Türk Medeni Kanunu m. 599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu hale gelirler. Bu sorumluluk gereği alacaklılar, borcun tahsili için mirasçıların şahsi maaş veya taşınmazlarına yönelebilir. Bu borç yükümlülüğünden kurtulmanın yolu mirası süresi içinde reddetmektir.
TMK m. 605 mirasçıların mirası reddedebileceğini hükme bağlamıştır. TMK m. 606 uyarınca ise miras, yasal mirasçılar bakımından mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten başlayarak üç ay içinde reddolunmalıdır. Bu üç aylık hak düşürücü sürenin geçirilmemesi gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12300, K. 2025/14562, T. 16.11.2025 tarihli kararında, mirasçının üç aylık yasal süre içinde kayıtsız ve şartsız şekilde mirası reddettiğini beyan etmesi ve alacaklılara husumet yöneltmemesi halinde davanın mirasın gerçek reddi olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mirası reddetmek (mirasın gerçek reddi) için izlenmesi gereken pratik adımlar ve dikkat edilecek hususlar şunlardır:
- Babanızın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben bir mirasın reddi dilekçesi hazırlanmalıdır.
- Dilekçede herhangi bir alacaklı veya banka davalı (hasım) gösterilmemelidir; talep hasımsız olarak açılır.
- Beyanınız mutlaka kayıtsız ve şartsız olmalıdır; herhangi bir şart veya kayıt ileri sürülmemelidir.
- Başvuru için T.C. kimlik fotokopisi, babanızın ölüm belgesi veya vukuatlı nüfus kayıt örneği ve alınmışsa mirasçılık belgesi (veraset ilamı) hazır bulundurulmalıdır.
Mahkemece ret tescil edilip mirasın reddi belgesi verildiğinde, bu belge ile aleyhinize yapılabilecek icra takiplerine ve hacizlere karşı şahsi malvarlığınızı koruyabilirsiniz. Ancak sürecin işleyişi ve nihai sonucu somut olayın belgelerine göre değişebilecektir.