Normal şartlarda kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların taraflardan birinin rızası olmaksızın kaydedilmesi TCK m. 133 kapsamında suçtur; bu durum aynı zamanda TCK m. 134 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da gündeme getirebilir. Ceza yargılamasında CMK m. 206 uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilen deliller reddedilir ve CMK m. 217 gereğince yüklenen suç ancak hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. Buna karşın yargı uygulamasında, kişinin kendisine yönelik ani ve haksız bir saldırıyı, hakareti veya tehdidi ispatlamak, yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı o anda delilin kaybolmasını önlemek amacıyla yaptığı kayıtlar hukuka aykırı delil sayılmamaktadır. Buradaki en kritik husus, kaydın üçüncü kişilere dinletilmemesi, internette yayılmaması ve sadece yetkili mercilere delil olarak sunulmasıdır.
Nitekim Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18779, K. 2023/3424, T. 23.05.2023 tarihli kararında; mağdurun başka türlü delil elde etme imkanının bulunmaması ve şikayetten önceye ait olması nedeniyle alınan ses kaydının yasak delil sayılmayacağını ve hükme esas alınabileceğini belirtmiştir.
Şikayet sürecinde izlenmesi gereken pratik adımlar ve hazırlanacak belgeler şunlardır:
- Ses kaydının orijinal halini bozmadan bir CD veya USB belleğe aktarın ve dosyanın ham kaydını telefonunuzda da muhafaza edin.
- Tehdidin yapıldığı tarih ve saati gösteren arama kayıtlarının ekran görüntülerini hazırlayın.
- İlgili Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimine verilmek üzere bir şikayet dilekçesi yazın.
- Dilekçenizde şüphelinin kimlik veya telefon bilgilerini, tehdit içeren sözlerini, aramanın aniden geliştiğini ve başka delil elde etme imkanınız olmadığı için mecburen kayıt aldığınızı belirtin.
- Hazırladığınız dijital materyali dilekçenizin ekine koyarak teslim edin ve tutanağa geçirilmesini sağlayın.
Her somut olayın kendine has özellikleri bulunduğundan, sürecin ve delillerin hukuki geçerliliğinin neticesi somut olayın belgelerine göre değişebilir.