bakım borcu kural olarak çocuk ergin olana kadar, eğitimi sürüyorsa eğitimi bitene kadar devam eder.
Dikkat: Nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren başlar; geçmiş aylar için istenmesi çok sınırlıdır. Bu yüzden davayı geciktirmeyin. Dava sürerken çocuklar için tedbir nafakası da isteyebilirsiniz.
Görüşmeye gelmeyen baba: Kişisel ilişki babanın hakkıdır ve kanun onu bu hakkı kullanmaya zorlayan bir yaptırım öngörmez. Ancak 324. maddeye göre çocukla ciddi biçimde ilgilenmeyen ebeveynin kişisel ilişki hakkı sınırlanabilir veya kaldırılabilir. Çocukların sürekli bekleyip hayal kırıklığına uğraması onları olumsuz etkiliyorsa, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini de aynı davada isteyebilirsiniz.
Ne yapmalısınız:
- Çocukların okul, sağlık, bakım ve günlük giderlerini gösteren belgeleri toplayın; babanın gelirinin (maaş, SGK kaydı, malvarlığı) mahkemece araştırılmasını isteyin.
- Babanın görüşme günlerinde gelmediğini mesajlar ve tanıklarla kayıt altına alın.
- Yerleşim yerinizdeki aile mahkemesinde iştirak nafakası davası açın. Aile hukukundan doğan bu davada dava öncesi arabuluculuk zorunlu değildir.
Nafaka kararı verildikten sonra ödenmezse, ilamlı icra yoluyla takip başlatabilirsiniz.