Yanlış bilinen kural: Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrası 2024 yılında değiştirilmiştir. Buna göre daha önce açılmış bir boşanma davası reddedilir ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Yani bu "bir yıl" kuralı yalnızca ayrı yaşamaya değil, önceden reddedilmiş bir davanın varlığına bağlıdır. Daha önce açılmış bir dava yoksa bu fıkra doğrudan uygulanmaz.
Sizin için uygun yollar:
- Anlaşmalı boşanma: Evliliğiniz en az bir yıl sürmüşse ve eşiniz de boşanmayı, nafaka, mal ve varsa çocuklarla ilgili düzenlemeyi kabul ediyorsa, çoğu zaman tek duruşmada boşanabilirsiniz (TMK m. 166/3).
- Çekişmeli boşanma: Eşiniz kabul etmezse evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle dava açarsınız (TMK m. 166/1). Bir yıldır ayrı yaşamanız, barışma çabası olmaması ve iletişimin kopması mahkemenin değerlendireceği olgulardır. Ancak ayrılığa hangi olayların yol açtığını da tanık ve yazışmalarla anlatmanız gerekir; kusur durumu nafaka ve tazminatı etkiler.
- Terk iddiası: Evden siz ayrıldığınız için eşiniz terk sebebine (TMK m. 164) dayanmaya çalışabilir. Ortak konuttan ayrılmanızın haklı bir sebebi varsa bunu belgelemeniz önemlidir.
Ne yapmalısınız: Ayrılık tarihinizi gösteren adres kayıtlarını ve eşinizle yazışmalarınızı saklayın. Davayı kendi yerleşim yerinizdeki aile mahkemesinde açabilirsiniz. Önce eşinizle bir anlaşmalı boşanma protokolü üzerinde uzlaşmayı denemeniz süreci aylarca kısaltabilir.