İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › Miras Hukuku

Mirasın reddi: süre, şekil ve borca batık terekenin hükmen reddi

Hukuksal.TR makale · Miras Hukuku · 483 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 8 dakika

Mirasçı, ölümü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine kayıtsız şartsız beyanla mirası reddedebilir; ölüm tarihinde borca batık olan tereke ise süre sınırı olmaksızın hükmen reddedilmiş sayılır.

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle terekeyi bir bütün olarak kendiliğinden kazanır ve onun borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 599); birden fazla mirasçı tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641). Borçları malvarlığını aşan bir terekeyle karşılaşan mirasçının bu sorumluluktan kurtulma yolu mirası reddetmektir.

Kanun iki ayrı yol tanır: mirasçının süresi içinde irade beyanıyla yaptığı ret (gerçek ret) ve mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılması (hükmen ret, TMK m. 605/2).

Gerçek retHükmen ret
DayanakTMK m. 605/1, 606, 609TMK m. 605/2
SüreÜç ay; önemli sebeple uzatılabilirSüreye tabi değil
KoşulKayıtsız şartsız beyan; terekenin borca batık olması gerekmezÖlüm tarihinde terekenin borca batık olması
YolSulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanAlacaklılara karşı tespit davası veya savunma (def’i)
EngelTerekeye el atma (TMK m. 610/2)Terekeyi kabul anlamına gelen işlemler

Ret süresi ve sürenin başlangıcı

Miras üç ay içinde reddedilebilir (TMK m. 606). Süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihte başlar; mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden için bu öğrenme tarihi esas alınır. Vasiyetnameyle atanmış mirasçılar için süre, tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihte başlar. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 607).

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse, örneğin bir çocuğun reddiyle onun çocukları mirasçı olursa, bunlar için süre önceki mirasçının reddini öğrendikleri tarihte başlar (TMK m. 608).

Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m. 615). Önemli sebebin bulunup bulunmadığını hâkim somut olayın koşullarına göre takdir eder; bu nedenle talep gecikmeden ve gerekçesi belgelendirilerek yapılmalıdır.

Ret beyanının şekli ve ret hakkının kaybı

Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır; “borç çıkarsa reddediyorum” veya “payım kardeşime kalmak şartıyla reddediyorum” gibi koşullu beyanlar geçerli bir ret oluşturmaz. Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder; süresinde yapılan ret, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır ve mirasçıya istemi hâlinde reddi gösteren bir belge verilir (TMK m. 609).

Mirasın reddi çekişmesiz yargı işidir ve görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 382, 383). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemeleri arasındaki içtihat farkını gidermek için verdiği kararda, ret beyanı bakımından kesin yetki bulunmadığını ve reddeden mirasçının oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu belirtmiştir (06.09.2022, 2021/7018 E., 2022/4871 K.). Ret vekil aracılığıyla yapılacaksa vekâletnamede mirası reddetme yetkisinin açıkça yer alması gerekir. Küçük çocuklar adına beyanı velayet sahibi verir; ebeveyn ile çocuk arasında menfaat çatışması görülürse temsil kayyımı atanabilir (TMK m. 426).

Süresi içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ayrıca süre dolmadan tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi ve mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610). Mirasbırakanın aracını veya taşınmazını satmak, banka hesabındaki parayı çekip kendi ihtiyaçları için kullanmak bu sonucu doğurabilir. Buna karşılık zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açmak ya da icra takibi yapmak ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Reddin sonuçları

  • Payın geçişi: Yasal mirasçılardan biri reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Reddeden çocuğun payı bu nedenle kural olarak kendi altsoyuna geçer; borca batık terekede torunların da kendileri için başlayan süre içinde reddetmesi gerekir. Yargıtay, mirasçılık belgesinde yalnızca reddin belirtilmesiyle yetinilmemesi, reddedenin payının kime geçtiğinin de gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır (7. HD, 27.03.2025, 2024/3494 E., 2025/1720 K.).
  • Altsoyun tamamının reddi: Altsoyun tamamı mirası reddederse payları sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613).
  • En yakın mirasçıların tamamının reddi: Miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; arta kalan değer olursa, reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m. 612). Reddedenler, sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını isteyebilir; bunlar bir ay içinde kabul etmezlerse reddetmiş sayılır (TMK m. 614).
  • Mirasçının alacaklıları: Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir (TMK m. 617).
  • Sağlıkta yapılan kazandırmalar: Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddedenler, onun alacaklılarına karşı ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu kalır; olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz bunun dışındadır (TMK m. 618).

Borca batık terekenin hükmen reddi

Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Yargıtay’a göre bu talep süreye bağlı değildir ve mirasçının iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının önemi yoktur: “mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi değildir” (7. HD, 12.02.2025, 2025/109 E., 2025/688 K.).

Hükmen ret iki şekilde ileri sürülebilir. Mirasçı, tereke alacaklılarını davalı göstererek terekenin borca batık olduğunun tespitini isteyebileceği gibi, alacaklının kendisine karşı açtığı davada bunu savunma (def’i) olarak da ileri sürebilir (Yargıtay 17. HD, 20.02.2020, 2018/5526 E., 2020/1765 K.). Uygulamada tespit davaları asliye hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Mahkeme özellikle şunları araştırır:

  • Ölüm tarihi itibarıyla terekenin aktifi (taşınmaz, araç, banka hesapları, alacaklar, şirket payları) ve pasifi (bütün borçlar); pasifin aktiften fazla olması borca batıklığı gösterir.
  • Mirasbırakan hakkında icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmişse tereke borca batık kabul edilir; aksi hâlde banka, trafik tescil, vergi dairesi, belediye ve tapu kayıtları tek tek sorulur.
  • Mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen bir işlem yapıp yapmadığı; terekeye sahiplenen mirasçı hükmen retten de yararlanamaz.

Yargıtay, alacaklıların terekenin borca batık olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı durumlarda yargılama giderlerinin davacı mirasçılara yükletilmesi ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini de belirtmektedir (2025/109 E., 2025/688 K.). Sonuç ispata bağlı olduğundan, üç aylık süre henüz dolmamışsa gerçek ret daha güvenli yoldur.

Karar vermeden önce: resmî defter, mirasçılık belgesi ve belgeler

Terekenin borca batık olup olmadığı belirsizse mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkiminden resmî defter tutulmasını isteyebilir (TMK m. 619). Sulh mahkemesi aktif ve pasifleri deftere yazar, alacaklı ve borçluları bir ay arayla iki kez ilanla çağırır (TMK m. 620, 621); defter tutulurken mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz (TMK m. 625). İnceleme süresinden sonra mirasçı bir ay içinde mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini bildirir; susarsa deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 626, 627). Deftere göre kabulde mirasçı yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur (TMK m. 628).

Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir (TMK m. 598). Belge almak ve bilgi toplamak TMK m. 610’da sayılan davranışlar arasında değildir; ancak bu aşamada tereke mallarını kullanmaktan ve paraya çevirmekten kaçınılmalıdır. Toplanması yararlı belgeler şunlardır:

  • Ölüm belgesi ve mirasçıları gösteren nüfus kayıt örneği, mirasçılık belgesi,
  • Taşınmazlar için e-Devlet’teki mirasçısı olunan kişi adına tapu bilgileri sorgulama hizmeti (mirasçılık belgesinin sisteme işlenmiş olması gerekir),
  • Banka hesapları için e-Devlet’te Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun “Mevduat / Katılım Fonu Hesabı Bulunan Banka Sorgulama (Mirasçısı Olduğunuz Kişi Adına)” hizmeti; bakiye ve kredi borçları için ilgili bankalara mirasçılık belgesiyle başvuru,
  • Araç, vergi, prim ve belediye borçları için ilgili kurumlara yazılı başvuru; mirasbırakanın ortağı veya yöneticisi olduğu şirketin kamu borçları da terekenin pasifini etkileyebilir,
  • Mirasbırakan aleyhine başlatılmış icra takipleri ve davalar: avukat aracılığıyla UYAP üzerinden veya ilgili icra dairesine başvurularak öğrenilir; mirasçılara gelen ödeme emirleri saklanmalıdır.

Sık sorulan sorular

Üç aylık süreyi kaçırdım, ne yapabilirim?

Önemli bir sebep varsa sulh hâkiminden süre uzatımı veya yeni süre istenebilir (TMK m. 615). Terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu ispatlanabiliyorsa hükmen ret süreye bağlı olmadan ileri sürülebilir. Her iki yolda da terekeye el atılmamış olması gerekir.

Mirası reddedersem borçlar çocuklarıma geçer mi?

Reddeden mirasçı miras açıldığında sağ değilmiş gibi sayıldığından payı kural olarak kendi altsoyuna geçer (TMK m. 611). Bu nedenle borca batık terekede torunların da, kendileri için başlayan süre içinde reddetmesi gerekir (TMK m. 608); küçükler adına beyanı velayet sahibi verir. En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse miras sulh mahkemesince tasfiye edilir (TMK m. 612).

Mirası reddetmezsem borçları tek başıma mı öderim?

Reddetmeyen mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641); alacaklı borcun tamamını mirasçılardan birinden isteyebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça iç ilişkide her mirasçı borçları miras payı oranında üstlenir ve fazla ödeyen diğerlerine rücu edebilir (TMK m. 682).

Mirası reddeden, mirasbırakandan sağlığında aldıklarından sorumlu olur mu?

Mirasbırakan ödemeden acizse, reddeden mirasçı ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur; iyi niyetli mirasçı ancak geri verme zamanındaki zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu olur (TMK m. 618).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 426, 598, 599, 605–618, 619–628, 641, 682
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382–384
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 06.09.2022, 2021/7018 E., 2022/4871 K.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 12.02.2025, 2025/109 E., 2025/688 K.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 27.03.2025, 2024/3494 E., 2025/1720 K.
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 20.02.2020, 2018/5526 E., 2020/1765 K.
Bu makale işinize yaradı mı?
5,0 / 5 · 5 değerlendirme

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor