İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay HGK 2024/197 E. 2025/168 K. 26.03.2025 T.

Uyuşmazlık

Tam kusuruyla trafik kazasında kendi ölümüne neden olan sürücünün desteğinden yoksun kalanlar, onun kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazminat isteyebilir mi? Destekten yoksun kalma hakkının bağımsızlığı, işletenin sorumluluğu bulunmayan zararı sigorta teminatına sokar mı? Destek ilişkisinin, gerçek ihtiyacın, uygun illiyet bağının ve sorumluluk türlerinin koşulları nelerdir? Sigorta Genel Şartlarının kanuni dayanağı ve Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kararının bunlara etkisi nedir? Direnme kararı, harç iadesi ve dosyanın gönderilmesi nasıl sonuçlandırılmalıdır?

Olayın özeti

13.01.2016 tarihli çift taraflı trafik kazasında tam kusurlu sürücü ölmüş; desteğinden yoksun kalanlar, kullandığı aracın 01.12.2015 tarihinde düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, kanunda bulunmayan sınırlamanın Genel Şartlarla üçüncü kişilere karşı getirilemeyeceği gerekçesiyle tazminata hükmetmiştir. İstinaf başvurusunun reddinden sonra verilen Özel Daire bozmasına karşı ilk derece mahkemesi direnmiştir.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) Tam kusurlu desteğin ölümü: Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, sigortalı işletenin sorumluluğundan daha geniş olamaz. Desteğin tam kusuruyla kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalanlar zararlarını işletene karşı ileri süremeyeceklerinden sigortacıya da yöneltemezler. Somut olayda davanın reddi gerekirken tazminata hükmedilmesi hatalıdır.

2) Bağımsız destek tazminatı hakkı: Destekten yoksun kalma tazminatı hakkı, ölenden miras yoluyla geçen bir hak olmayıp desteğini yitiren kişide doğan asli ve bağımsız haktır. Talep için kanuni veya akdi bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi aranmaz; destek ve mirasçıları bu bağımsız hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip değildir.

3) Destek ilişkisi ve zarar: Destek tazminatı, ölüm öncesindeki sosyal ve ekonomik yaşam düzeyini korumayı amaçlar; eylemli ve düzenli yardım yahut ölüm olmasaydı yakın gelecekte gerçekleşmesi beklenen destek ile devamlı ve gerçek bakım ihtiyacı bulunmalıdır. Önce somut zarar belirlenmeli, ölüm nedeniyle elde edilen çıkarlar varsa zarar tutarından indirilmelidir. Amaç zarar göreni zenginleştirmek değil, destek kaybını gidermektir.

4) Uygun illiyet bağı: Destek kaybı zararı ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir; bu bağ hem sorumluluğun kurulmasını hem tazminatın kapsamını etkiler. Sebebin başlangıçtan itibaren zararı doğurmaya elverişsiz olması ile sonradan ortaya çıkan sebebin ilk sebebi geri plana iterek bağı kesmesi farklıdır. Mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru illiyet bağını kesen ve sorumluluktan kurtulmayı sağlayan nedenler olarak açıklanmıştır.

5) Sürücü ve işleten sorumluluğu: Trafik kazasına bağlı destek tazminatında sürücünün haksız fiil sorumluluğu kusura, işletenin sorumluluğu ise motorlu aracın işletilmesinden doğan tehlikeye dayanır; sigortacının sorumluluğu sözleşmeseldir. İşleten sıfatında sürekli kullanım menfaati, masraf ve tehlikelerin üstlenilmesi ile araç üzerinde fiilî tasarruf önem taşır. Sigortacı işletenin ileri sürebileceği savunmaları kullanabilir ve onun sorumluluk oranıyla sınırlı sorumlu olur.

6) Genel Şartlar ve iptal kararı: 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesi tazminatın hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemekte olup Genel Şartların uygulanmasının hukuki dayanağı bu madde değildir. Anayasa Mahkemesinin bu maddede yaptığı kısmi iptal, maddeyi değişiklik öncesi hâline getirmiştir. Genel Şartların dayanağı 6102 sayılı Kanun'un 1425., Sigortacılık Kanunu'nun 11. ve 2918 sayılı Kanun'un 93. maddeleri olduğundan kısmi iptal bunların dayanağını ortadan kaldırmamıştır.

7) Üçüncü kişi ve teminat dışılık: Genel Şartların A.2-d, A.3 ve A.5-ç hükümleri destek zararına ilişkin sigortacı sorumluluğunu motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümüyle sınırlar; işleten ve onun adına hareket eden sürücü, işletene göre üçüncü kişi sayılmaz. A.6-d hükmü de sigortalının sorumluluk riski dışında kalan ve desteğin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini teminat dışında bırakır. Bu düzenlemeler karşısında tam kusuruyla kendi ölümüne neden olan desteğin kaybından sigortacı sorumlu tutulamaz.

8) Direnmenin bozulması ve harç: Hukuk Genel Kurulunun da benimsediği Özel Daire bozmasına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Direnme kararı bozulmuş; temyiz peşin harcının istek hâlinde yatırana iadesine ve dosyanın ilk derece mahkemesine, karar örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

Sonuç

Davalının temyiz itirazları kabul edilerek direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun benimsediği Özel Daire bozma nedenleriyle oybirliğiyle ve kesin olarak bozulmuştur. Tam kusuruyla kendi ölümüne neden olan desteğin kaybı bakımından işletenin sorumluluğu ve sigorta teminatı bulunmadığından davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Temyiz peşin harcının istek hâlinde yatırana iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine ve kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararda değinilen mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 20
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 51
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 54
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 55
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 3
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 90

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar