İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay 2. HD. 2016/21962 E. 2018/8826 K. 10.09.2018 T.

Uyuşmazlık

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına tamamen kendi davranışlarıyla sebep olan eş, karşı tarafa yüklenebilecek bir kusur bulunmadığında boşanma hükmü elde edebilir mi? İspatlanamayan veya affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur olarak yüklenebilir mi? Daha fazla kusurlu eşin açtığı davada az kusurlu eşin boşanmaya karşı çıkması hangi koşullarda aşılabilir?

Olayın özeti

Erkeğin açtığı boşanma davasında yerel mahkeme erkeği ağır kusurlu kabul ederek boşanmaya karar vermiştir. Daire, erkeğe yüklenen hakaretin ispatlanmadığını ve kadının bardak fırlatma olayının affedildiğini veya hoşgörüyle karşılandığını belirleyerek, evlilik birliğinin sarsılmasının tamamen erkeğin diğer davranışlarından kaynaklandığını kabul etmiştir.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) Tamamen kusurlu eşin boşanma talebi: TMK 166, tamamen kusurlu eşin yalnızca kendi eylemlerine dayanarak lehine boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlanamaz. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması tamamen davacıdan kaynaklanıyor ve davalıya yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmuyorsa boşanma davası reddedilmelidir.

2) İspatlanamayan olayın kusura etkisi: İspatlanamayan bir vakıa eşe boşanma kusuru olarak yüklenemez. Somut olayda erkeğe yüklenen hakaret vakıası ispatlanmadığından kusur değerlendirmesinden çıkarılmıştır.

3) Affedilen olayın kusura etkisi: Affedilen veya en azından hoşgörüyle karşılanan olay eşe kusur olarak yüklenemez. Tanık beyanları ve olaydan sonra evlilik birliğinin devam etmesi kapsamında, kadının eşine bardak fırlatması affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış kabul edilmiştir.

4) Daha fazla kusurlu eşin davası: TMK 166 uyarınca boşanma isteyebilmek için tamamen kusursuz veya az kusurlu olmak gerekmez; daha fazla kusurlu eşin de dava hakkı vardır. Bununla birlikte boşanmaya karar verilebilmesi için karşı tarafın az da olsa kusurunun bulunması ve belirlenmesi gerekir.

5) Az kusurlu eşin itirazı: Az kusurlu eşin boşanmaya karşı çıkması durumunda, onun kusurunun saptanması tek başına boşanma için yeterli değildir. İtirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve eş ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararın kalmadığının anlaşılması gerekir.

6) Somut olayda tam kusur: Birlik görevlerini ihmal eden, eşini sürekli boşanmakla tehdit eden ve eşinin ailesini istemeyen erkek, diğer eşe yüklenebilecek olayların kusur değerlendirmesinden çıkarılması sonucunda boşanmaya sebep olan vakıalarda tamamen kusurlu kabul edilmiştir.

Sonuç

Davalı kadına yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı ve davacı erkek tamamen kusurlu olduğu için boşanma davasının reddi gerekirken kabul edilmesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozulmuştur. Temyiz peşin harcının istek hâlinde yatırana iadesine karar verilmiş; tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık tutulmuştur.

Kararda değinilen mevzuat

  • TMK 166
  • TMK 166/2

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar