Tutuklama kararına karşı itiraz süreci ve dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekildedir:
Süre ve mercie başvuru: Tutuklama kararına itiraz hakkı CMK m. 101 ve CMK m. 267 uyarınca tanınmıştır. CMK m. 268 gereğince kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren sulh ceza hâkimliğine hitaben bir dilekçe verilerek itiraz edilir. Kararı veren sulh ceza hâkimi itirazı haklı bulursa kararını düzeltip tahliye kararı verebilir. İtirazı yerinde görmezse, CMK m. 268 uyarınca en çok üç gün içinde dosyayı itirazı incelemeye yetkili olan asliye ceza mahkemesine gönderir.
İnceleme süresi ve kararın niteliği: Asliye ceza mahkemesinin itirazı incelemesi için kanunda kesin bir gün sınırı belirlenmemiştir. Ancak kişi hürriyetine ilişkin bir tedbir olduğundan dosya öncelikle incelenir ve uygulamada karar genellikle birkaç gün ile iki hafta içinde verilir. Asliye ceza mahkemesinin itiraz üzerine verdiği ret kararı kural olarak kesindir; yani bu ret kararına karşı bir üst mahkemeye tekrar itiraz edilemez. Buna karşılık, şüpheli veya müdafii soruşturmanın her aşamasında delil durumundaki değişiklikleri, kaçma şüphesinin bulunmadığını veya sağlık durumunu belirterek sulh ceza hâkimliğinden yeniden tahliye talebinde bulunabilir.
İlk aşamada atılması gereken pratik adımlar:
- İki haftalık kanuni itiraz süresi kesinlikle kaçırılmamalıdır. Bu süre kararın yüz yüze tefhim edilmesiyle veya tebliğle başlar.
- İtiraz dilekçesinde adli kontrol tedbirlerinin (imza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı gibi) neden yeterli olacağı somut gerekçelerle anlatılmalıdır.
- Şüphelinin sabit bir yerleşim yeri olduğunu gösteren ikametgâh belgesi, düzenli bir işi olduğunu gösteren belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilere ait bilgiler veya varsa acil tedavi gerektiren sağlık raporları dilekçe ekine sunulmalıdır.
- Tutuklu kişi cezaevindeyse, infaz koruma memuru veya cezaevi yönetimi aracılığıyla tutanağa geçirilmek suretiyle de itiraz dilekçesi gönderebilir.
Her soruşturmanın niteliği farklı olduğundan, sürecin işleyişi ve nihai sonucun somut olayın belgelerine, isnat edilen suçun vasfına ve toplanan delillere göre değişebileceği unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak adına dosyanın bir ceza avukatıyla takip edilmesi önerilir.