Uyuşmazlık
Geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinde taşınmazın rayiç değerini hesaplayan bilirkişi raporuna iki tarafın da itiraz etmemesinin davacı lehine usuli kazanılmış hak doğurup doğurmadığı. Hâkimin hükme elverişsiz rapor yerine kendiliğinden yeni rapor alıp satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş karşılığına hükmedip hükmedemeyeceği. Direnme kararının uygunluğu, miktara ilişkin diğer temyiz itirazlarının inceleme mercii ve karar düzeltme yolunun açık olup olmadığı.
Olayın özeti
Davacı, 1991 tarihli harici taşınmaz payı satışında zilyetlik teslim edilmesine rağmen tapu devrinin yapılmadığını belirterek taşınmazın rayiç değerini istemiş; dava değerini 8.000 TL göstermiş ve talebini ıslah etmemiştir. İtiraz edilmeyen ilk raporda taşınmazın rayici 28.750 TL hesaplanmış, sonraki raporda ise satış bedeli denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş ve mahkeme 2.973,49 TL'ye hükmetmiştir. Özel Dairenin ilk raporun usuli kazanılmış hak doğurduğu yönündeki bozmasına karşı mahkeme direnmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Elverişsiz rapor ve kazanılmış hak: Her iki tarafın da karar vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, hâkimin hüküm sonucunu bağlayan usuli kazanılmış hak doğurmaz. Somut olayda geçersiz satış sözleşmesi bakımından taşınmazın rayicini hesaplayan ilk raporun itirazsız kalması, bu rayice hükmedilmesini zorunlu kılmaz.
2) Usuli kazanılmış hakkın koşulları: Usuli kazanılmış hak, mahkemenin veya tarafların bir usul işlemiyle taraflardan biri lehine doğan ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Hukuki sonuç doğurması için açık bir usul işlemiyle oluşması ve içtihatlarla kabul edilen istisnalar arasında bulunmaması gerekir.
3) Bilirkişinin görevi ve rapor eksiklikleri: Bilirkişiye hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda başvurulur; hukuki değerlendirme hâkime aittir. Rapordaki eksiklik veya belirsizliği gidermek mahkemenin görevidir; mahkeme ek rapor alabilir veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
4) Bilirkişi raporunun serbestçe değerlendirilmesi: Bilirkişi görüşü takdiri delildir ve hâkim tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Hâkim, takdirini rasyonel esaslara dayandırıp gerekçesini açıkça göstererek raporun aksine karar verebilir.
5) Tek taraflı itirazın koruyucu etkisi: Bir tarafın kusur raporuna itiraz edip diğer tarafın itiraz etmeden raporu benimsemesi hâlinde, yalnız itiraz üzerine alınan yeni raporla itiraz edenin kusurunun ağırlaştırılması onun lehine doğan usuli kazanılmış hakkı ihlal edebilir. Bu koruma, her itirazsız raporun mahkemeyi bağlaması anlamına gelmez.
6) Raporun kesinleşmesinin hukuki sınırları: Bilirkişi raporunun kesinleşmesinden söz edilmesi tarafların benimsediği olgularla ilgilidir; mahkemeyi hüküm sonucu bakımından bağlayan bir kesinleşme, kabul, sulh veya feragat sonucu doğurmaz. Teknik inceleme sabit vakıalara, hukuk kurallarına veya emsal içtihatlara uygun değilse hâkim yeni rapor alabilir ya da gerekçesini açıklayarak rapordan ayrılabilir.
7) Geçersiz satışta bedelin güncellenmesi: Resmî şekle uyulmadan yapılan geçersiz taşınmaz satışında taraflar yalnız verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir. Somut olayda hesaplanması gereken taşınmazın rayici değil, satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihinde ulaştığı değerdir; mahkemenin bu değeri hesaplayan ikinci raporu benimsemesi yerindedir.
8) Diğer temyiz itirazları ve kesinlik: Direnme kararı uygun bulunmuş; hükmolunan miktara ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi Özel Daireye bırakılmıştır. HUMK 440/III-1 uyarınca karar düzeltme yolu kapalıdır.
Sonuç
Hükme elverişsiz ilk bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin davacı lehine usuli kazanılmış hak doğurmadığı ve satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmesini esas alan direnme kararının uygun olduğu kabul edilmiştir. Hükmolunan miktara ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- 4721 sayılı TMK 706
- 818 sayılı BK 213
- 6098 sayılı TBK 237
- Tapu Kanunu 26
- Noterlik Kanunu 60
- Noterlik Kanunu 89
- 6100 sayılı HMK 266/1
- 6100 sayılı HMK 281
- 6100 sayılı HMK 282
- 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu 3
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay HGK 2017/152 E. 2019/356 K. 26.03.2019 T.Teknik inceleme gerektiren tasarımın hükümsüzlüğü davasında, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı bulunması ve ek raporda kurulun birlikte müzakere yapmaması…
- Yargıtay 3. HD. 2026/1265 E. 2026/3231 K. 20.05.2026 T.Kira bedelinin TBK 344/3 uyarınca hak ve nesafet esaslarıyla belirlenmesi yerinde midir? İnternet ilanlarındaki taşınmazlar görülmeden ilan ortalamalarıyla…
- Yargıtay 3. HD. 2019/3052 E. 2019/10364 K. 19.12.2019 T.Terekeye dahil taşınmazdaki mirasbırakanın pay oranının ve değerinin bilirkişi raporunda hatalı hesaplanması neticesinde tenkis davasının reddedilmesinin usul…
- Yargıtay 3. HD. 2016/14324 E. 2018/2929 K. 26.03.2018 T.Geçersiz harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan kapora ve cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde ve açılan itirazın iptali…
- Yargıtay HGK 2016/1884 E. 2020/919 K. 18.11.2020 T.İş mahkemesi kararlarına karşı karar düzeltme yolu kapalı iken Özel Dairenin onama kararının maddi hata gerekçesiyle ortadan kaldırılmasının caiz olup…